İBRAHİMOVİÇ AİLESİNİN ERKEK SOYUNUN NEREDEYSE TAMAMI SREBRENİTSA’DA ÖLDÜRÜLDÜ: TORUN DEDESİNİN ADINI TAŞIYOR

Podrinje bölgesinden İbrahimović ailesinin erkek üyelerinin büyük bölümü Srebrenitsa Soykırımı’nda öldürüldü. Geriye ise bugün sevdiklerinin hatırasını yaşatan ve gerçeğe tanıklık eden sadece birkaç torun kaldı.

Onlardan biri de öldürülen Nesib’in torunu olan 17 yaşındaki Nesib İbrahimović. Bugün dedesinin adını taşıyan genç Nesib, babası Nermin ile birlikte Barış Yürüyüşü’ne katılıyor.

Dünyanın neredeyse her yerinden gelen binlerce kişi bu sabah Nezuk’tan Potoçari’ye doğru yola çıktı. Barış Yürüyüşü kapsamında yaklaşık 100 kilometrelik yol kat edilecek. Katılımcılar arasında, 1995 yazında özgür bölgeye ulaşamayan ve vahşice infaz edilen Podrinjelilerin aile üyeleri de bulunuyor.

Saldırılar döneminde Podrinje’nin kalabalık ailelerinden biri de İbrahimović ailesiydi. Ailenin erkek soyunun neredeyse yüzde 80’i en vahşi şekilde öldürüldü. O dönemde Bosna-Hersek Cumhuriyeti Ordusu’nun kontrolündeki bölgeye ulaşmayı başaramayanlardan biri de Nesib İbrahimović’ti. Geride oğlu Nermin’i bıraktı.

Klix.ba ekibi, Nermin’i Nezuk’ta, Barış Yürüyüşü’ne ilk kez katılmaya hazırlanırken görüntüledi. Nermin, Norveç’te yaşaması ve bazı objektif nedenler yüzünden daha önce “kurtuluş yolu”, yani “ölüm yolu” olarak bilinen bu güzergahta yürüyemediğini söyledi.

“Bu yolu denemeye karar verdim. Çünkü insan yaş alıyor ve gelecek yılı görüp göremeyeceğimizi kimse bilemez. Çok duygusal ve zor. İnsan, sevdiklerinin yürüdüğü topraklara bastığını düşünüyor. Belki de bazıları son nefesini tam burada verdi. Srebrenitsa düştüğünde 13 yaşındaydım. Üç yıl önce Gračanica’ya çıkmayı başarmıştık. Babam, amcam, eniştem ve ailenin yaşlı erkek üyelerinin çoğu Srebrenitsa’da kalmıştı,” diyor Nermin.

Nermin’in babası Nesib, saldırganlar tarafından Potoçari’de infaz edildi. Amcası, eniştesi ve ailenin diğer erkek üyeleri ise o dönem “kurtuluş yolu”, yani “ölüm yolu” üzerindeki pusularda öldürüldü.

“Amcam ilk bulunanlar arasındaydı. Babamın ise çok küçük parçalarını Potoçari’de bulduk. Onu üç yıl önce defnettik. Bazı tanıklar ve varsayımlar var; boğazının kesildiği düşünülüyor. Yolun sonlarına doğru ölü halde bırakılan eniştem ise hiçbir zaman bulunamadı. Bu, bütün aile için trajik bir kader. Ama insan yaşamaya devam ediyor. Tek biz değiliz; bütün Bosna-Hersek büyük bir toplu mezar gibi,” diye anlatıyor Nermin.

Bosna-Hersek’e yönelik saldırılar, özellikle de Srebrenitsa’da işlenen soykırım, Podrinjelilerin çoğunun hayat yolunu bambaşka şekilde çizdi. Konuştuğumuz Nermin de bunun canlı tanıklarından biri.

“Hepimiz ikili bir hayat yaşıyoruz. Her bayram, her yılbaşı, her 1 Mayıs beraberinde hem sevinç hem hüzün getiriyor. Tam bir mutluluk yok. Çünkü oğlum babamı hiç tanımadı. Ben liseyi bitirdiğimde babasızdım. Babam hayatımdaki diğer önemli anları da göremedi. Bunlar tarif edilemeyen trajedilerin yol açtığı nesiller arası travmalar. Biz bunu yaşıyoruz; bunun nasıl bir şey olduğunu en iyi annelerimiz bilir,” diyor Nermin.

Savaş sonrası yıllarda Nermin’in bir oğlu oldu ve ona merhum babası Nesib’in adını verdi. Bugün 17 yaşındaki bu genç, İbrahimović ailesinin mirasçılarından biri olarak Srebrenitsa ve savaşta yaşananlar hakkındaki hakikati yüksek sesle anlatıyor. Bu yıl Barış Yürüyüşü’ne üçüncü kez katılıyor. İlk katılımının ise en zor olanı olduğunu söylüyor.

“Her yıl buraya dönüyorum. Çünkü nereden geldiğimi görmek, öyle söyleyeyim, güzel bir duygu. İlk kez gelmek istememiştim ve ilk etap benim için en zoruydu. Ancak zaman geçtikçe her şey daha kolaylaşıyor. Duygular beni alıp götürüyor ve kendi başıma yürüyorum. Ayaklarımın durumunu ya da ne kadar zorlandığımı hiç düşünmüyorum. Bu yolda beni ruhum yönlendiriyor,” diyor Nesib.

Anne ve babasıyla birlikte yaşadığı Norveç’te, köklerinden gelen kültürü ve kimliği korumaya çalışıyor.

“Kim olduğumuzu ve ne olduğumuzu unutmak istemiyoruz. Özellikle de bugün bulunduğumuz yerde olmamız ve aslında kim olduğumuz için hayatlarını verenleri asla unutmak istemiyoruz,” diyerek sözlerini tamamlıyor Nesib.

Binlerce katılımcı Potoçari’ye doğru yürümeye devam ederken, aralarında İbrahimović ailesi de var. Soykırımdan otuz yıl sonra aynı acıyla, fakat aynı kararlılıkla, sevdiklerinin hatırasını unutulmaya bırakmamak için yürüyorlar.

Nermin için bu yol, babasının kaderiyle yüzleşmek anlamına geliyor. Oğlu Nesib için ise Srebrenitsa gerçeğini gelecek nesillere aktarma yemini taşıyor.

Bugün attıkları adımlar yalnızca öldürülen aile üyelerine yönelik bir anma değil; aynı zamanda soykırım kurbanlarının asla unutulmayacağına ve Temmuz 1995’te yaşananlara dair gerçeğin, onların adlarını, hatıralarını ve mirasını taşıyan insanlar aracılığıyla yaşamaya devam edeceğine dair güçlü bir mesajdır./BALKAN POSTASI

En son haberler

YÜZDE 80 SAVAŞ GAZİSİ ENGELLİ MUMIN KORAJAC, İKİ KOLTUK DEĞNEĞİYLE BARIŞ YÜRÜYÜŞÜ’NE BAŞLADI

ÇORUM FUTBOL KÜLÜBÜ ARNAVUT OYUNCU YLBER RAMADANİ’Yİ TRANSFER ETTİ

“TEHLİKE SONA ERDİ” SİRENİ 11 TEMMUZ’DA SARAYBOSNA GENELİNDE DUYULACAK: VATANDAŞLARA DURARAK SOYKIRIM KURBANLARINI ANMA ÇAĞRISI