KOSOVALI SİYASİ ANALİST MALOKU: SIRBİSTAN’IN DEMOKRATİK DEĞİŞİME BÜYÜK BİR İÇ İHTİYACI VAR

Kosovalı siyaset bilimci ve siyasi analist Albinot Maloku’ya göre, Sırbistan’da demokrasi hâlâ gelişme çabası içindeki bir yapı olarak değerlendirilebilir. Bu durum, siyasi zihniyetin geleneksel anlayıştan uzaklaşamamasından kaynaklanıyor.

Sırbistan’ın ülke içinde demokratik değişime büyük ihtiyaç duyduğunu belirten Maloku, bu değişimin daha sonra dış politikaya da yansıması gerektiğini ifade etti.

FENA’ya konuşan Maloku, “Olayların bugüne kadarki seyrini göz önünde bulundurduğumuzda, 25 Ekim 2026’da yaşananları bir görev döneminin sona ermesi olarak nitelendiremeyiz. Bunlar, siyasi ve toplumsal düzenin demokratikleşmesine yatırım yapmak yerine, siyasi bir oluşum olarak ortaya çıkan her alternatifi itibarsızlaştırmaya çalışan rejime karşı halkın hoşnutsuzluğunun patlamasıdır.” dedi.

Maloku, bunun sonucunda biriken hoşnutsuzluğun kaynama noktasına ulaştığını ve kendi siyasi geçmişleri ve faaliyetleri bulunan bir siyasetçi zümresinden oluşan Öğrenci Listesi adlı siyasi yapıyı öne çıkardığını belirtti.

Daha dikkatli bir analizin, Öğrenci Listesi mensuplarının geçmişte gerçek anlamda demokrasi savunucusu olduklarını göstermediğini söyleyen Maloku, yine de “olağan görev süresi döngüsünün sonucunda değil, biriken hoşnutsuzluk nedeniyle gerçekleşen bu iktidar değişiminin, gerçekten bir değişim olduğunu kanıtlayabilmesi için zamana ihtiyacı bulunduğunu” ifade etti.

Maloku, “Liderin siyasi bir anlayışın temsilcisi olmak yerine her şeyin simgesine dönüştüğü rejimlerin talihsizliği, demokrasinin kendi gelişimi için doğal temelleri hiçbir zaman oluşturamamasıdır. Sırbistan’ın ülke içinde demokratik değişime büyük ihtiyacı var. Bu değişim daha sonra dış politikaya da yansımalıdır.” diye konuştu.

Belgrad’da kurulacak yeni yönetimin Kosova’ya yönelik tutumunu da değerlendiren Maloku, şunları söyledi: “Sırbistan’da 25 Ekim’de yapılan seçimleri kazanan listenin liderlerinin bugüne kadar yaptıkları açıklamalara bakıldığında, Sırbistan’ın Kosova’ya yaklaşımında umut verici sayılabilecek değişikliklerin yaşanacağı görülmüyor. Ilija Srdanović’in Kosova Cumhuriyeti’ne yönelik tutumu, Šešelj’in tutumundan hiç de farklı görünmüyor.”

Öte yandan Maloku, 25 Ekim’de zaferi kutlayanların Aleksandar Vuçiç’i aşağılamak amacıyla ona “Aco Šiptare” diye seslendiklerini belirtti. Bu ifadede, Arnavutlara yönelik aşağılayıcı bir adlandırma kullanılıyor.

Maloku, “Bu, Sırbistan’da siyasi rakipleri aşağılayıcı biçimde etiketleme zihniyetinin hangi düzeye ulaştığını gösteriyor. Bu, düpedüz ırkçılık ve yabancı düşmanlığıdır.” dedi.

Bunların, çok sayıda başka göstergeyle birlikte tabloyu tamamladığını vurgulayan Maloku, Sırbistan’ın Kosova ve Arnavutlara yönelik, en azından ölçülü sayılabilecek bir yaklaşımı henüz geliştiremediğini ifade etti.

Maloku, “Dolayısıyla hiç kimse Sırbistan’daki yeni yönetimin Belgrad’ın Batı Balkanlar’daki gerçeklere yönelik resmî çizgisini değiştirmesini bekleyemez. Bu durum, akılcı bir yaklaşım üretmesi gereken gerçek demokrasinin Sırbistan’da hâlâ yeterince gelişmediğini kuşkusuz ortaya koyuyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Maloku’ya göre Kosova, Avrupa Birliği’nin üyelik sürecini Sırbistan ile ilişkilerin normalleştirilmesi şartına bağladığının farkında. Aynı şart, Sırbistan’ın Avrupa yolculuğu için de geçerli.

Bu nedenle “resmî Priştine’nin, resmî Belgrad’ın da belki bu gerçeği kavrayacağını ummaya hakkı olduğunu” belirten Maloku, Kosova’nın kalkınma yoluna devam ettiğini ve “Sırbistan’ı ve Sırpları yönetme sırasının hangi zihniyete geleceğini beklemediğini” söyledi.

Maloku, resmî Belgrad’ın bölge ülkelerine yönelik nasıl bir politika izleyeceği sorusunu ise ucunda ışık görünmeyen bir tünele benzetti.

“Sırbistan ve Sırplar hiçbir zaman kendileriyle samimi biçimde yüzleşmedi. Bugün de komşularına nasıl yaklaşmaları gerektiği konusunda bir yüzleşme yaşanmıyor. Ön yargılardan hareketle değil, yalnızca gördüklerimize ve kazanan listenin temsilcilerinin Sırbistan’ın bölgesel politikası hakkında yaptıkları açıklamalara dayanarak söylüyorum: Bizi olumlu yönde şaşırtabilecek bir değişim heyecanı beklemek zor.” ifadelerini kullandı.

Öğrenci Listesi’nin siyasi yönelimi açıkça tanımlanmış bir oluşum olmadığını belirten Maloku, bu yapının farklı çıkarlara sahip kişilerden oluştuğunu ve içindeki “Avrupalı Sırbistan” çizgisinin belirgin bir ağırlığa sahip olmadığını söyledi.

Maloku, Avrupa Birliği’nin gelişmeleri takip ettiğini ve seçimleri kazananların nasıl bir yönetim modeli sunacağını görmek için şimdilik temkinli davrandığını ifade etti.

Rusya Federasyonu’nun da yeni siyasi yapıya kayda değer bir ilgi gösterdiğini belirten Maloku, Sırbistan Ulusal Meclisi’nde “Avrupalı Sırbistan” anlayışında gelecek görmeyen siyasi aktörlerin azımsanmayacak sayıda temsil edilecek olmasının da önemli olduğunu vurguladı.

Ilgili Haberler