PARİS’TEKİ BOSNALI SUÇ ÇETESİ NASIL FAALİYET GÖSTERİYORDU? ÇOCUKLARI YANKESİCİLİĞE ZORLUYOR, YETERLİ PARA GETİRMEDİKLERİNDE ŞİDDET UYGULUYORLARDI

Fransa’da bir mahkeme, Bosna Hersek kökenli Roberto Hamidović’i çocukları istismar etmek ve hırsızlık suçlarından sekiz yıl hapis cezasına çarptırdı. Hamidović’in, Paris genelinde çocukları yankesicilik yapmaya zorlayan bir suç çetesinin lideri olduğu belirtildi.

The Guardian’ın haberine göre Hamidović, çoğunluğu kız çocuklarından oluşan bir hırsızlık ağını yönetiyordu. Bazıları henüz 10 yaşında olan çocukların, polis verilerine göre günde ortalama 25 bin euro getirdiği belirtildi.

Paris’teki mahkemede aktarılan bilgilere göre, korku içindeki çocuklar yeterli miktarda para getirmediğinde dövülüyor, yakılıyor veya cinsel istismara maruz bırakılıyordu.

Bosna Hersek kökenli Roman bir ailenin lideri olan Hamidović ve ailenin yetişkin üyeleri tasarım kıyafetler giyiyor, beş yıldızlı otellerde kalıyor, pahalı restoranlarda yemek yiyor, lüks otomobiller kullanıyor ve kumarhanelerde büyük miktarlarda para harcıyordu. Çocuklar ise ucuz otellere veya bakımsız binalara yerleştiriliyordu.

Soruşturmacıların “Hamidović çetesi” olarak adlandırdığı yapının dört erkek ve üç kadından oluşan yedi üyesi; insan ticareti, organize hırsızlık, çocukları suça sürükleme, kara para aklama ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmakla suçlandı. Soruşturmacılar, grubun birçok Avrupa ülkesinde faaliyet gösteren uluslararası bir yankesicilik ağının parçası olduğunu düşünüyor. Sanıkların tamamı suçlamaları reddetti.

Mahkeme, Hamidović’i azami ceza olan sekiz yıl hapse ve 500 bin euro para cezasına çarptırdı. Eşi Lejla ise altı yıl hapis ve 300 bin euro para cezası aldı.

Çiftin iki oğlu, bir erkek kuzeni ve iki kadın kuzeni de beş ila yedi yıl arasında değişen hapis cezalarına ve para cezalarına çarptırıldı. Tüm sanıkların cezalarını tamamladıktan sonra Fransa’dan sınır dışı edilmelerine ve ülkeye yeniden girişlerinin yasaklanmasına karar verildi.

Fransız polisi 2010 yılında Roberto Hamidović’in amcası 58 yaşındaki Fehmi’yi, iki oğluyla birlikte Roma yakınlarında yakalamıştı. Avusturya’da daha önce insan ticaretinden hüküm giymiş olan Fehmi’nin yanı sıra Fransa’nın güneyinde ve İtalya’da yaklaşık bir düzine çete üyesi de gözaltına alınmıştı.

Fehmi Hamidović’in 2013 yılında yedi yıl hapis cezasına çarptırılmasının ardından çetenin kontrolünü akrabası Roberto devraldı. Çetenin, Paris metrosundaki hırsızlıkların yüzde 75’ine kadarından sorumlu olduğu tahmin ediliyordu.

Ancak Roberto Hamidović mahkemede ikinci el otomobil ticareti yaptığını ve aylık 2 bin ila 5 bin euro arasında kazandığını öne sürdü.

Savcı Alice Guillet ise farklı bir tablo çizdi. Guillet, Hamidović ailesinin bir tür cezasızlık sağlamak amacıyla çocukları kullandığını söyledi.

Yankesicilik yapan çocuklara, polis tarafından yakalandıklarında 12 yaşında olduklarını söylemeleri talimatı veriliyordu. Bu yaş, Fransa’daki cezai sorumluluk yaşının bir yıl altındaydı ve bu nedenle polisin onları serbest bırakması gerekiyordu. Guillet, çocukların günlük yaşamını “son derece ağır ve acı verici” olarak tanımladı.

“Bunlar kökleri ve gelecekleri olmayan çocuklar. Bazen ebeveynleri bile doğum tarihlerini bilmiyor” dedi.

Le Monde’un duruşma öncesinde yaptığı araştırma, Roberto Hamidović’in “Gony” lakaplı 22 yaşındaki oğlu Roberto Hamidović Jr.’ın babası adına yankesici gruplarını yönettiğini ve çocukları Paris’in farklı noktalarına götürmek için taksiler ayarladığını ortaya koydu.

Soruşturmacılara göre her gün altı ila dokuz çocuk Disneyland Paris’e, Charles de Gaulle Havalimanı’na ve metro istasyonlarına gönderiliyor, özellikle yabancı turistleri hedef almaları isteniyordu. Disneyland’da çocuklar akşam geçit törenlerini izlemek için toplanan kalabalığa karışıyordu.

Çocuklar ayrıca ATM’lerin yakınında bekliyor, kullanıcıların PIN kodlarını girmelerini izliyor, ardından etraflarını sararak para ve cüzdanlarını çalıyordu.

Hamidović ve eşinin yaklaşık iki milyon euro kazandığı, bu paranın önemli bir bölümünün yurt dışında saklandığı tahmin ediliyor. Çiftin zaman zaman Hırvatistan’ın Pula kentinde yaşadığı da belirtildi.

13 kardeşten biri olan Roberto Jr., Roma’da büyükannesinin yanında büyüdü ve 14 yaşında Fransa’ya taşındı. Kardeşleri gibi o da düzenli olarak okula gitmedi. Ailenin büyük bölümünün okuma yazma bilmediği belirtildi.

Le Monde’a göre Roberto Jr. ve eşi Alessandra’nın Al Capone adında üç yaşında bir oğulları bulunuyor ve çocuk Bosna Hersek’te bir bakıcı tarafından büyütülüyor.

Gazete ayrıca Hamidović Jr.’ın soruşturmacılara alkol kullanmadığını söylediğini, ancak kardeşi Goran’ın cezaevinden çıkışını kutlamak amacıyla Paris’teki bir gece kulübünde iki şişe şampanyaya 1.420 euro harcadığının tespit edildiğini aktardı.

Savcı Guillet, bu ağı “karanlık ve kısır bir döngü” olarak tanımladı. Hırsızlık için kullanılan çocukların büyüdüklerinde kendilerinin de başka çocukları sömüren kişilere dönüştüğünü belirtti.

“Bu dava boyunca determinizm meselesi gündeme geldi. Bu, dava dosyasının ilk satırından itibaren açıkça görülen bir konu” diyen Guillet, yargılanan yedi kişinin de çocukluklarında ebeveynleri tarafından hırsızlık yapmaya zorlandığını söyledi.

“Yeterince büyüdüklerinde kendilerinden küçük çocukları çalışmaya göndermemeleri için ne kadar şansları vardı? Çok az, hatta belki de hiç. Mağdurken faile dönüştüler. Bu yenilgicilik ve kadercilik anlayışına son vermeliyiz” dedi.

Guillet, Hamidović ailesinin üyeleri hakkında geçmişte verilen mahkûmiyet kararlarına rağmen üç kuşaktır devam eden bu yapının cezasızlık algısının ancak uzun hapis cezaları ve ardından Fransa’dan sınır dışı edilmelerle kırılabileceğini savundu.

“Böyle bir sistem karşısında tek araç sertliktir. Bu bir mesaj verir” ifadelerini kullandı.

Kararın ardından Roberto Hamidović’in avukatı Emperatriz Aguirre, cezaların çok ağır olduğunu ve somut kanıt bulunmadığını savunduğu insan ticareti suçlamasına dayandığını söyledi.

Yankesicilikte kullanılan onlarca çocuktan birçoğu, kimliklerinin korunması amacıyla mahkemede tanık olarak dinlenmedi. Yedi sanığın tutuklanmasının ardından çocukların bir kısmı ortadan kaybolurken, bazıları sosyal hizmetler tarafından koruma altına alınarak koruyucu ailelere yerleştirildi. Bunların yaklaşık yarısının daha sonra kaçtığı tahmin ediliyor./BALKAN POSTASI

Ilgili Haberler