Kosova’daki Sırp sivil toplum kuruluşu “Aktiv” tarafından gerçekleştirilen araştırma, vatandaşların büyük çoğunluğunun mevcut durumun doğru yönde ilerlemediğini düşündüğünü ve belirgin bir durgunluk ile güvensizlik hissi taşıdığını ortaya koyuyor. “Trend Analizi 2025” başlıklı araştırmada, Kosova’daki Sırplar arasında ülkenin siyasi, güvenlik ve sosyo-ekonomik durumuna ilişkin olumsuz algının hâkim olduğu görülüyor.
500’den fazla katılımcıyla yapılan araştırma, vatandaşların çoğunun durumun doğru yönde gelişmediğini değerlendirdiğini ve güçlü bir durgunluk ile belirsizlik hissi taşıdığını ortaya koydu.
Sonuçlar ayrıca, kuzey ile İbar Nehri’nin güneyindeki Sırp çoğunluklu belediyeler arasında önemli farklılıklar olduğunu gösteriyor. Kuzeyde özellikle güvenlik ve siyasi durum açısından belirgin bir karamsarlık hâkimken, İbar’ın güneyinde daha dengeli ve nötr değerlendirmelerin daha fazla olduğu görülüyor.
Başlıca sorunlar arasında güvenlik, siyasi istikrarsızlık, suç ve yolsuzluk ile ekonomik belirsizlik ve genç nüfusun göçü öne çıkıyor. Vatandaşların önemli bir bölümü ekonomik durumun geçen yıla kıyasla kötüleştiğini düşünüyor.
Kurumlara ve siyasi aktörlere olan güven düşük seviyede kalmaya devam ediyor. Katılımcıların yaklaşık yarısı hiçbir politikacıya güvenmediğini belirtirken, hem Kosova hem de Sırbistan kurumlarına duyulan güvenin sınırlı olduğu ifade ediliyor. Aynı zamanda siyasi gelişmelere olan ilginin azalması, toplumda artan bir apatiye işaret ediyor.
Uluslararası aktörlere ilişkin olarak, katılımcıların bir kısmı Rusya ve Çin’i Sırp toplumunun çıkarlarının başlıca koruyucuları olarak görürken, Avrupa Birliği (AB) ve ABD’ye duyulan güvenin belirgin şekilde daha düşük olduğu görülüyor.
Belgrad ile Priştine arasındaki diyalog, en tartışmalı konulardan biri olmaya devam ediyor. Görüşler bölünmüş durumda ve önemli sayıda vatandaş müzakerelerin günlük yaşamda somut iyileşmeler getireceğini düşünmüyor.
“Aktiv”, bu bulguların Sırp toplumunda derin bir güven krizi ve ilerleme konusunda net bir perspektif eksikliğine işaret ettiğini, bunun da “Kosova’daki istikrar ve toplumsal ilişkiler açısından uzun vadeli sonuçlar doğurabileceğini” değerlendirdi./BALKAN POSTASI