MACARİSTAN’DA PANİK: VİKTOR ORBAN’A YAKIN OLİGARKLAR ÖZEL UÇAKLARLA KAÇIYOR, MİLYARLARI YURTDIŞINA ÇIKARIYOR VE BELGELERİ YOK EDİYOR

Seçim sonuçlarının açıklanması ve uzun yıllardır Macaristan’ın başbakanı olan Viktor Orbán’ın yenilgisinin ardından, birçok kişi için sarılmalar, kutlamalar ve tarihi bir dönüm noktası hissi yaşandı. Ancak ülkenin bir kısmı 16 yıllık dönemin sona ermesini kutlarken, perde arkasında bambaşka bir süreç başladı: Bu dönemde servetlerini inşa eden sermaye ve aktörlerin hızlı ve sessiz geri çekilişi.

Yabancı basına göre, çevredeki havaalanlarından, eski iktidar çevresine yakın isimlerle bağlantılı özel jetler art arda havalanıyor. Aynı zamanda bazı kişiler varlıklarını hızla yurtdışına aktarıyor. Sermayenin taşındığı yerler arasında Suudi Arabistan, Umman ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra Avustralya ve Singapur gibi daha uzak noktalar da gösteriliyor.

Péter Magyar acil tutuklama çağrısı yaptı

Seçimleri açık farkla kazanan Tisza partisinin lideri ve yeni başbakan olması beklenen Péter Magyar, şüpheli yollarla elde edilen servetlerin olası soruşturmalardan korunması için sistematik bir girişim yürütüldüğünü söyledi. Magyar’a göre, “Orbán’a bağlı oligarklar şu anda on milyarlarca forinti transfer ediyor.”

Bu nedenle savcılık, polis ve vergi kurumlarına acil çağrıda bulunarak, kaçışların engellenmesini ve şüphelilerin mümkün olan en kısa sürede tutulmasını istedi. Magyar, Fidesz’e yakın bazı etkili ailelerin çocuklarını okullardan alarak ülkeyi terk etmeye başladığını da ileri sürdü.

Macaristan’daki araştırmacı gazeteciler, Orbán’a yakın kilit isimlerin varlıklarını olası dondurma, el koyma ya da yeni hükümetin gündeme getirebileceği kamulaştırma riskine karşı korumaya çalıştığını bildiriyor. Analistler ise yasa dışı elde edilen kamu kaynaklarının geri alınmasının yıllar sürebileceği ve devlet içindeki bazı yolsuz unsurların yeni yönetime direnç gösterebileceği uyarısında bulunuyor.

“İzlerin yok edilmesi” ve Fidesz için Amerikan seçeneği

Magyar, Orbán dönemindeki Macaristan’ı “tahrip edilmiş, ihanete uğramış, borçlandırılmış ve yıkılmış” bir ülke olarak tanımladı ve ülkenin Avrupa Birliği’nin en yolsuz üyelerinden biri haline geldiğini savundu. Özellikle bakanlıklar ve bağlı kurumlarda, iktidar değişimi öncesindeki haftalarda belgelerin kitlesel şekilde imha edildiğine dair raporlar geldiğini belirtti.

Görevden ayrılan hükümet bu iddiaları kesin bir dille reddetti. Dışişleri Bakanı, belge imhası iddialarını “saçma ve abartılı” olarak nitelendirerek, yalnızca elektronik ortamda saklanan belgelerin kâğıt kopyalarının yok edildiğini savundu. Orbán’ın ofisi ise şu ana kadar bu suçlamalar hakkında yorum yapmadı.

Orbán, parlamentodaki milletvekilliği görevini kabul etmeyeceğini, ancak Fidesz partisinin başında kalarak partinin “yeniden inşa sürecini” yöneteceğini açıkladı.

Bu iç sarsıntılar sürerken, siyasi ve ekonomik elitin bir kısmının çözümü Amerika Birleşik Devletleri’nde aradığı öne sürülüyor. Fidesz’e yakın bazı isimlerin, Cumhuriyetçi Make America Great Again (MAGA) hareketine yakın kurumlarda iş bulma ve çalışma vizesi alma seçeneklerini araştırdığı belirtiliyor.

Orbán hükümeti ile Donald Trump yönetimi arasında yıllardır süren siyasi yakınlaşmanın, şimdi Macar siyasi elitine olası bir “güvenli liman” oluşturabileceği yorumları yapılıyor. Orbán’ın da önümüzdeki dönemde birkaç hafta geçirmek üzere ABD’ye gitmesi bekleniyor. Medyaya göre kızı ve damadı da geçen yıl New York’a taşınmış durumda./BALKAN POSTASI

Ilgili Haberler