Analiz

AB’nin yeni genişleme hedefi Batı Balkanlar

AB dışişleri bakanlarının Arnavutluk ve Kuzey Makedonya ile tam üyelik müzakerelerinin başlamasına yeşil ışık yakması, anılan ülkeler bakımından çok önemli bir aşama ve bir dönüm noktası. Geçen hafta Avrupa Konseyi toplantısında Arnavutluk ve Kuzey Makedonya ile tam üyelik müzakerelerinin başlatılması kararı alındı. Kovid-19 pandemisi nedeniyle video konferans şeklinde gerçekleşen toplantıda, AB dışişleri bakanları, Birliğin Batı Balkanlara genişlemesi hususunda görüş birliğine vardılar. Avrupa Komisyonu’nun genişlemeden sorumlu üyesi Oliver Varhelyi, toplantının ardından yaptığı açıklamada, “AB üyesi ülkelerin Arnavutluk ve Kuzey Makedonya ile tam üyelik müzakerelerinin açılması konusunda siyasi anlaşmaya varmış olmalarını duyurmaktan mutluyum” ifadesini kullandı. Varhelyi bu kararın aynı zamanda Batı Balkan devletlerine açık mesaj niteliği taşıdığını ve bölgedeki ülkelerin gelecekte tamamen “AB içerisine alınacağını” söyledi. Arnavutluk ve Kuzey Makedonya ile tam üyelik müzakerelerine başlama kararı, AB’nin Batı […]

-

Batı Avrupa’da yayılan korkunç virüsler: Irkçı saldırılar

Malik Hasa Son günlerde neredeyse dünyanın tamamı koronavirüs adında bir grip virüsün yayılmasından dolayı kâbus ve korku içinde. Aslında virüsün kendisinden kaynaklanan korkudan öte uluslararası medyalar daha fazla insanları alarma geçirdi ve hatta onlara virüsün ölümcül güçten daha fazla korku saldı… Dünyada her gün insanların hayatlarına sebep olan yüzlerce ve binlerce ölümcül virüs var, hatta bunlar koronavirüsten daha korkunç, oysa ki medyalar koyun sürüsü gibi birbirinin peşine gidiyor ve farklı amaçlarla geniş kitlenin yönetimini eline alan kazanın kucağına av olarak düşüyor. Çoğu durumda da bunların başında dünya genelinde kazanç sağlayan ve birbiriyle ekonomik rekabette olan dünya devleridir… Şimdi de tüm dünyada yüzlerce insanın yaşamlarını kaybetmesine sebep olan, ancak onun önlenmesi için kimsenin gerekli tedbirleri almadığı bir virüsten bahsedelim. Hatta medyalar […]

-

Kosova’nın Devletleşme Süreci

Bayram POMAK Bu çalışma, daha önce devlet tecrübesi olmayan Yugoslavya’ya bağlı Kosova Özerk Bölgesi’nin uluslararası toplum tarafından yönetilme, uluslararası toplum standartları çerçevesinde kendi kurumlarını oluşturma ve daha sonra Bağımsızlığını ilan ederek devletleşme sürecini ortaya koymaya çalışmaktadır. Çalışmada ayrıca; savaştan çıkan bölgenin ayağa kalkması, kurumlarını oluşturması, geçiş süreci ve devletleşmesi incelenecektir. Giriş Kosova, 1389 yılında Osmanlı ordusu ile Haçlı ordusu arasındaki savaşta Osmanlı egemenliğine girmiş ve 1912 Balkan savaşına kadar Osmanlı hakimiyetinde kalmıştır. Osmanlı döneminde idari yapısı sancak olan Kosova’nın sınırları, bugünkü sınırlarından daha farklı idi. Osmanlı’nın Balkanlardan çekilmesiyle birlikte Kosova, Sırp-Hırvat-Sloven Krallığı idaresine girmiş ve İkinci Dünya Savaşına kadar bu yapı içerisinde kalmıştır. Bu Krallıkta Kosova, Sırbistan’ın ‘doğal ve ayrılmaz bir parçası olarak’ Sırbistan tarafından yönetilmiştir. İkinci Dünya Savaşından sonra […]

-

Kosova – Sırbistan Görüşmelerinde Kritik Aşama

Bayram POMAK Kosova’da nihai anlaşmanın her halükarda zor ve sancılı olacağı kesin. İki taraf da anlaşmadan memnun olmayacak ancak NATO’nun Balkanlardaki genişlemesini tamamlaması için Kosova’nın uluslararası ortamda tanınması gerekiyor. Kosova-Sırbistan nihai anlaşmasının nasıl sonuçlanacağı meselesi bugünlerde Balkanların en önemli gündem maddesi haline gelmiş durumda. Uzun yıllardan bu yana devam eden Kosova sorunu, 2008 yılında Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesiyle yeni bir döneme girdi. Sırbistan’ın Kosova’nın bağımsızlık ilanını Uluslararası Adalet Divanı’na taşımasıyla birlikte, mahkemenin karar süreci beklendi. 2010 yılında mahkemenin Kosova lehine karar vermesiyle beraber bu süreç kapandı. 2011 yılında Kosova ile Sırbistan arasındaki anlaşmamazlıkları sonlandırmak ve nihai çözüm bulmak hedefiyle AB aracılığında müzakereler başladı. 2011 yılında başlayan müzakerelerin ilk konuları, teknik konulardı. Bu müzakereler zor geçse de görece olarak siyasi konulardan daha kolaydı. […]

-