Arnavutluk hükümetine karşı protestolar bugün, 19 Ekim’de, üst üste yedinci gününde de devam ediyor.
Tiran’da göstericiler pazartesi günü kentin farklı noktalarında protestolar düzenleyerek Başbakan Edi Rama ve hükümetinin istifasını talep ediyor. Göstericiler Temyiz Mahkemesi binasına taş ve çeşitli cisimler fırlatarak camları kırdı. Ardından protestocular kentin farklı bölgelerine yönelirken polis, başkentteki Rinia Parkı’nda kalabalığı dağıtmak için tazyikli su ve göz yaşartıcı gaz kullandı.
Leş, Avlonya, Elbasan ve İşkodra’da ise bazı lise ve üniversite öğrencileri dersleri boykot ederek kent sokaklarında yürüyüş düzenledi.
Rama pazartesi günü yaptığı yeni açıklamada protestonun vatandaşların hakkı olduğunu ancak şiddetin suç teşkil ettiğini yineledi.
Devlet Polisi yöneticileriyle yaptığı toplantıda Rama, son günlerde şiddet olaylarına karışan maskeli kişilerin öğrencileri ve onların daha iyi eğitim taleplerini temsil etmediğini söyledi.
“Bu, eğitim için bir isyan değil” diyen Rama, şiddet yanlısı protestocuları polise, kurumlara ve işletmelere saldırmakla suçladı.
Rama, şiddete başvuran kişilerle müzakere ihtimalini dışlarken, bir gün önce yaşanan olayların arkasında yabancı etkilerin de bulunduğunu öne sürdü.
Rusya ve İran’ın adını anan Rama, ancak bu ülkelerin sürece dahil olduğuna ilişkin kamuoyuna herhangi bir kanıt sunmadı.
Rama daha sonra sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda protestocuları koşulsuz diyaloğa davet etti ancak şiddetten uzak durmalarını istedi.
“Diyalog konusunda ilk örneği siz gösterin, hükümet olarak biz orada olacağız” ifadelerini kullandı.
Eğitim sistemine yönelik memnuniyetsizlik, işsizlik ve yolsuzluk nedeniyle öğrenciler tarafından başlatılan protestolar zamanla hükümet karşıtı daha geniş bir harekete dönüştü.
18 Ekim’de Tiran’da ne oldu?
18 Ekim’de düzenlenen ve üst üste altıncı protesto olan gösteri, öğle saatlerinde Eğitim Bakanlığı önünde başladı. Öğrenciler, lise öğrencileri ve diğer vatandaşlar Başbakan Edi Rama’nın istifasını talep etti.
Göstericilerin bir bölümü daha sonra İskender Bey Meydanı’na ve Tiran merkezindeki diğer devlet kurumlarına yöneldi.
Protestocular polise taş, havai fişek ve molotofkokteylleri fırlatırken güvenlik güçleri göz yaşartıcı gaz, tazyikli su ve plastik mermiyle karşılık verdi.
Çatışmalar başkentin farklı bölgelerine yayıldı. Altyapı ve Enerji Bakanlığı ile 3 No’lu Polis Karakolu dahil olmak üzere bazı kamu binalarında yangınlar ve hasar meydana geldi.
İktidardaki Sosyalist Parti ile ana muhalefetteki Demokrat Parti’nin genel merkezleri yakınında da gerginlik yaşandı.
Arnavut medyasının aktardığına göre Sağlık Bakanlığı, pazar günü saat 21.00’e kadar polisler, protestocular, yoldan geçenler ve bir medya çalışanı dahil 28 kişinin iki hastanede tıbbi yardım aldığını açıkladı.
Gerginliklerin ortasında Rama, 19 Ekim’de Avusturya Başbakanı Christian Stocker ile görüşmek üzere Viyana’ya yapmayı planladığı resmi ziyareti iptal etti.
Protestolar nasıl başladı?
Son protesto dalgası 13 Ekim’de, öğrencilerin eğitim maliyetleri, üniversitelerdeki koşullar ve ekonomik gelecek eksikliği konusundaki memnuniyetsizlikleriyle başladı.
Ancak talepler kısa sürede eğitim konularının ötesine geçti.
Protestolara hayat pahalılığı, yolsuzluk ve yönetim anlayışından rahatsız olan başka vatandaşlar da katıldı.
Gösteriler, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner ile bağlantılı lüks bir turizm projesine yönelik daha önceki tepkilerin de etkili olduğu bir toplumsal memnuniyetsizlik ortamında ivme kazandı.
Geçen hafta boyunca protestolar Arnavutluk’un diğer şehirlerine de yayıldı ve polisle çatışmalar yoğunlaştı.
Reuters’a göre pazar gününe kadar yetkililer protestolarla bağlantılı 388 kişi hakkında cezai işlem başlattı.
Yüzlerce kişi gözaltına alınırken yedi polis memuru, aşırı güç kullanıldığı şüphesiyle yürütülen soruşturmalar kapsamında görevden uzaklaştırıldı.
Hareketin ise tek bir siyasi temsilcisi bulunmuyor.
Protestocuların bir bölümü yalnızca hükümete değil, geleneksel muhalefete de tepki gösteriyor.
Uluslararası tepkiler
Şiddetin tırmanması Avrupa Birliği ve ABD’nin de tepkisine yol açtı.
Avrupa Komisyonu, kurumlara yönelik saldırıları ve mülke verilen zararları kınarken vatandaşların barışçıl protesto hakkını da vurguladı.
AB temsilcileri yetkililerden hukuka uygun hareket etmelerini ve orantılı güç kullanmalarını istedi.
ABD’nin Tiran Büyükelçiliği itidal çağrısında bulunarak şiddetten kaçınılmasını istedi. Joe Wilson ve Keith Self’in de aralarında bulunduğu bazı Amerikalı milletvekilleri gelişmelerden endişe duyduklarını belirterek protestocuların haklarına saygı gösterilmesi çağrısı yaptı.
Gelişmeler, Arnavutluk’un Avrupa Birliği’ne üyelik sürecini hızlandırmayı hedeflediği bir dönemde yaşanıyor. Hükümet, ülkenin 2030’a kadar AB üyesi olmasını hedefliyor.
Rama ise şiddet içeren protestoların bu sürece zarar verebileceğini savundu.
Bundan sonra ne bekleniyor?
2013’ten bu yana iktidarda bulunan ve 2025 parlamento seçimlerinde dördüncü dönem için yeniden seçilen Rama, istifa taleplerine olumlu yanıt vereceğine dair herhangi bir işaret vermedi.
Protestocular ise eylemleri sürdürme çağrısı yaptı. Ancak hareketin katılım düzeyini koruyup koruyamayacağı ve başbakanın istifası talebinin ötesinde ortak talepler geliştirip geliştiremeyeceği belirsizliğini koruyor.
Şiddetin tırmanması, polise ve devlet kurumlarına yönelik saldırıların yanı sıra protestoculara karşı aşırı güç kullanıldığı iddialarının da soruşturulması yönündeki baskıyı artırdı.
