Saraybosna Üniversitesi İnsanlığa Karşı Suçlar ve Uluslararası Hukuk Araştırma Enstitüsü Müdürü Muamer Džananović, savaş suçlusu Ratko Mladić’in Sırbistan’da defnedilmesiyle ilgili Uluslararası Ceza Mahkemeleri Rezidüel Mekanizmasına acil inceleme talebinde bulundu.
Ratko Mladić’in cenazesinin Sırbistan’a nakledilmesi ve en yüksek devlet ve askerî törenle defnedileceği yönündeki açıklamalarla ilgili tüm imkânların acilen değerlendirilmesini isteyen başvuru; Mekanizma Başkanı Graciela Gatti Santana, Başsavcı Serge Brammertz ve Yazı İşleri Müdürü Abubacarr M. Tambadou’ya gönderildi.
Enstitü, kesinleşmiş hükümle mahkûm edilen savaş suçlusunun devlet ve askerî törenle defnedilebileceğine ilişkin Sırp yetkililerin açıklamalarından derin endişe duyduğunu bildirdi.
Böyle bir uygulamanın; soykırım, insanlığa karşı suçlar ve savaş suçlarından hüküm giymiş bir kişinin kurumsal düzeyde yüceltilmesi anlamına geleceği belirtildi.
Mektupta, meselenin ailenin hayatını kaybeden yakınını defnetme hakkıyla ilgili olmadığı vurgulandı. Asıl sorunun, devletin Mladić’e en yüksek düzeyde tören düzenleme kararı olduğu kaydedildi.
Böyle bir kararın mağdurların onuru, uluslararası ceza adaletinin otoritesi, geçiş dönemi adaleti süreçleri ve bölgedeki hafıza kültürü açısından ciddi sonuçlar doğuracağı ifade edildi.
Enstitü, Uluslararası Adalet Divanının 2007 tarihli kararında Sırbistan’ın Srebrenitsa’daki soykırımı önleme yükümlülüğünü ihlal ettiğinin tespit edildiğini hatırlattı.
Ayrıca Sırbistan’ın, Ratko Mladić’i yargılanmak üzere teslim etmemesi nedeniyle Eski Yugoslavya Uluslararası Ceza Mahkemesiyle tam iş birliği yapma yükümlülüğünü de ihlal ettiğine dikkat çekildi.
Devlet ve askerî tören düzenlenmesinin Ratko Mladić’in kahramanlaştırılmasını ve efsaneleştirilmesini daha da güçlendirebileceği uyarısında bulunuldu. Bunun aynı zamanda soykırım ile diğer uluslararası suçların göreceleştirilmesine ve gelecek nesiller arasında inkârcılığın yayılmasına katkı sağlayabileceği belirtildi.
Enstitü, Mladić’in cenazesinin Sırbistan’a nakledilmesine ilişkin nihai işlemler gerçekleştirilmeden önce Mekanizmanın elindeki tüm hukuki, usule ilişkin, idari ve kurumsal imkânları acilen incelemesini ve sonuna kadar kullanmasını istedi.
Bu kapsamda,, Hollanda Krallığı’nın yetkili makamlarıyla gerekli iletişim ve iş birliğinin kurulması; cenaze töreninin hüküm giymiş savaş suçlusunu yüceltmek amacıyla kullanılmayacağına dair güvence talep edilmesi istendi.
Ayrıca böyle bir törenin mağdurlar, uluslararası adalete duyulan güven ve bölgedeki uzlaşma süreçleri üzerindeki muhtemel etkilerinin değerlendirilmesi talep edildi.
Açıklamanın sonunda, uluslararası ceza adaletinin hükümlünün ölümüyle sona ermediği vurgulandı. Bölgenin geleceğinin yalnızca mahkemelerce tespit edilen gerçeklere, sorumluluğa, mağdurların onuruna ve hukukun üstünlüğüne saygı temelinde inşa edilebileceği kaydedildi./BALKAN POSTASI