DER STANDARD’DAN BOSNA HERSEK SEÇİMLERİ DEĞERLENDİRMESİ: YENİ TEKNOLOJİLER OY HIRSIZLIĞINI ÖNLÜYOR, ANCAK DİĞER SORUNLAR ÇÖZÜLMEDİ

Avusturya gazetesi Der Standard, Bosna Hersek’te yaklaşan genel seçimlere ilişkin yayımladığı yazıda, bu seçimler öncesinde uygulamaya konulan yeni seçim teknolojilerine odaklandı.

Gazete, geçmişte yaşanan ve “açık oy hırsızlığı” olarak nitelendirdiği olayları hatırlattı.

“Zvornik, 2022 yılında seçim hilelerinin merkeziydi. İnsanların bir adayı işaretleyip oy pusulasını sandığa atmasının yalnızca 90 saniye sürdüğü ileri sürülüyordu. Kaydedilen oy sayısı doğru olsaydı, her bir buçuk dakikada bir kişinin oy kullanmış olması gerekirdi. Katılım oranının yüzde 90 olması gerekiyordu; oysa ülke genelinde bu oran yüzde 50’ydi. Milorad Dodik’in SNSD partisi, Zvornik’teki açık manipülasyonların ardından oyların yüzde 95’ini aldı” ifadelerine yer verildi.

Gazete, yine 2022 genel seçimlerinden başka bir örnek aktardı:

“Klisa’da Boşnaklar, 230 seçmenden 197’sinin oy kullandığının ve Sırp milliyetçisi Dodik’in 103 oy aldığının açıklanması üzerine protesto düzenledi. Oysa Klisa’daki Boşnaklar ona hiçbir zaman oy vermezdi. Pek çok kişi, seçimlerde hiç oy kullanmadığını söyledi. Bosna Hersek genelinde sandık kurulu üyeleri, yurt dışında yaşayan vatandaşların yerine de oy kullandı. Bosna Hersek seçimlerinde birçok şey yıllardır ciddi biçimde aksıyor.”

Gazete, yaklaşan seçimlerde seçmenlerin kimlik kartı ve parmak iziyle kayıt işlemlerini yapacaklarını, ayrıca oy pusulalarını bizzat taratmak zorunda olacaklarını belirterek bu tür usulsüzlüklerin artık mümkün olmayacağını yazdı.

Merkez Seçim Komisyonu, Der Standard’a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Tarayıcıdaki dijital kayıt ile sandıktaki kâğıt oy pusulalarının tamamen örtüşmesi gerektiğinden, sandık kurulu üyeleri artık fazladan oy ekleyemeyecek, oy pusulalarını geçersiz ilan edemeyecek veya tutanaklarda sahtecilik yapamayacak.”

Yazıda, seçmenlerin biyometrik yöntemlerle tanımlanması ve kimliklerinin doğrulanmasının, hayatını kaybetmiş veya sandığa hiç gitmemiş kişiler adına oy kullanılmasını önleyeceği vurgulandı. Farklı sandıklarda oy kullanmak da artık mümkün olmayacak.

Bir kişinin ikinci kez oy kullanmaya çalışması durumunda kimlik doğrulama cihazları ve tarayıcılar sesli uyarı verecek. Böyle bir durumda sandık kurulunun polisi çağırması gerekecek.

Oyların elektronik ortamda doğrudan Merkez Seçim Komisyonuna iletileceği, sayımın ise insanlar yerine makineler tarafından yapılacağı belirtildi.

“Pod lupom” adlı sivil toplum kuruluşundan Hasan Kamenjaković, “Seçim sürecimizin en büyük zayıflığı, çok sayıda sandık kurulu üyesinin doğrudan siyasi aktörler tarafından aday gösterilmesidir” dedi.

Der Standard, bugüne kadar gerçekte var olmayan partilerin bile sandık kurullarında görev almak için başvuruda bulunduğunu yazdı. Bu partiler, elde ettikleri kontenjanları başka partilere satarak onların seçimleri daha kolay manipüle etmesine imkân sağlıyordu. Gazeteye göre, bu uygulama artık mümkün değil ve kayıtlı siyasi aktörlerin sayısı önemli ölçüde azaldı.

Ancak yeni teknolojilerin, Bosna Hersek’teki seçim süreciyle ilgili bütün sorunları çözmediği de vurgulandı.

Gazete şu değerlendirmeye yer verdi:

“Partilerin en sık başvurduğu yöntemler arasında seçim kampanyası sırasında kamu kaynaklarının kötüye kullanılması bulunuyor. Savaş gazilerine ve emeklilere 40 ila 60 avro, okul ve üniversite öğrencilerine ise 50 ila 75 avro arasında para veriliyor. Kavşak ve yol yapımları siyasi tanıtım amacıyla kullanılıyor. Sandıkların çevresinde tekrar tekrar oy satın alma olayları yaşanıyor; bazen seçmenlerin sandıklara taşınması da organize ediliyor. Bazı partiler paralel seçmen listeleri tutarak kimlerin oy kullandığını kaydediyor.”

Der Standard, Bosna Hersek’te seçmenlerin, kendilerinin veya aile üyelerinin iş ya da sözleşme elde etmesini sağlayan partilere oy vermeleri için baskıya maruz kalmasının “son derece olağan” hâle geldiğini de belirtti.

“Bu baskılar, seçmenlerden aslında desteklemek istemedikleri bir adaya oy vermelerinin veya bir seçim mitingine katılmalarının istenmesini kapsıyor. Kendi işlerini ya da aile üyelerinin işlerini kaybetmekle de tehdit ediliyorlar. Bazı partiler ayrıca oy pusulasının cep telefonuyla fotoğrafının çekilmesini ve seçimden sonra partiye gönderilmesini talep ediyor” ifadelerine yer verildi.

Ilgili Haberler