SIRBİSTAN’DAKİ İSLAM BİRLİKLERİNİN BİRLEŞMESİNİN ARDINDAN: KÂĞIT ÜZERİNDE BİRLİK, PEKİ PRATİKTE NE OLACAK?

İslam toplumu içerisinde bölünmelerin paralel İslami kurumların ve camilerin ortaya çıkmasına, hatta inananlar arasında çatışmalara yol açmasının üzerinden 19 yıl geçerken, Sırbistan’daki Müslüman toplumunun ilişkilerinde yeni bir dönem başlıyor.

Belgrad merkezli olarak faaliyet gösteren Sırbistan İslam Birliği (Islamska zajednica Srbije), merkezi Sırbistan’ın güneybatısındaki Novi Pazar’da bulunan ve manevi merkezi Bosna Hersek’in Saraybosna kentinde olan Sırbistan’daki İslam Birliği’ne (Islamska zajednica u Srbiji) katıldı.

Ancak yeni yönetimin önünde hâlâ birçok mesele bulunuyor. Bunlar arasında anlaşmayı henüz kabul etmeyenlerin sürece dahil edilmesi, vakıf mallarının durumu ve gelecekte yapılacak seçimlerin organizasyonu yer alıyor.

Anlaşmaya göre birleşik İslam Birliği’nin merkezi Novi Pazar olacak. Birliğin başında ise Meşihat Başkanı ve Sancak Müftüsü Mevlud Dudić bulunacak.

Bu, Sancak ve Sırbistan’daki en yüksek dini makam olarak kabul ediliyor.

Birleşme “İslam birliği yöneticilerinin dini sorumluluğuydu”

İslam Birliği, 2007 yılında bazı imamların Sırbistan İslam Birliği Riyaseti’ni kurmasıyla bölünmüştü.

Bölünmüş camiler ve bölünmüş cemaatler, Sırbistan’da son yaklaşık yirmi yılın manzarasını oluşturdu. Bu durum özellikle ülkenin güneybatısındaki Sancak bölgesinde belirgin şekilde hissedildi.

Zaman zaman taraflar arasında silahların da kullanıldığı çatışmalar yaşandı ve polis müdahale etmek zorunda kaldı.

Sırbistan İslam Birliği’nin önceki yöneticisi Senad Halitović, Özgür Avrupa Radyosu’na (RSE) yaptığı açıklamada birleşmenin İslam birliklerinin yöneticileri açısından dini bir yükümlülük olduğunu söyledi.

“Amacımız inananlar arasında uyumu sağlamaktı. Kesinlikle aynı görüşleri paylaşıyoruz, aynı fıkıh mezhebine mensubuz ve dini aynı şekilde yorumluyoruz” dedi.

Halitović, kendilerini birbirinden ayıran meseleleri ortadan kaldırmayı ve ortak bir tutum geliştirmeyi başardıklarını belirtti.

“Aramızda temel farklılıkların bulunmadığı, yalnızca bazı durumlara farklı açılardan baktığımız sonucuna vardık” diye ekledi.

Sırbistan’daki İslam Birliği Meşihat Başkan Yardımcısı Rešad Plojović ise RSE’ye yaptığı açıklamada, birleşmenin kurumsal öneminden belki de daha önemlisinin Müslümanlar açısından taşıdığı anlam olduğunu söyledi.

“Ne yazık ki 2007’den itibaren Müslümanlar birkaç gruba bölündü. Buna camilerin dahi bölündüğü Sancak da dahildi. Diğer birçok dini faaliyet de Müslümanlar açısından rahatsızlıklara yol açtı” dedi.

RSE, son yirmi yılda Sırbistan’daki İslam toplumu içerisinde yaşanan ve 2007 ile 2008 yıllarında doruk noktasına ulaşan ciddi kurumsal bölünmeleri ve fiziksel çatışmaları takip etti.

Bu çatışmalar, karşı karşıya gelen iki yapının meşruiyet, dini yapıların kontrolü ve Müslümanların temsili konusunda verdiği mücadeleyi kapsıyordu.

Birbirine rakip iki İslam birliği, karşı tarafı Müslümanların meşru temsilcisi olarak tanımadı. Bu durum Novi Pazar, Tutin ve diğer yerleşimlerde gerilimlere neden oldu.

Novi Pazar merkezli sivil toplum kuruluşu Forum 10 bünyesindeki akademik girişimden Fahrudin Kladničanin, yaşananların yalnızca imamlar arasında dini temelli bir çatışma olarak değerlendirilemeyeceğini söyledi.

“Bunun temelinde imamlar arasında var olan memnuniyetsizlik bulunuyordu ancak bu memnuniyetsizlik dönemin siyasi aktörleri tarafından körüklendi” dedi.

Birleşme girişimi, Sancak’tan Müslüman bir grup iş insanı tarafından başlatıldı ve süreç “Sırbistan’da Birleşik İslam Birliği Şartı”nın imzalanmasıyla sonuçlandı.

Belgeye göre, daha önce Sırbistan’daki İslam Birliği sisteminin dışında faaliyet gösteren tüm imamlar, cemaatler ve kurum çalışanları birleşik Sırbistan’daki İslam Birliği’ne katılacak.

Belgede bu şekilde “paralel sistemin tamamen ortadan kalkacağı” ifade ediliyor.

Bununla birlikte, Belgrad Müftülüğü’nün başında bulunan Jusufspahić ailesi şimdilik birleşik İslam Birliği’nin dışında kaldı.

Novi Pazar’dan aileye görüşme ve uzlaşma çağrısı yapıldı.

Müftü Muhamed Jusufspahić, haber yayımlanana kadar RSE’nin görüşme talebine yanıt vermedi.

Dini kurumlar siyasi etkilerin dışında kalacak

Şart’ta, İslam Birliği’nin iç yapılanması ve gelecekteki faaliyetleriyle ilgili bütün kararların yalnızca yasal olarak seçilmiş organlar tarafından alınabileceği, kurum dışı ve paralel her türlü faaliyetin geçersiz sayılacağı belirtiliyor.

Belgeye göre, farklı kişi veya kurumların mülkiyetinde ya da ortak mülkiyetinde kayıtlı bulunan vakıf malları, Sırbistan’daki İslam Birliği Meşihatı adına tescil edilecek.

Birleşme konusunda anlaşmaya varılmasının ardından dini kurumların özerk kalması ve siyasi etkilerden uzak tutulması gerektiği de açıklandı.

Halitović, İslam Birliği’nin kesinlikle partiler üstü olması gerektiğini vurguladı.

“İslam Birliği, Müslümanları ve toplumun kendisini ilgilendiren konularla ilgilenecek. Ancak siyasetin yürütüldüğü bir alan olmamalı ve siyaset de birliğin çalışmalarını etkilememeli” dedi.

Plojović ise anlaşmanın sonuçlarını değerlendirirken güçlü ve birleşik bir İslam Birliği’nin hem Müslümanlar hem de devlet açısından önemli olduğunu söyledi.

“Devletin görüşebileceği tek bir adresin bulunması önemlidir. Çünkü bu şekilde toplumumuzun ne yazık ki genel olarak maruz kaldığı çeşitli sapmaların önüne geçilebilir” dedi.

Plojović, geçmişteki bölünmelerin önemli proje ve süreçlerin hayata geçirilmesini de engellediğini söyledi.

“Özellikle el konulan vakıf mallarının iadesi ve İslam din dersi öğretmenlerinin statüsü konusunda” ifadelerini kullandı.

Jusufspahić ailesine “uzatılan el”

Sırbistan’daki İslam Birliği Meşihat Başkan Yardımcısı Rešad Plojović, sürecin Şart’ın imzalanmasıyla sona ermediğini, Belgrad’daki Jusufspahić ailesiyle ilgili girişimlerin devam edeceğini belirtti.

“Tek bir adres, tek bir İslam Birliği olmak istiyoruz. Her şeyden önce dinin ve Müslümanların, aynı zamanda Sırbistan’daki bütün vatandaşların yararına faaliyet gösterecek bir yapı istiyoruz” dedi.

Plojović, taraflar arasında özellikle dinin yorumlanması konusunda ideolojik veya başka temel farklılıkların bulunmadığını ifade etti.

“Yalnızca birliğin nasıl olması gerektiğine ilişkin vizyon farklılığı var. Merkezi nerede olmalı? Başında reisü’l-ulema unvanını taşıyan bir dini lider mi bulunmalı, yoksa müftü olarak adlandırılan bir dini lider yeterli mi? Farklılık bundan ibaret” dedi.

Sancak Müftüsü Mevlud Dudić de Şart’ın imzalanmasının ardından Jusufspahić ailesine anlaşma çağrısında bulunarak paralel faaliyetlerin devam etmesi için herhangi bir neden veya gerekçe bulunmadığını söyledi.

Müslümanların ve imamların büyük çoğunluğunun birleşme görüşmelerine katıldığını vurgulayan Halitović de Jusufspahić ailesine yapılan çağrının hâlâ geçerli olduğunu belirtti.

“Sırbistan’daki yaklaşık 300 camiden hiçbirinin bu sürecin dışında kalmasını ve hiç kimsenin kendisini dışlanmış hissetmesini istemiyoruz. Birlikte hareket etmek isteyen herkese kapımız açık” dedi.

Halitović, Jusufspahić ailesinin birleşik İslam Birliği’nin dışında kalmaya karar vermesi halinde yalnızca Belgrad’daki cemaatin bir bölümünü temsil edebileceğini, ancak tüm Müslümanlar adına hareket etme veya kendisini İslam Birliği olarak tanıtma meşruiyetine sahip olmayacağını savundu.

Birleşme ne getirecek?

Saraybosna Müftüsü ve Saraybosna Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi öğretim üyesi Nedžad Grabus, birleşmenin daha geniş bölgedeki bütün Müslümanlar üzerinde olumlu etkiler yaratmasını beklediğini söyledi.

Grabus, özellikle genç neslin ihtiyaç duyduğu yeni fikirlerin geliştirilmesi açısından olumlu gelişmeler yaşanacağına inandığını belirtti.

“Bu, Sırbistan’daki İslam Birliği bünyesindeki imamların, çağdaş ve seküler bir ortamda İslam’ın nasıl yaşanacağı konusunda ortak cevaplar aramasına katkı sağlayacaktır” dedi.

Grabus ayrıca bu gelişmenin, toplumu yöneten kişilerin Müslümanlar açısından önemli konularda birlikte hareket edebilecek kapasiteye sahip olduklarına dair güven sağlayacağını söyledi. Bunlar arasında Allah’a iman ve namaz gibi temel dini meselelerin bulunduğunu belirtti.

“Bu, cemaatlerin ve imamların çalışmalarını güçlendirecektir” değerlendirmesinde bulundu.

Birleşmenin ilk günlerinde Sırbistan’daki İslam Birliği yöneticileri ilk görüşme ve toplantılarını gerçekleştirdi.

Rešad Plojović, “19 yılın ardından farklı yapılarda faaliyet gösteren bütün imamları tek bir yerde toplamayı ve ardından Müslümanları bir araya getirmeyi başardık” dedi.

Plojović’e göre bundan sonraki aşamada İslam Birliği içerisindeki seçimler için hazırlıklar yapılacak.

Meşihat Başkanlığı seçimi bir buçuk yıl sonra gerçekleştirilecek. Bundan önce ise İslam Birliği’nin medžlislerinde, yani yerel organizasyon birimlerinde yetkili organların seçimleri yapılacak.

Şart’ı imzalayanlar ayrıca Sırbistan’daki yetkili devlet kurumlarına çağrıda bulunarak, ülkedeki geleneksel dini topluluklardan biri olan İslam Birliği içerisindeki paralel yapılanmanın aşılması ve tamamen ortadan kaldırılması sürecine yasaların uygulanması yoluyla tam destek verilmesini istedi.

Ilgili Haberler