KİLİSE, DEVLET VE ÜNİVERSİTE: SIRBİSTAN’IN YENİ EĞİTİM PROJESİ

Sırbistan’da kabul edilen yasal değişiklikler, Sırp Ortodoks Kilisesinin (SPC) kurucusu olacağı ve devlet bütçesinden finanse edilebilecek yeni bir üniversitenin önünü açtı. “Sveti Sava” adını taşıması planlanan üniversiteye özel statü tanınması, kilise ile devletin ayrılığı ve dinî toplulukların eşitliği konusunda tartışmalara yol açtı.

Sırbistan, kurucusunun Sırp Ortodoks Kilisesi olacağı yeni bir üniversite kurmaya hazırlanıyor. Devletin bu projede hem ortak hem de finansman sağlayıcı olarak yer alması mümkün olacak.

Üniversitenin kurulmasının önünü, Kiliseler ve Dinî Topluluklar Kanunu’nda kısa süre önce yapılan değişiklikler açtı. Düzenlemeyle gelecekte kurulacak Sırp Ortodoks Kilisesi üniversitesine “özel toplumsal önem” statüsü verildi.

Yasa koyucular bu kararı, Sırp Ortodoks Kilisesinin eğitimin gelişmesindeki “paha biçilemez tarihsel rolü” ve Sırp halkının “manevi ve millî kimliğinin korunmasına” sağladığı katkıyla gerekçelendirdi.

Açıklamada, üniversiteye tanınan özel toplumsal statünün Sırbistan’daki diğer kilise ve dinî toplulukların eşit hukuki konumunu etkilemeyeceği savunuldu.

Ancak düzenleme, ülkenin laik yapısı ve dinî topluluklar arasındaki eşitlik bakımından tartışma yarattı.

Muhalefetten anayasaya aykırılık eleştirisi

Sırbistan Anayasası, din temelinde ayrımcılığı yasaklıyor ve bütün kiliselerle dinî toplulukların eşit olduğunu hükme bağlıyor.

Üniversite öğretim üyesi ve muhalefetteki Yeşil-Sol Cephe milletvekili Rastislav Dinić, düzenlemenin bu ilkelere aykırı olduğunu savundu.

Dinić, “Burada durumun böyle olmadığı açık. Baskın konumdaki bir dinî topluluk ve kilise, Sırp kimliğinin korunmasındaki tarihsel hizmetlerine atıf yapılarak kayırılıyor. Bu hizmetler mevcut olabilir ancak anayasanın ihlal edilmesini haklı gösteremez” dedi.

Kiliseler ve Dinî Topluluklar Kanunu’ndaki değişiklik teklifi, kabul edilmeden önce görüş bildirmesi için Eşitliğin Korunması Komiserliğine gönderilmedi.

Eşitlik Komiseri Milan Antonijević, bu nedenle kurumunun yasa hazırlığı sırasında önerilen çözümleri ayrımcılığın yasaklanmasına ilişkin mevzuat açısından değerlendiremediğini belirtti.

Bununla birlikte Antonijević, belirli bir kilisenin konumunun özel olarak düzenlenmesinin otomatik biçimde anayasanın ihlal edildiği anlamına gelmeyeceğini söyledi.

Antonijević, “Eşitlik bakımından temel mesele, bu düzenlemeyle bir kiliseye nesnel ve makul bir gerekçesi bulunmayan haklar, imkânlar veya ayrıcalıklı bir konum verilip verilmediğidir. Farklı muamelenin ulaşılmak istenen meşru hedefle orantılı olup olmadığına bakılmalıdır” ifadelerini kullandı.

Üniversiteye devlet bütçesinden finansman sağlanabilecek

Mevcut yasa, kiliseler ve dinî toplulukların okul öncesi kurumlar, ilkokullar, liseler, meslek ve sanat okulları, yüksekokullar, fakülteler ve üniversiteler kurmasına zaten izin veriyor.

Yeni değişikliklerle ise Sırp Ortodoks Kilisesi üniversitesinin konumu özel olarak tanımlandı.

Düzenleme, üniversitenin Sırbistan Cumhuriyeti ile iş birliği içinde ve devlet bütçesinden sağlanacak finansmanla kurulmasına imkân tanıyor.

Akreditasyon sürecinde de özel kurallar uygulanması öngörülüyor. Sırp Ortodoks Kilisesi, yükseköğretim kurumu ve eğitim programlarının akreditasyonu için kuruluş sermayesi veya banka teminatı sunma zorunluluğundan muaf tutulacak.

Bu belgeler, kurucusu devlet olmayan diğer yükseköğretim kurumları açısından yasal bir zorunluluk niteliği taşıyor.

Sırbistan hükümeti tarafından kabul edilen değişiklikler, parlamentoda da hızlandırılmış usulle onaylandı. Gerekçede, yasanın acil prosedürle çıkarılmamasının kiliseler, dinî topluluklar ve bunlara bağlı kurumların çalışmalarında “zararlı sonuçlara” yol açabileceği belirtildi ancak bu sonuçların ne olacağı açıklanmadı.

Dinić, hükümetin kamuoyu önünde geniş bir tartışma yapılmasını istemediğini ileri sürerek, “Bu konuda çok acele ettiler. Yasanın boşluklarla dolu olduğunun farkındaydılar; tartışmadan kaçınmanın ve mümkün olduğunca kamuoyundan gizlemenin daha iyi olacağını düşündüler” dedi.

“Sveti Sava Üniversitesi” için mutabakat imzalandı

Yeni üniversitenin kurulmasına ilişkin açıklamalar ilkbaharda başlamıştı.

Sırbistan Başbakanı Đuro Macut ile Sırp Ortodoks Kilisesi Patriği Porfirije, mayıs ayında “Sveti Sava Üniversitesi”nin kurulması konusunda hükümet ile kilise arasında iş birliği mutabakatı imzaladı.

Törene Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić de katıldı.

Patrik Porfirije, projenin “hiç kimseye karşı olmadığını”, kamusal ve ortak yarara yönelik bir sorumluluğu ifade ettiğini söyledi.

Vučić ise yeni üniversitede geleceğin din görevlilerinin eğitim göreceğini ve kurumun kuruluş aşamasında Sırp Ortodoks Kilisesine devlet tarafından mali ve “her türlü başka yardımın” sağlanacağını açıkladı.

Vučić ayrıca öğrencilerin bu üniversitede “üstün bir eğitim alabileceklerini ve vatanseverlik mirasını benimseyeceklerini” belirtti.

Eğitim Bakanı Dejan Vuk Stanković de ağustos ayı sonunda, bakanlığın Sırp geleneği, kültürü ve dilinin incelenmesine odaklanacak yeni yükseköğretim kurumlarının kurulması için çalışacağını açıklamıştı.

Stanković, Sırp Ortodoks Kilisesinin ülkenin eğitim sistemindeki rolünün “yeniden güçlendirilmesi” için mücadele edeceğini söylemişti.

Üniversitenin ne zaman kurulacağı, merkezinin nerede olacağı, bünyesinde hangi fakültelerin yer alacağı, kaç öğrenci kabul edeceği ve ne kadar finansmana ihtiyaç duyacağı henüz açıklanmadı.

Sırbistan Eğitim Bakanlığı ile Sırp Ortodoks Kilisesi, bu konudaki sorulara yanıt vermedi.

Kilise ile devletin ayrılığı tartışılıyor

Sırbistan Anayasası ülkeyi laik bir devlet olarak tanımlıyor ve kilise ile devletin birbirinden ayrı olmasını öngörüyor.

Muhalefet milletvekili Dinić, kilise ve devletin ortak kuruculuğunda gerçekleştirilecek projenin bu anayasal ilkeyi doğrudan tartışmaya açtığını savundu.

Eşitlik Komiseri Antonijević ise bir yasanın anayasaya uygun olup olmadığı konusunda nihai değerlendirme yetkisinin Anayasa Mahkemesine ait olduğunu hatırlattı.

Antonijević, “Belirli bir kuruma özel haklar veya kolaylıklar tanındığı tespit edilirse bunun açık, nesnel ve makul bir gerekçesi bulunmalıdır” dedi.

Akademik çevrelere mesaj mı?

Yeni üniversite girişimi, Sırbistan’daki akademik çevrelerin Kasım 2024’te Novi Sad’da yaşanan facianın ardından başlayan öğrenci blokajlarına ve protestolara destek verdikleri gerekçesiyle hükümetin eleştirilerine hedef olduğu bir döneme denk geldi.

Sırp Ortodoks Kilisesi protestolarda hükümetten yana tavır almış ve gösterileri ülkeyi istikrarsızlaştırmaya yönelik bir girişim olarak nitelendirmişti.

Dinić, kilise ve devletin ortak üniversite kurma girişiminin mevcut devlet üniversitelerine yönelik bir tür misilleme ve mesaj olduğunu savundu.

“Bunların amacı, rejime sadık paralel bir akademi oluşturmaktır. Sırp Ortodoks Kilisesi burada yalnızca rejime bağlı yeni bir fakültenin örtüsü olarak kullanılıyor” diyen Dinić, kısa süre önce Niş’te kurulan Sırp Araştırmaları Fakültesini örnek gösterdi.

Bu fakülte, öğrenci protestolarının yoğunlaştığı 2025 yılının sonunda, hükümet kararıyla Niş Üniversitesi Felsefe Fakültesinin üç bölümünün ayrılması sonucunda kurulmuştu.

Dinić’e göre bu tür kurumların amaçlarından biri, gelecekteki üniversite protestolarının etkisini azaltmak ve hükümete destek veren akademik kurumların da bulunduğu görüntüsünü oluşturmak.

CRTA ve Stanford Üniversitesi Democracy Action Lab tarafından haziran ayında yapılan araştırmaya göre devlet üniversiteleri, Sırbistan vatandaşlarının en fazla güvendiği kurumlar arasında ilk sırada yer aldı.

Araştırmada vatandaşların yüzde 71’inin devlet üniversitelerine, yüzde 63’ünün ise Sırp Ortodoks Kilisesine güvendiği tespit edildi.

Üniversite kurmak için hangi koşullar gerekiyor?

Sırbistan mevzuatına göre üniversiteler özerk bilim, sanat ve eğitim kurumları olarak tanımlanıyor ve en az üç fakülteden oluşmaları gerekiyor.

Üniversitelerin bünyesinde enstitüler, üniversite kütüphaneleri ve faaliyet alanıyla bağlantılı başka kuruluşlar da bulunabiliyor.

Üniversite veya fakülteler devlet, tüzel kişiler ya da gerçek kişiler tarafından kurulabiliyor. Kurumların faaliyete başlaması için gerekli koşulların karşılanıp karşılanmadığını Eğitim Bakanlığı değerlendiriyor.

Üniversitenin kurucusunun devlet olması hâlinde kuruluş kararını hükümet veriyor. Kurucunun devlet dışında bir tüzel veya gerçek kişi olması durumunda ise kuruluşun gerekçelerini açıklayan ayrıntılı bir rapor hazırlanması gerekiyor./BALKAN POSTASI

En son haberler

SLOVENYA’DA BİNLERCE KİŞİ, İSRAİL’İN BÜYÜKELÇİLİK AÇMASINI PROTESTO ETTİ

İSVİÇRE GAZETESİNDE ”SIRP DÜNYASI” ANALİZİ: ”SIRBİSTAN İSTİKRARSIZLIĞIN TEMEL KAYNAĞI, PLAN BOSNA HERSEK’İ YOK ETMEK”

HIRVATİSTAN VE BULGARİSTAN, PESTİSİT NEDENİYLE ARNAVUTLUK VE MAKEDONYA’DAN GELEN 35 TONDAN FAZLA BİBERE EL KOYDU