Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, bu akşam Mrkonjić Grad’da, Hırvatistan’ın askerî-polis operasyonu “Fırtına” sırasında hayatını kaybeden ve sürgün edilenlerin anısına düzenlenen merkezi törende yaptığı konuşmada, Sırbistan’ın Ağustos 1995’te yaşanan olayların bir daha tekrarlanmasına asla izin vermeyeceğini ve bugün kendi halkını koruyabilecek kadar güçlü olduğunu söyledi.
Toplananlara hitap eden Vuçiç, bu mesajı kendi ifadesiyle “çok zor ve ciddi bir dönemde” verdiğini belirterek, sorumluluk bilinciyle ve Sırbistan’ın içinde bulunduğu şartların farkında olarak konuştuğunu ifade etti.
“Hiçbir şüpheniz olmasın. Bir daha asla ‘Fırtına’ya izin vermeyeceğiz. Size garanti ediyorum ki ne Republika Srpska’da ne de Sırbistan topraklarının herhangi bir bölümünde bir daha ‘Fırtına’, pogrom veya Sırp halkının acı çekmesi yaşanacaktır” dedi.
Sırbistan’ın bugün ekonomik, siyasi ve askerî açıdan otuz yıl öncesine göre çok daha güçlü olduğunu belirten Vuçiç, şöyle konuştu:
“Sırbistan, kendi halkını koruyacak ve savunacak kadar güçlüdür. Bunu başkasının yapmasını beklemeyeceğiz ve halkımızı yalnız bırakmak için bahane aramayacağız.”
“Acılar ‘Fırtına’ ile başlamadı”
Eski Yugoslavya’nın dağılma sürecine değinen Vuçiç, Sırbistan’ın saldırgan taraf olduğu yönündeki iddiaları reddederek, çatışmaların o dönemdeki ortak devletin parçalanmasıyla başladığını savundu.
“O dönemde Sosyalist Federal Yugoslavya Cumhuriyeti adıyla anılan ortak devleti parçalayanlar Sırplar değildi. Bu, uluslararası alanda tanınmış bir devletti. Siz bu devleti yıkmaya başladınız, Sırplar ise bu devleti korumak ve kendi yurtlarında kalmak istediler” dedi.
Vuçiç, eski Yugoslavya topraklarında Sırpların yaşadığı acıların “Fırtına Operasyonu” ile değil, çok daha önce başladığını öne sürdü.
Sırp kurbanlarına yaklaşımı nedeniyle Hırvatistan’a eleştiri
Konuşmasının bir bölümünü Hırvatistan’ın Sırp kurbanlarına yönelik tutumuna ayıran Vuçiç, toplananlara, Hırvat yetkililerin hayatını kaybeden Sırpları anmak üzere saygı duruşunda bulunduğunu hiç görüp görmediklerini sordu.
“Zagreb’den birinin Sırp kurbanlarının anıtına çiçek bıraktığını hiç gördünüz mü? Jasenovac Çiçeği Anıtı’na Hırvat bayraklı çelenkler getirdiklerinde bizimle alay ediyorlar” dedi.
Jasenovac toplama kampında öncelikle Sırpların, ardından Yahudiler ile Romanların hayatını kaybettiğini söyledi.
Hırvatistan’daki savaşın başlangıcına değinen Vuçiç, Sırpların birçok şehirden sürüldüğünü ileri sürdü.
“Şehirleri gerçek Sırp seçkinlerinden temizlediler. Zagreb, Rijeka, Zadar ve Osijek’in her biri kendi ‘Kristal Gecesi’ni yaşadı” ifadelerini kullandı.
Krajinalı Sırplardan özür
“Fırtına” askerî-polis operasyonuna değinen Vuçiç, o dönemki Sırp Krajina Cumhuriyeti’nin, Batılı ülkelerin Hırvatistan’a sağladığı güçlü siyasi, ekonomik ve lojistik destekle saldırıya uğradığını savundu.
“Hırvatlar, Amerikan ve Avrupa’nın lojistik, siyasi ve ekonomik desteğiyle Sırp Krajina Cumhuriyeti’ne her taraftan saldırdılar” dedi.
Vuçiç, konuşmasının bir bölümünde, “Fırtına” sırasında mülteci konvoyunda hayatını kaybeden çocuk Siniša Dobrić’in ailesine seslenerek, Sırbistan’ın o dönemdeki güçsüzlüğü nedeniyle özür diledi.
“Cumhurbaşkanı olarak son kez, Sırbistan’ın zayıf olduğu, suçlar karşısında sustuğu, sizi gizlediği ve Belgrad’a gelmenize izin vermediği için bütün Sırbistan vatandaşları adına özür dilemek istiyorum. Bizi affedin” dedi.
Vuçiç, kendi ifadesiyle “Siniša Dobrić’in gözlerini ve gözyaşlarını hiçbir zaman kendisine bağışlamayacağını” söyledi.
“Sırbistan 1990’lı yıllarda zayıftı”
Sırbistan’ın 1995 yılında ekonomik açıdan yıkıma uğramış ve siyasi olarak zayıflamış olduğunu belirten Vuçiç, dönemin yönetiminin Republika Srpska ile ilişkileri daha da zorlaştıran kararlar aldığını ifade etti.
“Sırbistan ekonomik olarak parçalanmış ve siyasi açıdan zayıftı. Republika Srpska yönetimine abluka uygulanıyor, hakaretlere hakaretle karşılık veriliyordu. Birlikte olmamız gerekirken çoğu zaman birbirimize karşıydık” dedi.
Vuçiç’e göre bu bölünmeler, karşı tarafın askerî hedeflerini gerçekleştirmesine imkân sağladı.
“Düşmanlarımız, Sırp Krajina’yı yok etmek ve Republika Srpska’yı tamamen ortadan kaldırmaya çalışmak için yalnızca böyle bir fırsatı bekliyordu” ifadelerini kullandı.
Son 12 yıllık döneme değinen Vuçiç, Sırbistan’ın Sırpların yaşadığı acıların anılması konusundaki yaklaşımını değiştirdiğini söyledi.
“Sırpların yaşadığı acılar karşısındaki sessizlikten, birilerini kızdırmamak için susmamız gerektiği anlayışını artık kabul etmemeye kadar birçok şeyi değiştirdik” dedi.
Sırpların çoğu zaman kendi yaşadıkları acılardan sorumlu tutulduğunu ileri süren Vuçiç, şöyle konuştu:
“250 bin insanı sürdüler, ardından bizi ve bütün dünyayı bunun sorumlusunun yine biz olduğumuza inandırmaya çalıştılar. Sırbistan’da da birçok kişi bu anlatıyı kabul etti.”
Jasenovac ve İkinci Dünya Savaşı
Sırbistan Cumhurbaşkanı, İkinci Dünya Savaşı sırasında Sırplara yönelik işlenen suçların yeterince konuşulmadığını ve bu suçların küçümsenmeye çalışıldığını savundu.
“İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra bize Jasenovac hakkında konuşmamamız söylendi. Sırbistan Cumhurbaşkanı olarak Jasenovac’a gitmeme izin vermediler. Avrupa’nın buna sessiz kalması beni şaşırttı” dedi.
Son haftalarda Hırvat medyasının bir bölümünde Jasenovac kampındaki kurbanların sayısını küçümseyen yazılar yayımlandığını öne süren Vuçiç, şunları söyledi:
“Jasenovac’ın bir efsane olduğu, kurban sayılarının abartıldığı ve buranın yalnızca bir çalışma kampı olduğu iddia ediliyor.”
İkinci Dünya Savaşı sırasında Sırpların toplu suçlara maruz kaldığını ve bu konunun yeterince öğretilmediğini savunan Vuçiç, şöyle konuştu:
“Eski Yugoslavya’nın bütün büyük şehirleri arasında savaşın başında yalnızca Belgrad’ın bombalandığını, Zagreb’de ise Nazi tanklarının çiçeklerle karşılandığını hiçbir ders kitabında okuyamadık.”
“Size son kez cumhurbaşkanı olarak hitap ediyorum”
Vuçiç, konuşmasının sonlarına doğru toplananlara son kez Sırbistan Cumhurbaşkanı sıfatıyla hitap ettiğini söyledi.
“Size bir daha hitap etme fırsatım olur mu bilmiyorum ancak son 12 yılda birçok şeyi değiştirdiğimizi söylemek istiyorum” dedi.
Krajinalı Sırpların yaşadığı acıların unutulmamasının Sırbistan açısından önemli olduğunu belirten Vuçiç, sözlerini şöyle tamamladı:
“Lika, Banija, Kordun ve Dalmaçya’daki halkımızın yaşadığı acıları unutmamak bizim için önemliydi. Bununla gurur duyuyoruz ve hatırlama kültürünü yaşatmaya devam edeceğiz.”