Bosna Hersek Dışişleri Bakanı Elmedin Konaković, kabinesinden yapılan açıklamaya göre 19. Uluslararası Dubrovnik Forumu’na katıldı.
Batı Balkanlar’ın güvenliği ve geleceğine ayrılan panelde konuşan Bakan Konaković, Bosna Hersek’in Dayton Barış Anlaşması’nın imzalanmasından bu yana en ciddi krizden geçtiğini söyledi. Konaković, bugün yaşanan krizin etnik değil, öncelikle Bosna Hersek’teki siyasi süreçler üzerindeki güçlü Rus etkisinin yol açtığı jeopolitik bir kriz olduğunu vurguladı.
Bosna Hersek’in Avrupa yolunun ve Avrupa Birliği’nin Büyüme Planı kapsamındaki fonlarının, SNSD Başkanı Milorad Dodik’in öncülük ettiği ayrılıkçı politikalar tarafından engellendiğini belirten Konaković, bunun doğrudan Bosna Hersek’in Avrupa geleceğine karşı yürütülen bir siyasi faaliyet olduğunu ifade etti.
Konaković, Dodik’in Bosna Hersek’te Rus etkisinin kilit taşıyıcısı olarak hareket ettiği uyarısında bulunarak, Dodik’in son bir buçuk yılda Rusya Federasyonu Devlet Başkanı Vladimir Putin ile sekiz kez resmi görüşme yaptığını, bunlar arasında bu yıl mayıs ayında Moskova’daki askeri geçit töreninin ardından gerçekleşen görüşmenin de bulunduğunu hatırlattı.
Dodik’in Rusya’yı kamuoyu önünde Republika Srpska’nın en önemli müttefiki olarak nitelendirdiğini söyleyen Konaković, tam da bu jeopolitik etki nedeniyle Avrupa reformlarını, Bosna Hersek kurumlarını ve Büyüme Planı’nın uygulanmasını sürekli engellediğini belirtti.
Bakan Konaković, uluslararası toplumun bunun sıradan siyasi anlaşmazlıklardan ibaret olmadığını açık şekilde görmesi gerektiğini vurguladı. Ona göre bu durum, Moskova’dan güçlü destek alan ayrılıkçı politikalar yoluyla Bosna Hersek’i ve bölgeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik organize bir girişimdir.
Güvenlik sorunlarına değinen Konaković, tek taraflı herhangi bir ayrılık girişiminin tüm bölgenin barış ve istikrarı için ciddi bir tehdit oluşturacağını söyledi. Bosna Hersek’in anayasal düzenini ve toprak bütünlüğünü koruma hakkı ve yükümlülüğü bulunduğunu vurguladı.
Bakan, konuşmasının özel bir bölümünü bölgedeki uzlaşı sürecine ayırdı. Gerçek bir uzlaşının, uluslararası mahkemelerin kararlarıyla tespit edilmiş gerçeklerin kabulü olmadan mümkün olmadığını belirtti.
Bölgenin bazı kesimlerinde Srebrenitsa’da mahkeme kararıyla tespit edilmiş soykırımın hâlâ inkâr edildiğini, savaş suçlularının yüceltildiğini ve en ağır suçlardan hüküm giymiş kişilere koruma sağlandığını vurguladı.
Konaković özellikle Sırbistan’ın geçmişle yüzleşmeyi hâlâ reddettiğine, Srebrenitsa soykırımına ilişkin mahkemece tespit edilmiş gerçekleri inkâr ettiğine ve kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla savaş suçlarından hüküm giymiş bazı kişilere sığınak ve koruma sağladığına dikkat çekti.
Örnek olarak Tuzla Kapija katliamı nedeniyle mahkûm edilen ve yıllardır kesinleşmiş cezasını çekmekten kaçınarak Sırbistan’da bulunan Novak Đukić’i gösterdi.
Gerçek bir uzlaşının soykırımın inkârı, revizyonizm ve savaş suçlularının yüceltilmesi üzerine kurulamayacağını belirten Konaković, bunun ancak uluslararası hukuka, mahkeme kararlarına ve tüm kurbanların onuruna saygı temelinde mümkün olabileceğini söyledi.
Bölgesel ilişkilere değinen Konaković, Bosna Hersek ile Hırvatistan Cumhuriyeti arasında olumlu iş birliği örneklerinin de bulunduğunu vurguladı. Özellikle üç ortak adımı önemli bulduğunu belirtti: profesyonel sürücülere özel vize verilmesinin önünü açan Yabancılar Yasası değişiklikleri, sınır kapılarına ilişkin yeni anlaşma ve Bosna Hersek ile Hırvatistan Cumhuriyeti arasında Güney Gaz Bağlantı Hattı’nın inşasına dair devletlerarası anlaşma.
Aynı zamanda Hırvatistan Cumhuriyeti’nden bazı siyasi gruplar ve kişiler tarafından hâlâ Bosna Hersek’in anayasal düzenine müdahale eden mesajlar geldiği uyarısında bulundu. Bu mesajların harita çizme, ülkenin iç düzenini yeniden şekillendirme ve üçüncü entite kurulması talepleri üzerinden ortaya çıktığını söyledi.
Zagreb’de de Belgrad’da da karşılıklı saygıya, istikrara ve bölgenin Avrupa geleceğine odaklanan sorumlu politikaların hâkim olmasını umduğunu dile getirdi. Bosna Hersek’in anayasal düzenine yönelik bu tür saldırılar nedeniyle bir gözü açık uyuduğunu, ancak egemenliğini, toprak bütünlüğünü ve anayasal düzenini koruma konusunda kararlı olduğunu vurguladı.
Bakan, Bosna Hersek’in bugün Avrupa Birliği’nin Büyüme Planı ve kademeli entegrasyon süreci sayesinde Avrupa entegrasyonunu hızlandırmak için tarihi bir fırsata sahip olduğunu söyledi. Ancak uluslararası ortakların Avrupa reformlarını engelleyen yıkıcı politikaları fark edip durdurmaması halinde bu fırsatın kaybedileceğini belirtti.
Konuşmasının sonunda Avrupa Birliği’ne, Amerika Birleşik Devletleri’ne ve tüm uluslararası ortaklara Bosna Hersek ve bölgede güçlü şekilde angaje olmaya devam etmeleri çağrısında bulundu. Batı Balkanlar’ın istikrarının; ayrılıkçılığa, zararlı Rus etkisine, soykırımın inkârına ve savaş suçlularının yüceltilmesine kararlı biçimde karşı durulmasına, ayrıca Bosna Hersek’in barışını, istikrarını ve Avrupa geleceğini korumak için çalışan Avrupa yanlısı ve demokratik güçlere tam destek verilmesine bağlı olduğunu söyledi.
Panelde Bakan Konaković’in yanı sıra Karadağ Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Ervin Ibrahimović, Arnavutluk Cumhuriyeti Avrupa ve Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha, Hırvatistan Cumhuriyeti Dışişleri ve Avrupa İşleri Bakanı Gordan Grlić Radman, Avrupa Parlamentosu üyesi Željana Zovko, Bölgesel İşbirliği Konseyi (RCC) Genel Sekreteri Amer Kapetanović ve Avusturya Avrupa ve Uluslararası İşler Bakanlığı’nın Güneydoğu Avrupa ve AB Genişlemesinden Sorumlu Özel Temsilcisi Urlike Hartmann da yer aldı.