SIRBİSTAN, VUÇİÇ’LE BİRLİKTE 30 YIL GERİYE GİTTİ: MİLOŞEVİÇ’İ EVİNİN BAHÇESİNE GÖMMÜŞLERDİ, ŞİMDİ MLADİÇ ÜZERİNDEN MİLLİYETÇİ GÖSTERİLER DÜZENLİYORLAR

Hükümlü savaş suçlusu Ratko Mladiç’in ölümüne Sırbistan’dan verilen tepkiler, Aleksandar Vuçiç yönetimindeki ülkenin her bakımdan 30 yıl geriye döndüğünü gösterdi.

Mladiç, en ağır savaş suçları ve soykırımdan hüküm giymiş olmasına rağmen Sırbistan’da millî bir kahraman gibi karşılandı. Havalimanında tabutu devlet bayrağına sarıldı ve başında Sırbistan ordusuna mensup askerler bekledi.

Cenazesi, asker ve polislerin refakatiyle Belgrad’dan geçirildi. Askerler, polisler ve vatandaşlar onu selamladı; güzergâh boyunca pankartlar açıldı.

Anma töreninde Mladiç’i siyasetçiler, kamuoyunca tanınan isimler ve devlet yetkilileri uğurladı. Cenaze törenine de benzer bir katılımın olması bekleniyor.

Belgrad’dan dünyaya yansıyacak bu görüntü, Sırbistan’da son 14 yıldır, yani Vuçiç ve artık ironik biçimde adlandırıldığını söyleyebileceğimiz Sırp İlerleme Partisinin iktidara gelmesinden bu yana yaşananların yalnızca zirve noktasıdır.

“Öncekiler” Evi Dikkatle İnşa Etti, Vuçiç İse Evi Yıkıp Üzerinde Bulunduğu Toprağı Yaktı

Sırbistan, 1990’lı yıllardaki savaşlarda saldırgan taraftı. Slobodan Miloşeviç rejiminin ardından 2000’li yılların başında iktidara gelen siyasetçiler, bunu kamuoyu önünde kabul etmeseler de biliyorlardı.

Bu nedenle Miloşeviç rejiminin devrilmesiyle birlikte, söylem önemli ölçüde değişmemiş olsa bile 1990’lı yılların politikalarından uzaklaşma süreci başladı. Zoran Cinciç ve Boris Tadiç gibi siyasetçiler, Sırbistan’ın uluslararası topluma yeniden dönebilmesi için devlet adına bölgede yapılanlardan, Srebrenitsa Soykırımı da dâhil olmak üzere, uzaklaşılması gerektiğinin farkındaydı.

Bu süreç hem somut hem de sembolik bir nitelik taşıyordu. Somut olarak Sırbistan’da saklanan savaş suçlularının bulunması ve uluslararası mahkeme önüne çıkarılması gerekiyordu. Bu da yapıldı. Süreç kolay değildi ve siyasi bir bedeli vardı; ancak dönemin siyasetçileri bunun gerçekleştirilmesi gerektiğini biliyordu.

Bununla birlikte sürecin sembolik boyutu da aynı derecede önemliydi. Savaş suçları zanlısı Miloşeviç Lahey’de öldüğünde cenazesi Sırbistan hükümetine ait bir uçakla getirilmedi. Cenazesi, yaklaşık 50 kişinin katılımıyla aile evinin bahçesine defnedildi.

Elbette Miloşeviç’e veda sırasında da milliyetçi taşkınlıklar yaşandı. Ancak bunların boyutu çok daha sınırlıydı ve en önemlisi, Sırbistan yönetiminin açık desteği ve onayı yoktu.

Altı yıl sonra, 2012’de Sırbistan halkı mevcut yönetimin iyi olmadığına topluca karar verdi ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Tadiç’in yerine Tomislav Nikoliç’i seçti. Sırp Radikal Partisinin eski üyesi olan Nikoliç, o dönemde “aklanmış bir yüz” olarak sunuluyor ve Avrupa yolunda ilerleme vadeden bir partinin kurucusu olarak gösteriliyordu.

Sırbistan, bu seçimlerin bedelini bugün de ödüyor. Artık Nikoliç’in yerine, ustaca öne çıkarak ülkenin mutlak hâkimi hâline gelen Vuçiç var.

Adında “ilerleme” kelimesi bulunan bir parti kurmasına rağmen Vuçiç, Sırbistan’ı geriletti ve ülkeyi 1990’lı yılların karanlık dönemine geri götürdü. Bu süreç, o dönemde henüz resmen savaş suçları zanlısı olan Vojislav Şeşelj’in 2014’te Sırbistan’a dönmesiyle başladı.

O tarihten bugüne Vuçiç’in Sırbistan’ı, adım adım zamanı 30 yıl geriye çevirdi. Bu sürecin zirve noktası ise soykırım hükümlüsü Ratko Mladiç’in ölümünün ardından yaşandı.

Vuçiç yönetimi, resmî organizasyonla arasına ustaca mesafe koymaya çalışsa da Mladiç’in havalimanına getirilmesinden cenaze törenine kadar her şeyi organize etti. Anma töreninin masraflarını kimin karşıladığından bağımsız olarak bakanların, askerî ve sivil devlet yetkililerinin ve kamuoyunca tanınan diğer isimlerin orada bulunması, organizasyonun arkasında gerçekte kimin durduğunu açıkça gösteriyor.

Sırbistan’ın önünde bir fırsat vardı. Etnik temizlik ve soykırımla sonuçlanan savaşları başlatan kişiler iktidardan uzaklaştırıldığında ülke doğru bir yola girmişti.

Ancak iktidarı, “ilerleme ve Avrupa yolu” söylemiyle görünüşte aklanmış aynı ellere yeniden teslim ettiğinde saatin geriye doğru işlemeye başladığı anlaşılmıştı.

Mladiç’in ölümü ve bunun ardından sergilenen tepkilerle birlikte saat, Vuçiç yönetimindeki Sırbistan’ın görünüşe göre ait olduğu yere, 1990’lı yılların karanlığına geri döndü.

Ilgili Haberler