Bosna-Hersek’in eski Yüksek Temsilcisi Christian Schmidt, ülkede kısa süre önce gerçekleştirilen seçimler hakkında Alman radyosu Deutschlandfunk’a konuştu.
Kapsamlı röportajında seçim sonuçlarını, Republika Srpska’daki muhalefetin rolünü, ABD ve Rusya’nın uluslararası etkisini ayrıntılı biçimde değerlendiren Schmidt, Milorad Dodik’in önümüzdeki yıl atabileceği adımlar konusunda doğrudan uyarıda bulundu.
Seçim sonuçlarını ve milliyetçi seçeneklerin zaferini değerlendiren Schmidt, sonuçların Bosna-Hersek’teki derin siyasi bölünmelerin devam ettiğini gösterdiğini söyledi.
“Bunlar yalnızca sınırlı ölçüde iyi haberler. Bosna-Hersek’teki temel çatışma hatları varlığını sürdürüyor. Bunlar yapısal ve sistematik biçimde Avrupa entegrasyonu yolunu zorlaştırıyor, hatta kısmen imkânsız hale getiriyor” dedi.
Schmidt’e göre seçimlerin olumlu yönü ise yeni seçim sistemi ve kabul edilen teknik değişiklikler oldu.
“İyi haber, yeni bir başlangıcın yapılmasıdır. Benim ismimle ilişkilendirilen seçim reformları sonuç verdi. Her seçmen parmak iziyle kimliğini doğrulamak zorunda kaldı ve artık hiç kimse sırf ‘birinin arkadaşının arkadaşı’ olduğu için birden fazla kez oy kullanamadı. Bu bütün sorunları çözmüyor, ancak vatandaşların oylarının gerçekten dikkate alınacağına ve verdikleri şekilde sayılacağına yönelik güveni artırıyor” diye konuştu.
“RS’deki muhalefet alternatif sunamadı, seçmen her zaman orijinali tercih eder”
Milorad Dodik ve SNSD’nin, reformların seçim manipülasyonlarını zorlaştıracağı beklentisine rağmen neden yeniden seçim kazandığı sorusuna Schmidt, nedenin Republika Srpska’daki muhalefetin yanlış taktikleri olduğunu söyledi.
Ona göre analizler yalnızca kazananın popülaritesine değil, muhalefetin gerçek bir alternatif sunup sunamadığına da bakmalı.
“Ne yazık ki muhalefetin, özellikle de önde gelen adayı Banja Luka Belediye Başkanı Draško Stanivuković’in gerçek bir alternatif sunamadığını kabul etmek zorundayız” dedi.
Schmidt buna somut örnek olarak geçmişe ve savaş suçlarına yaklaşımı gösterdi.
“Sırbistan’da ve Republika Srpska’da savaş suçlusu Ratko Mladić onuruna utanç verici kutlamalar düzenlenirken Stanivuković de aynı biçimde geçmişin suçlularını onurlandırdı ve onların önünde ‘diz çöktü’. Dodik’i, ondan ‘daha iyi bir milliyetçi’ olmaya çalışarak geçemezsiniz. Alternatif sunmanız gerekir. Çünkü siyasette söylendiği gibi, seçmen sonunda her zaman orijinali seçer” ifadelerini kullandı.
Dodik bir “siyasi hayvan”: Putin ve Trump bağlantıları, RS’deki yolsuzluk
Schmidt daha sonra Milorad Dodik’in siyasi profilini değerlendirdi ve onu hiçbir çekincesi olmayan bir siyasetçi olarak tanımladı.
“O birinci sınıf bir ‘siyasi hayvan’. Yapamayacağı hiçbir şey yok. Kendi ifadelerine göre Vladimir Putin’in kucağında en az 30 kez oturdu. Öte yandan yaptırımlar kaldırıldıktan sonra kendisini ‘siyasi ölümden dirilttiği’ için Amerikan yönetimine teşekkür ediyor” dedi.
Schmidt, büyük güçler arasındaki bu denge siyasetini bir “Balkan ürünü” olarak nitelendirirken, bunun arkasındaki sistem konusunda da uyardı.
“Republika Srpska’daki sistem önemli ölçüde yolsuzluk ve suç unsuru da barındırıyor. Nispeten küçük bir ülkede bu tür yapıların gelişmesine imkân tanıyan koşulların birleşiminden söz ediyoruz” diye ekledi.
Lobicilerin baskısı, OHR’den ayrılış ve ABD’nin rolü
ABD’nin rolü ve Trump yönetimi döneminde Washington’un Balkanlar’ın istikrarı açısından bir tehdit haline gelip gelmediği sorusuna Schmidt, bu kadar ileri gitmeyeceğini söyledi.
Ona göre Amerikan politikası daha yüksek sesle ve farklı bir üslupla ifade edilmiş olsa da özünde Dayton Anlaşması’ndan sapmış değil.
“ABD Dayton Anlaşması’na bağlılığını sürdürüyor. Dayton, Bosna-Hersek’in toprak bütünlüğünü her şeyin temeli olarak belirledi. Dodik tam da buna saldırıyor” dedi.
Schmidt ayrıca bölgenin istikrarında Sırbistan’da yapılacak seçimlerin de son derece önemli olacağını, bu seçimlerin entegrasyon yönünde mi yoksa ilişkilerin daha da bozulması yönünde mi ilerleneceğini göstereceğini belirtti.
Bu yıl haziran ayı sonunda Yüksek Temsilcilik görevinden ayrılmasına değinen Schmidt, yoğun siyasi baskıların ve kapsamlı lobicilik faaliyetlerinin bulunduğunu doğruladı.
“Dodik çevresindeki partiler tarafından güçlü bir lobicilik faaliyeti yürütüldü. Saraybosna’daki Anayasa Mahkemesi kısa süre önce RS bütçesinden lobicilere yapılan ödemelerin yasa dışı olduğuna hükmetti. Doğalgaz boru hattı ve bunun hukuki çerçevesi konusunda da yoğun tartışmalar vardı. Ancak meselenin özüne baktığımda ABD’nin Dayton’dan yapısal biçimde uzaklaştığını görmüyorum. Amerikan Kongresi’nde Dayton Anlaşması’na yönelik güçlü iki partili destek hâlâ mevcut” diye konuştu.
“Önümüzdeki yıl Dodik’in bölme girişimleriyle karşılaşacağız, AB sert tepki vermeli”
Bosna-Hersek’in bu seçimlerden sonra dağılmaya daha yakın olup olmadığı sorusuna Schmidt, önümüzdeki döneme ilişkin şu değerlendirmeyi yaptı:
“Korkarım önümüzdeki yıl Dodik’in ülkeyi parçalama ve bölme girişimleriyle karşılaşacağız. Bu nedenle şimdiden Avrupa Birliği’nin nasıl tepki vereceğine dair araçlar arıyorum. Belirleyici hesaplaşma orada yaşanacak. O zaman açık, sert ve hiçbir belirsizliğe yer bırakmayacak biçimde tepki verilmelidir. Böyle devam edemez!”
Röportajın sonunda Schmidt, kuşak değişimine ve vatandaşların daha fazla siyasi katılım göstermesine umut bağladığını söyledi.
“Bosna-Hersek’te yönetimi ve siyaseti sonunda daha genç insanların devralmasını umuyorum. Sivil toplumun aktif katılımına şu anda acilen ihtiyaç var” dedi./BALKAN POSTASI