Avrupa Birliği-Batı Balkanlar Zirvesi öncesinde Almanya ve Fransa, Batı Balkan ülkeleri ile Moldova’nın Avrupa Birliği programları ve politikalarına kademeli olarak entegre edilmesini öngören bir “non-paper” (gayriresmî belge) sundu.
Girişimin amacı, aday ülkelerin AB’ye entegrasyon sürecini hızlandırmak ve reformlara yeni bir ivme kazandırmak olarak açıklandı.
Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un ekipleri tarafından hazırlanan belge, genişleme politikasının yeni bir siyasi teşvike ihtiyaç duyduğu değerlendirmesine dayanıyor.
Söz konusu önerinin, bugün Karadağ’ın Tivat kentinde düzenlenen AB–Batı Balkanlar Zirvesi’nin ana gündem maddelerinden biri olması bekleniyor.
Bu girişim, Almanya Başbakanı Merz’in genişleme politikasına ilişkin ikinci önerisi olma özelliğini taşıyor. Merz daha önce Mayıs ayında, AB üyelik sürecindeki ülkeler için “yaratıcı çözümler” önerisinde bulunmuştu.
Aynı zamanda bu belge, Avrupa Birliği’nin en etkili iki ülkesi olan Fransa ve Almanya’nın genişleme sürecinin geleceğine ilişkin ilk ortak girişimi olarak dikkat çekiyor.
“Non-paper” nedir?
“Non-paper”, Avrupa diplomatik çevrelerinde yeni fikirlerin ortaya atılması, görüşlerin test edilmesi veya çözüm önerilerinin sunulması amacıyla kullanılan gayriresmî bir belge türüdür. Bu tür belgeler, hazırlayan tarafı resmî bir pozisyon almaya zorlamaz.
Batı Balkan ülkelerinin durumu
Batı Balkanlar’daki altı ülke; Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Kuzey Makedonya, Sırbistan ve Karadağ uzun yıllardır AB üyeliği için çalışıyor. Ancak Avrupa Birliği’ne göre bu ülkeler henüz gerekli koşulları tam olarak yerine getirebilmiş değil.
Her ülke üyelik sürecinin farklı aşamalarında bulunurken, Karadağ ve Arnavutluk bu süreçte en ileri noktada yer alıyor. Kosova ise hâlen bölgedeki tek aday olmayan ülke konumunda bulunuyor.
Fransız-Alman önerisinde neler var?
Fransa ve Almanya’nın önerdiği model, aday ülkelerin Avrupa Birliği politikalarına ve kurumlarına aşamalı olarak dahil edilmesine dayanıyor. Bununla birlikte, ilerlemenin reform sonuçlarına bağlı olması ilkesi korunuyor.
Belgeye göre amaç; mevcut müzakere sürecini sadeleştirmek, bürokratik engelleri azaltmak ve Avrupa Komisyonu’nun tavsiyesi bulunduğu durumlarda müzakere başlıklarının daha hızlı açılmasını sağlamak.
Belgenin yazarları, önerilen modelin tam üyeliğin yerine geçmeyeceğini ve üyelik sürecini uzatmayı amaçlamadığını vurguluyor. Aksine, reformları hızlandırmayı ve aday ülkelerin vatandaşlarının AB üyeliği gerçekleşmeden önce entegrasyonun somut faydalarını hissetmelerini sağlamayı hedefliyor.
Öneriye göre, süreçte prosedürlerden çok reformların içeriğine odaklanılması gerekiyor.
Üyelik öncesi özel strateji
Belgede, aday ülkelere tam üyelik öncesinde daha somut kazanımlar sağlayacak özel bir katılım öncesi stratejinin oluşturulması öneriliyor.
Bu kapsamda sunulacak avantajlar reform ilerlemesine bağlı olacak, ancak hukukun üstünlüğü alanında gerileme yaşanması veya AB’nin temel değerlerinden uzaklaşılması halinde geri alınabilecek.
Avrupa Komisyonu’ndan da bu tür bir kademeli entegrasyonu kolaylaştıracak somut öneriler hazırlaması isteniyor.
Ortak pazara ayrıcalıklı erişim
Öneriler arasında, aday ülkelere AB ortak pazarına ayrıcalıklı erişim sağlanması ve bu ülkelerin temsilcilerinin belirli Avrupa Birliği kurumlarının çalışmalarına gözlemci statüsünde katılması da bulunuyor.
Kademeli entegrasyonun en ileri aşaması olarak ise, Avrupa Ekonomik Alanı benzeri genişletilmiş bir ekonomik alana tam katılım öngörülüyor.
Bunun için aday ülkenin müzakerelerdeki temel başlıklarda Avrupa Birliği mevzuatını kabul edip uygulaması ve ilgili müzakere fasıllarını geçici olarak kapatması şart koşuluyor.
