Moldova’da, bu ülke vatandaşlarının Bosna-Hersek ve Sırbistan’daki Rus kamplarına gönderilmesine ilişkin yürütülen soruşturma sonrası açılan davada, güvenlik skandalına dair yeni detaylar ortaya çıktı. Politico’nun haberine göre, dün görülen duruşmada Maxim Roșca’nın tanıklığına odaklanıldı. Roșca, bir oto galerisinde çalışırken Anatoli Prizenco’nun kendisine iki haftalık ücretli bir seyahat teklif ettiğini anlattı.
Prizenco, bu yolculuk karşılığında 300 ila 500 dolar kazanacağını söyledi ancak detay vermedi; daha fazla bilginin Moskova’daki isimsiz bir kişi tarafından aktarılacağını belirtti.
Teklifi kabul ettikten birkaç hafta sonra Roșca önce Sırbistan’a, ardından Bosna-Hersek’e götürüldü. Burada Rusya bağlantılı ajanslar tarafından yönetilen kamplarda; drone kullanımı, protestolar sırasında polisten kaçınma ve patlayıcı düzeneklerin kullanımı konusunda eğitim aldı.
Moldovalı savcılara göre Rus operatörlerin planı, bu kamplarda eğitilen kişileri Avrupa ülkelerine göndererek istikrarsızlaştırma faaliyetlerinde kullanmaktı.
Savcılık, Prizenco’nun Rusya bağlantılı geniş bir uluslararası ağın parçası olarak işe alım yaptığı ve bu ağın onlarca kişiyi etki operasyonları için eğittiğini belirtti. Prizenco’nun Kişinev’de mahkemeye çıkması bekleniyor.
Moldova savcılığı, kitlesel olayları teşvik ettikleri şüphesiyle 80’den fazla kişiyi soruşturuyor; bunlardan 20’si hakkında resmi suçlama yapıldı. Kamplarla bağlantılı en az iki kişi de Fransa ve Almanya’daki diğer istikrarsızlaştırma faaliyetleriyle ilişkilendiriliyor.
Roșca, 11 Ekim 2024’te Romanya’dan Moldova’ya giriş yaparken durdurulunca yetkililerin dikkatini çekti. Araçta Sırp ve Bosna para birimleri, SIM kartlar, USB cihazlar, drone parçaları, sanal gerçeklik gözlükleri ve radyo kontrollü ekipmanlar bulundu. Ayrıca havadan el bombası bırakmaya yarayan tek kullanımlık cihazlar da ele geçirildi.
Aynı araçtaki üç kişi geçen ay kitlesel olayları teşvik suçundan 4 ila 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Roșca ise eğitime katılmayı reddettiği için darp edildiğini iddia ederek bu davada tanıklık yaptı.
Mahkemede verdiği ifadede Roșca, ilk olarak Bosna-Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti’ne götürüldüğünü ve Banja Luka çevresindeki ormanlık alanda eğitim aldığını söyledi. Katılımcılara protestolara katılım, drone kullanımı ve sis bombası hazırlama eğitimi verildi.
Bu eğitimlerin, 2024 sonbaharında Rusya’nın müdahalesiyle gölgelenen seçimlerde Avrupa yanlısı Cumhurbaşkanı Maia Sandu’nun yeniden seçildiği süreçten hemen önce gerçekleştiği belirtildi.
Mahkeme kayıtlarına göre katılımcılara, Sandu’nun kazanması halinde ülkede Ukrayna’dakine benzer bir savaş çıkacağı söylendi.
Bir tanık, nehir kenarında kurulan dört çadırlık kampta birkaç gün süren eğitimde katılımcıların gözlük ve joystick kullanarak drone eğitimi aldığını aktardı. Moldova istihbaratına göre eğitmenler, Rus paralı asker grubu Wagner ile bağlantılı uluslararası bir ağın parçasıydı.
Daha sonra katılımcılar, Banja Luka’da kamu binalarını görüntüleme ve drone fırlatma noktalarını tespit etme gibi pratik görevler için şehre götürüldü.
Tanığa göre, “Mircho” adlı bir kişi tarafından taşındılar. Moldova istihbaratına göre bu kişinin Mircho Angelov olduğu ve Bosna-Hersek ile Sırbistan’daki kamplarda eğitmenlik yapan yabancı kişiler arasında yer aldığı belirtildi.
Moldova, Romanya ve Ukrayna arasında yer alan ve Moskova’nın etki alanında görülen bir ülke olarak, son dönemde Rusya’nın Avrupa’ya karşı yürüttüğü hibrit savaşın önemli cephelerinden biri haline geldi.
Hükümet, Moskova’yı 2024’teki AB üyeliği referandumuna ve seçimlere müdahale etmekle suçlarken, Rusya bu iddiaları reddetti.
Moldova’nın AB yetkilileriyle paylaştığı bir belgede, ülkedeki bazı din adamlarının haftanın yedi günü dezenformasyon yaymaları yönünde yönlendirildiği de yer aldı.
Ayrıca Telegram üzerinden propaganda ağlarının kurulması, oy satın alma, organize protestolar, siber saldırılar, troll ağları ve yapay zekâ destekli deepfake içerikler de bu operasyonların parçası olarak değerlendirildi.
Moldova İçişleri Bakanı Misail-Nichitin, bu eğitimlerin Bosna-Hersek, Sırbistan ve Rusya’da gerçekleştirildiğini belirterek, söz konusu ağların ülke sınırlarını aşan operasyonlar yürüttüğünü söyledi.
Bakan ayrıca Ukrayna’da gazeteciler, savunma yetkilileri ve kritik altyapı yöneticilerinin de aralarında bulunduğu 90’dan fazla kişinin hedef alındığını öne sürdü.
Yetkililere göre, bu tür operasyonlarda genellikle sabıkasız, savunmasız gençler hedef alınıyor ve bazıları henüz 14-15 yaşında oluyor.
Fransa’daki bazı olaylarda da Moldova, Bulgaristan ve Sırbistan vatandaşlarının kullanıldığı, örneğin duvarlara semboller çizilmesi gibi eylemlerin bu ağlarla bağlantılı olduğu ifade edildi./BALKAN POSTASI