Sırbistan Ordusu’nun kıdemli astsubaylarından Milovan Jovanović, birkaç gün önce Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Görev Gücü (UNIFIL) bünyesinde görev yaparken hayatını kaybetti. Ne Hizbullah ne de İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), saldırının sorumluluğunu üstlendi.
Bu olay, Sırbistan’ın İsrail’e yaptığı silah ve mühimmat ihracatı ile İsrail’den satın aldığı silahlar konusunda birçok soruyu gündeme getirdi.
Birkaç gün önce Beyrut Havalimanı’nda düzenlenen törenle Milovan Jovanović’in naaşı ülkesine uğurlanırken, son iki yıldır İsrail uçaklarının Batajnica Havalimanı’ndan taşıdığı mühimmat sandıklarını hatırlayan olup olmadığı da sorgulanıyor.
İsrail’in Haaretz gazetesine göre, son üç yılda “çok gizli” statüsünde yürütülen işlemler kapsamında Sırbistan’dan İsrail’e yapılan topçu ve piyade mühimmatı ihracatı yüzde 40 arttı.
Sırp medyasına göre, toplam 3.000 ton mühimmat ve askeri malzeme, İsrail’e ait nakliye uçaklarıyla Belgrad yakınlarındaki Batajnica Havalimanı’ndan İsrail’in Nevatim askeri üssüne taşındı. Satılan mühimmatın değerinin 200 milyon avroyu aştığı belirtiliyor. Bu rakam, Bosna-Hersek’in bir yıllık toplam savunma sanayi ihracatına yakın bir seviyede.
Ancak İsrail-Sırbistan ilişkilerinin son dönemde ulaştığı zirve, Milovan Jovanović’in Lübnan’ın güneyindeki Marjayoun bölgesinde bir havan topu mermisi sonucu hayatını kaybetmesiyle farklı bir boyut kazandı. Özellikle de saldırının sorumluluğunu kimsenin üstlenmemiş olması dikkat çekiyor.
UNIFIL ise olayın ardından yaptığı açıklamada, saldırının sorumlularını belirlemek amacıyla kapsamlı bir soruşturma yürütüleceğini duyurdu.
Sırp mühimmatı ve barış gücü askerleri
Temmuz 2024’te de Lübnan’da görev yapan Sırp askerlerine yönelik ilk saldırı kayıtlara geçmişti. O dönemde bir devriye görevi sırasında Sırp askerlerinin bulunduğu araca ateş açılmış ve UNIFIL bünyesinde görev yapan yaklaşık 160 Sırp askerinin güvenliği tartışma konusu olmuştu.
Yazıda, Jovanović’in ölümüne neden olan havan mermisinin Sırbistan’da üretilip üretilmediğinden veya Hizbullah mevzilerinden atılıp atılmadığından bağımsız olarak, Sırp hükümetinin kendi askerlerine karşı kullanılabilecek mühimmatı İsrail’e satmasının anlaşılmasının zor olduğu savunuluyor.
Genel olarak, bir devletin silah ihracatı yaparken kendi askerlerinin veya vatandaşlarının güvenliğini tehlikeye atabilecek ülkelere satış yapmaması gerektiği ifade ediliyor.
Makale, Sırbistan’ın bu riski göze almasının nedenlerinin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve siyasi olduğunu öne sürüyor.
Balkan Araştırmacı Gazetecilik Ağı’nın (BIRN) verilerine göre, 2025 yılı itibarıyla İsrail ile Sırbistan arasındaki ticaret hacminin yaklaşık yarısı savunma sektöründen, yani silah ve askeri ekipman ticaretinden oluşuyor.
Her iki ülkenin ilgili bakanlıkları da gizlilik gerekçesiyle silah satışlarına ilişkin ayrıntılı bilgi paylaşmıyor ve bu konuda resmi açıklamalar oldukça sınırlı kalıyor.
İsrailli savunma şirketi Elbit Systems, Sırbistan’da insansız hava aracı üretim tesisi kurmayı planlıyor. Sırbistan Ordusu halihazırda İsrail yapımı Hermes 900 İHA’larını ve PULS roket sistemlerini kullanıyor. Ayrıca iki ülke arasındaki siber savunma alanındaki iş birliği de giderek güçleniyor.
Yazı, İsrail’den Sırbistan’a para ve askeri teknoloji akışı sürdükçe, Sırbistan’dan Levant bölgesine mühimmat sevkiyatının da devam edeceği görüşüyle sona eriyor. Makalenin yazarına göre bu mühimmatın bir kısmı Lübnan’da görev yapan BM barış gücü askerlerini etkileyebilir, bir kısmı ise Gazze’deki askeri operasyonlarda kullanılabilir.
Kısa değerlendirme
Bu metin bir haberden ziyade güçlü yorum ve eleştiri unsurları içeren bir analiz yazısıdır. Yazının temel tezi, Sırbistan’ın İsrail’e yaptığı mühimmat satışlarının dolaylı olarak kendi askerlerinin güvenliğini tehlikeye atabileceği iddiasıdır. Ancak Milovan Jovanović’i öldüren mühimmatın kaynağı veya saldırının sorumlusu henüz resmi olarak belirlenmediğinden, metindeki bazı sonuçlar yorum niteliğindedir ve kesinleşmiş bir olgu olarak değerlendirilmemelidir.