Bulgaristan Başbakanı Rosen Jelyazkov, Bulgaristan’ın Amerika Birleşik Devletleri ve bizzat Başkan Donald Trump’ın himayesinde faaliyet gösteren Barış Kurulu’na resmen katıldığını açıkladı. Jelyazkov, Davos’ta düzenlenen resmi törenin ardından yaptığı açıklamada, “Gazze için üst düzey temsilci olarak Nikolay Mladenov’un seçilmesi Bulgaristan için büyük onur ve gururdur” dedi.
Bulgaristan hükümeti, dün yapılan oturumda Başbakan Jelyazkov’a katılım anlaşmasını imzalama yetkisi verdi. Katılımın yürürlüğe girmesi için Bulgaristan Parlamentosu’nda onay sürecinin önümüzdeki hafta başlayacağı bildirildi.
Başbakan Jelyazkov, Bulgaristan’ın bu konseyde herhangi bir finansal yükümlülüğü olmadığını, katılımın tamamen gönüllü olduğunu vurguladı. “ABD ve uluslararası toplum, Bulgaristan’ın katkısını takdir etmektedir” ifadelerini kullandı.
“Mladenov’un Liderliğiyle Gazze’de Kalıcı Barış Hedefi”
Jelyazkov, uzun yıllar Birleşmiş Milletler’de Orta Doğu Özel Temsilcisi olarak görev yapan Nikolay Mladenov’un tecrübesinin Gazze’nin yeniden yapılanma süreci için kritik önem taşıdığını belirtti. Bulgaristan’ın hem İsrail hem de Filistin ile geleneksel olarak iyi ilişkilere sahip olduğunu vurgulayan Jelyazkov, bu nedenle Bulgaristan’ın rolünün “yapıcı ve son derece faydalı” görüldüğünü söyledi.
Dışişleri Bakanı Georgiev: “Ortadoğu’da Barış, Avrupa’nın Güvenliği İçin Kritik”
Davos’taki Bulgaristan heyetinde yer alan Dışişleri Bakanı Georg Georgiev, Orta Doğu’da barışın sağlanmasının hem Avrupa’nın hem Balkanların güvenliği için stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Georgiev, bölgedeki istikrarsızlığın geçmişte göç krizlerini tetiklediğini hatırlatarak, Gazze’de kalıcı barışın Avrupa’nın genel güvenliği açısından da kritik olduğunu belirtti.
Bulgaristan’ın, ABD Başkanı Trump’ın açıkladığı 20 maddelik Gazze Barış Planı’nı ve BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanan Gazze Planı’nı desteklediğini vurgulayan Georgiev, planların birbirini tamamladığını söyledi. Ayrıca bir Bulgar olarak Nikolay Mladenov’un Barış Konseyi İcra Komitesi’ne seçilmesinin ülke için büyük bir prestij olduğunu belirtti.
Georgiev, Barış Konseyi üyeliğinin zorunlu bir finansal yükümlülük getirmediğini, katkıların tamamen gönüllü olduğunu tekrar hatırlattı.
