Analiz

KOSOVA’DA SİYASİ TÜRBÜLANS’IN SONA ERMESİ VE KURTİ’NİN GÜÇ SİYASETİ

Bayram POMAK Kosova’nın 2025 yılının başından 2026 sonbaharına kadar yaşadığı süreç, bağımsızlık sonrası dönemin belki de en uzun, en yorucu ve en karmaşık kurumsal krizlerinden biri olarak tarihe geçecek. Meclis Başkanlığı seçimiyle başlayan, hükümet kurma girişimleriyle derinleşen, peş peşe seçimlerle devam eden ve nihayet Cumhurbaşkanlığı makamında düğümlenen bu kriz, yalnızca Kosova’nın parlamenter sisteminin sınırlarını değil, ülkedeki siyasi güç dengelerinin nasıl değiştiğini de gösterdi. Her şey 9 Şubat 2025 genel seçimleriyle başladı. İktidardaki Vetëvendosje, 2021 seçimlerinde yakaladığı yüzde 51’lik büyük başarıyı bu kez tekrarlayamadı. Buna rağmen yaklaşık yüzde 42 oyla seçimlerden yine açık ara birinci parti çıktı. Ancak birinci olmak hükümeti kurmaya yetmiyordu. Vetëvendosje’nin Mecliste gerekli çoğunluğu yoktu. Muhalefet partileri Vetevendosje ile koalisyona yanaşmıyor, Vetevendosje ise seçimlerin açık ara galibi olduğu […]

-

KURTULUŞ MÜCADELESİNDEN SANIK SANDALYESİNE: UÇK KOMUTANLARI DAVASI

Kosova Uzman Daireleri’nin Hashim Thaçi, Jakup Krasniqi, Kadri Veseli ve Rexhep Selimi hakkında verdiği ilk derece kararı, dört eski UÇK yöneticisinin belirli savaş suçlarındaki bireysel sorumluluğunun yanı sıra Kosova’nın kurtuluş mücadelesine ilişkin tarihsel anlatı ve uluslararası ceza adaletinin meşruiyeti üzerine tartışmaları gündeme taşıyor. Bayram Pomak, kararın hukuki kapsamını, ortak suç amacı tartışmasını, temyiz sürecinde öne çıkabilecek meseleleri ve hükmün Kosova ile bölge siyaseti üzerindeki etkilerini değerlendiriyor. Giriş Kosova Uzman Daireleri’nin Hashim Thaçi, Jakup Krasniqi, Kadri Veseli ve Rexhep Selimi hakkında verdiği ilk derece kararı, yalnızca dört kişinin cezai sorumluluğunu belirleyen bir hüküm değildir. Karar, Kosova’nın kurtuluş mücadelesine ilişkin tarihsel anlatıyı, bağımsız devletin kurucu kadrolarını ve uluslararası ceza adaletinin güvenilirliğini aynı anda tartışmaya açmıştır. Bununla birlikte hukuki ve siyasi değerlendirmeyi birbirinden […]

-

‘‘BOSNA KASABI’’ RATKO MLADİÇ ÖLDÜ, AMA ZİHNİYETİ CAPCANLI DURUYOR

Ratko Mladiç’in ölümü, Srebrenitsa Soykırımı ve Bosna Savaşı’ndaki suçları meşrulaştıran tarihsel mağduriyet, etnik üstünlük, intikam ve “Büyük Sırbistan” anlayışının Sırp milliyetçi çevrelerindeki güncel karşılığını yeniden gündeme taşıyor. Bayram Pomak, Mladiç’in savaş suçlarındaki rolünden hareketle onun kahramanlaştırılmasını, soykırım inkârını ve etnik ayrılıkçı söylemlerin Bosna-Hersek ile Balkanların geleceği açısından taşıdığı tehdidi değerlendiriyor. “Bosna Kasabı” lakabıyla anılan savaş suçlusu Ratko Mladiç, 27 Ağustos’ta Lahey’de tutuklu bulunduğu cezaevinde, 84 yaşında hayatını kaybetti. Peki, binlerce insanın ölümünden sorumlu tutulan bu kişi kimdi ve temsil ettiği zihniyet ne anlama geliyordu? Mladiç, 1943 yılında Bosna-Hersek’in bir köyünde dünyaya geldi. Henüz iki yaşındayken, Partizan saflarında savaşan babasını savaşta kaybetti. 1965 yılında Yugoslav Halk Ordusunda subaylık kariyerine başladı ve uzun yıllar profesyonel asker olarak görev yaptı. Yugoslavya’nın dağılma sürecine […]

-

KOSOVA’DA İSLAM NEDEN SÜREKLİ BİR TEHDİT GİBİ GÖSTERİLİYOR?

Bayram POMAK Kosova’da uzun yıllardır İslam ve Müslümanlar hakkında yapılan bazı yayınlara baktığınızda, insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Neden konu ne olursa olsun, işin ucu mutlaka “radikalleşme”, “terörizm”, “Araplaşma”, “yabancı nüfuz” ya da “İslamlaşma” tartışmasına bağlanıyor? Bir cami yapılır, arkasında hangi devlet var diye sorulur. Bir genç dindarlaşır, radikalleşme konuşulur. Bir kadın başörtüsü takar, “Araplaşma” tartışması başlatılır. Bir dinî kurum faaliyet gösterir, yabancı nüfuz gündeme getirilir. Elbette bunların tamamının tek bir merkezden yönetildiğini söylemek için elimizde somut bir belge yok. Böyle bir iddiayı ortaya atmak da doğru olmaz. Ancak farklı medya organlarında yıllardır aynı kavramların, aynı korkuların ve aynı çerçevelerin tekrar edilmesi de görmezden gelinecek bir durum değildir. Çünkü artık tek tek haberlerden söz etmiyoruz. Ortada bir dil var. […]

-

SEÇİMLER ARDINDAN; YAPILMAYANLAR,YAPILMASI GEREKENLER

Mahir YAĞCILAR Her seçimde her parti için başarının temel göstergesi oy artışıdır. Oy artışı her parti için önemli,  bizim olayımızda ise KDTP’nin başarısından öte toplumumuzun gücü ve başarısıdır. Doğal olarak her parti için hükümeti yönetme veya hükümette yer alma ve genel olarak toplumsal söz sahipi olması siyasi hedeflerin başında yer almaktadır. Seçim sonuçları partilerin siyasi pozisyonunu belirler ve toplumsal-siyasi ağırlığını ortaya koyar, itibarını sağlar. Kosova Türk Toplumu ve partileri olayında da durum benzerdir, ancak seçimlere tek Türk partisi katılımı olayında durum biraz farklıdır, çünkü iki sandalyenin kazanılması için belli bir oy sayısı ve yüzdeliğin sağlanılmasına gerek kalmaz. Tek partinin katılımıyla gerçekleşen seçimlerde oy sayısı ne olursa olsun tek katılan partiye otomatik olarak Türk toplumuna öngörülmüş olan iki sandalye tahsis edilmektedir. […]

-

SEÇİMLERİN ARDINDAN, YAPILMAYANLAR,YAPILMASI GEREKENLER

Mahir Yağcılar Her seçimde her parti için başarının temel göstergesi oy artışıdır. Oy artışı her parti için önemli,  bizim olayımızda ise KDTP’nin başarısından öte toplumumuzun gücü ve başarısıdır. Doğal olarak her parti için hükümeti yönetme veya hükümette yer alma ve genel olarak toplumsal söz sahipi olması siyasi hedeflerin başında yer almaktadır. Seçim sonuçları partilerin siyasi pozisyonunu belirler ve toplumsal-siyasi ağırlığını ortaya koyar, itibarını sağlar. Kosova Türk Toplumu ve partileri olayında da durum benzerdir, ancak seçimlere tek Türk partisi katılımı olayında durum biraz farklıdır, çünkü iki sandalyenin kazanılması için belli bir oy sayısı ve yüzdeliğin sağlanılmasına gerek kalmaz. Tek partinin katılımıyla gerçekleşen seçimlerde oy sayısı ne olursa olsun tek katılan partiye otomatik olarak Türk toplumuna öngörülmüş olan iki sandalye tahsis edilmektedir. […]

-

SEÇİMLER ARDINDAN; BAŞARI, RAKAMLAR, YÜZDELİKLER

Mahir Yağcılar:  Siyasi partiler için başarı nedir, ölçüsü nedir sorulursa, cevabı  seçimler  performansı, toplumsal sorunlarının karşılanması, toplumsal sürdürebilirliğin ve refahın sağlanılması, parlamento ve devlet kurumlarında oluşturulan etki indikatörlerine göre verilmesi lazım. Diğer taraftan siyasi başarının ilk basamağı oy oranı ve sayısını artırmak, iktidar olmak veya kaoalisiyonlarda aktif rol oynamaktır, toplumsal güveni ve istikrarlığı sağlamaktır. Ondan dolayı siyasette başarı elde etme süreci karmaşık bir süreçtir, tek bir indikatöre göre belirlenemez. 2001 yılından beri bugüne kadar Kosova Seçimleri sürecinde, Kosova Türk Toplumu adına KDTP her seçimde yer almış, her seçimde milletvekili ve her hükümette Kosova Türk Toplumunu temsil etmiştir. Bugüne kadar gerçekleşen 11 seçimden 7’de Kosova Türk Toplumu adına diğer partiler veya bağımsız adayların katıldığını görmekteyiz. 2001 yılından 2010 yılına kadar Kosova Geçici Özyönetim Anayasası […]

-

SLOVENYA’DA İKTİDAR DEĞİŞİKLİĞİNİN ARDINDAN HÜKÜMET BİNASINDAKİ FİLİSTİN BAYRAĞI İNDİRİLDİ

İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, iktidar değişikliğinin iki ülke ilişkilerinde “yeni bir sayfa açtığını” belirterek, İsrail’in Ljubljana’daki ilk büyükelçiliğinin kurulması için acil hazırlıkların başlatılması talimatını verdi. Janez Janša liderliğindeki yeni hükümetin göreve başlamasının ardından Slovenya hükümet binasındaki Filistin bayrağı indirildi. Aynı zamanda İsrail, Ljubljana’da ilk büyükelçiliğini açacağını duyurdu. İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar, sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, “Slovenya Parlamentosu’nun Janez Janša liderliğindeki yeni hükümeti onaylamasının ardından bu akşam ilk kez Ljubljana’da bir İsrail Büyükelçiliği açma kararı aldım” ifadelerini kullandı. Sa’ar, Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Eden Bar-Tal’a yeni büyükelçiliğin kurulması ve büyükelçi atanması sürecinin hızla başlatılması talimatını verdiğini söyledi. “Janez Janša, İsrail’in seçkin dostlarından biridir. Onun seçilmesi, son yıllarda Ljubljana’daki önceki hükümetin İsrail karşıtı tutumu nedeniyle düşük seviyede […]

-

BOSNA SAVUNMA BAKANI TÜRKİYE’DEN ANTİ DRON SİSTEMLERİ ALACAKLARINI AÇIKLADI

Bosna Hersek Savunma Bakanı Zukan Helez, resmî bir ziyaret kapsamında Türkiye’de bulundu ve burada yaptığı açıklamada, Türkiye Savunma Bakanlığı ile iş birliği içinde Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerinin ihtiyaçları için askerî ekipman tedarikine yönelik bir anlaşma yapıldığını duyurdu. Resmî heyette Bakan Helez’in yanı sıra Bosna Hersek Silahlı Kuvvetleri Müşterek Karargâh Başkanı ile Operasyon Komutanlığı Komutanı ve beraberindeki yetkililer de yer aldı. Resmî ziyaretin ilk gününde Bakan Helez, Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler ile görüştü. Helez açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “Bosna Hersek Silahlı Kuvvetlerinin modernizasyonuna yönelik yeni bir yatırım konusunda anlaşmaya vardığımızı duyurmaktan memnuniyet duyuyorum. Bu kez yatırım; dron kapasitesinin geliştirilmesi, anti-dron koruma sistemleri ile zırhlı muharebe araçlarına yönelik gözetleme ve erken uyarı sistemleri alanlarını kapsıyor. Bu imkânlar, Bosna Hersek […]

-

BALKANLAR’IN KRİTİK EŞİĞİ: FETÖ OKULLARI VE KOSOVA’NIN GELECEĞİ

Refik Kahraman Balkan coğrafyası, tarih boyunca küresel güç dengelerinin ve stratejik hamlelerin merkez üssü olmuştur. Bu coğrafyanın kilit taşlarından biri olan Kosova, bugün yalnızca bölgesel istikrarıyla değil, aynı zamanda bünyesinde barındırdığı sinsi bir tehdit olan FETÖ (Fetullahçı Terör Örgütü) yapılanmasıyla da karşı karşıyadır. Türkiye’nin yıllardır süren uyarıları ve örgüt elebaşı Fetullah Gülen’in ölümüyle başlayan yeni süreç, Kosova için bir “karar anı” niteliğindedir. Fetullah Gülen’in 20 Ekim 2024’te Amerika’da ölümü, örgüt içindeki hiyerarşik çözülmeyi ve güç savaşlarını tetikleyerek dağılma sürecini resmen başlatmıştır. Artık ortada tek bir “sözde lider” değil, rant kavgasına düşmüş parçalı bir yapı vardır. Bu durum, örgütün yurt dışındaki eğitim kisvesi altındaki yapılanmalarını her zamankinden daha kırılgan hale getirmektedir. Buna ek olarak, küresel siyasi iklim de FETÖ’nün aleyhine dönmektedir. […]

-

ORBAN’IN İKTİDARI KAYBETMESİ VE BALKANLARA ETKİSİ

Bayram POMAK Viktor Orban, Avrupa Birliği üyesi ülkeler arasında 16 yıl iktidarda kalarak, AB’de en uzun süre görev yapan liderlerden biri oldu. Her ne kadar AB üyesi olsa da Orban, Macaristan’ın dış politikasını Brüksel merkezli değil, kendi ülkesinin çıkarlarına göre yönetmeyi tercih etti. Bu nedenle Brüksel’den ciddi eleştiriler ve tepkiler almasına rağmen, AB’yi eleştirmeye devam etti. Orban’ın dikkat çeken özelliklerinden biri de hem ABD yönetimi hem de Rusya ile yakın ilişkiler kurabilmesiydi. Nitekim 12 Nisan seçimlerinden birkaç gün önce, alışılmışın dışında bir gelişme yaşandı ve ABD Dışişleri Bakanı JD Vance, 7–8 Nisan tarihlerinde Macaristan’a bir ziyaret gerçekleştirerek seçimlerde Orban’a doğrudan destek verdi. Vance, burada Orban’ı “güçlü bir lider ve devlet adamı” olarak nitelendirirken, Avrupa Birliği’ni Macaristan’a karşı hareket etmekle suçladı. […]

-

BALKANLARDA EMLAK PİYASASI REKOR KIRIYOR: SIRBİSTAN, HIRVATİSTAN VE KARADAĞ’DA FİYATLAR YÜKSELİŞTE

Sırbistan’da 2025 yılında emlak piyasasının toplam değeri 8,1 milyar euroya ulaşarak rekor kırdı. Ülkede bir konut için ödenen en yüksek metrekare fiyatı Belgrad’da 15.298 euro olarak kaydedildi. En pahalı işlem ise “Belgrade Waterfront” bölgesinde gerçekleşti; burada bir daire 1,8 milyon euroya satıldı. Başkentte Savski Venac bölgesinde 3,8 milyon euroya satılan bir ev, yılın en pahalı konutu olurken, aynı bölgede bir garaj yeri 66.000 euroya alıcı buldu. Hırvatistan’da ise emlak piyasasında işlem hacmi düşerken fiyatlar yükselmeye devam ediyor. 2025 yılında ülkede 20.293 konut satışı gerçekleşti ve toplam değer 3,45 milyar euro oldu. Bir konutun ortalama satış fiyatı 170.014 euro olarak hesaplandı. Metrekare başına medyan fiyat 2.587 euro olurken, en pahalı %5’lik kesimde fiyatların 4.428 euro ve üzerine çıktığı bildirildi. En yüksek […]

-

KOSOVA’DA KRİZ DERİNLEŞİYOR: CUMHURBAŞKANI SEÇİLEMEZSE YENİ SEÇİM KAPIDA

Bayram POMAK Kosova, 9 Şubat 2025 tarihinde yapılan genel seçimlerden bu yana siyasi krizlerden bir türlü kurtulamadı. Önce seçimlerin ardından meclisin aylarca kurulamaması, ardından ise hükümetin oluşturulamaması nedeniyle ülke, bir yıl içinde iki kez genel seçime gitmek zorunda kaldı. Yılın başında, yani 9 Şubat’ta yapılan genel seçimlerin ardından, aynı yılın sonunda 28 Aralık’ta yeniden genel seçimler düzenlendi. Bu, Kosova’da aynı yıl içerisinde yapılan dördüncü seçim oldu. Nitekim 2025 yılında iki genel seçim, bir yerel seçim ve yerel seçimlerin ikinci turu olmak üzere toplam dört seçim gerçekleştirildi. 9 Şubat’ta yapılan seçimlerde %42 oy alan Başbakan Kurti’nin partisi Vetëvendosje, bu kez oy oranını %51’e çıkararak tek başına hükümeti kurmayı başardı. Ancak yeni hükümet ancak bir yıl sonra, 11 Şubat’ta kurulabildi. Vetëvendosje, diğer […]

-

CEBİMİZDEKİ KİMLİK Mİ, BOYNUMUZDAKİ TASMA MI?

Dünya şu sıralar inanılmaz bir gürültü içinde. Bir tarafta savaşlar patlıyor, diğer tarafta kripto piyasaları çöküyor, her gün yeni bir skandal ortaya saçılıyor. Haber akışına bakınca insanın başı dönüyor. Her şey aynı anda oluyor gibi. Ama insan ister istemez şu soruyu soruyor: Acaba bütün bu gürültü, çok daha büyük bir şeyden dikkatimizi kaçırmak için mi? Çünkü biz gündelik kaosla meşgulken, isimleri lazım değil, büyük teknoloji babaları pupet hükümetler eliyle sessiz sedasız hayatımızı kökten değiştirecek bir sistemi inşa ediyor olabilir? Mesela: dijital kimlik sistemi. Kağıt üzerinde kulağa oldukça “modern” geliyor. Tek bir dijital kimlik. Tek bir kart ya da uygulama. İçinde her şey var: kimliğiniz, telefonunuz, banka hesabınız, sağlık geçmişiniz, hatta tapu kayıtlarınız bile. Her şey tek bir sistemde toplanıyor. Üstelik […]

-

RUSYA’NIN KOSOVA’YA YÖNELİK DEZENFORMASYON SAVAŞI

Bayram POMAK Rusya’nın Kosova’ya yönelik dezenformasyon faaliyetlerinin temel hedeflerinden biri, ülkedeki etnik milliyetçilikleri körükleyerek toplumsal kutuplaşmayı artırmak ve etnik gerilimleri çatışma boyutuna taşımaktır. Bu bağlamda yürütülen propaganda yalnızca yalan haber üretimi ve dezenformasyonla sınırlı olmayıp, daha geniş ölçekli ve sistematik bir stratejik yönlendirme sürecinin parçası olarak ele alınmalıdır. Konunun kapsamlı biçimde analiz edilmesi; kullanılan araçların, aktörlerin ve hedeflenen sosyo-politik sonuçların derinlemesine araştırılmasını gerektirmektedir. Rusya bu propaganda faaliyetlerini çoğunlukla merkezleri Sırbistan’da bulunan veya Sırbistan üzerinden etkili biçimde faaliyet gösteren Telegram kanalları, Russia Today (RT) ve Sputnik gibi medya ağları üzerinden yürütmektedir. Bu ağlar aracılığıyla üretilen içeriklerin ana amacı, Kosova’yı uluslararası kamuoyu nezdinde “başarısız devlet” olarak göstermek ve özellikle Sırp azınlığın haklarının korunmasında Kosova kurumlarının yetersiz kaldığı algısını güçlendirmektir. Bu “başarısızlık” anlatısı, […]

-