Batı Balkanlar siyasi açıdan gergin bir sonbahara giriyor. Kosova siyasi çıkmazla karşı karşıyayken, Sırbistan ve Bosna-Hersek seçimlere hazırlanıyor. Bölge ise NATO, Avrupa Birliği ve Rusya’nın çıkarlarının kesişme noktasında kalmaya devam ediyor.
Hırvatistan’ın Jutarnji list gazetesi analizine bu değerlendirmeyle başlarken, KFOR’un Kosova’da ve dolayısıyla bölgede istikrarın korunmasındaki temel faktörlerden biri olmaya devam ettiğini belirtiyor.
Hırvat medyası, nisan ayında Zagreb’de Hırvatistan-Arnavutluk-Kosova üçlü iş birliğine ilişkin gerçekleştirilen toplantının ardından yapılan açıklamaları hatırlatarak, KFOR’un ve Kosova’daki istikrarın bölgesel barış açısından öneminin vurgulandığını aktardı.
Makaleye göre haziran ayında Brüksel’den, güvenlik durumunun istikrarlı seyretmesi dikkate alınarak NATO’nun gelecek yıl boyunca KFOR’un sahadaki varlığını kademeli biçimde uyarlayacağı açıklaması geldi. Ancak Jutarnji, daha sonra bölgede yeniden gerilim yaşandığını belirtiyor.
Bu kapsamda KFOR’un Mitroviça’daki İbre Nehri üzerindeki ana köprüdeki varlığını azaltma planına değinilirken, bu konunun Sırbistan’da tepkilere yol açtığı ifade edildi. Ayrıca Ujman/Gazivoda Gölü bölgesindeki bazı yapıların yıkılması ve Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić’in İbre Nehri’nin akışının değiştirilmesi ihtimaline ilişkin açıklamaları da hatırlatıldı.
Hırvat gazetesi bu söylemleri, Vučić’in fiilen seçim kampanyasına başlamış olmasıyla da ilişkilendiriyor.
Jutarnji: Kosova’da siyasi kriz
Analizin önemli bir bölümü Kosova’daki siyasi gelişmelere ayrıldı.
Hırvat gazetesi, Kosova’nın yaklaşık 18 aydır siyasi kriz içerisinde bulunduğunu belirterek Şubat 2025 seçimleri, aralık ayında yapılan seçimler ve 7 Haziran seçimlerine değindi. Haberde, kurumların oluşturulması konusunda devam eden sorunlara dikkat çekildi.
Makalede Azem Vllasi’nin Albin Kurti’nin iktidara yaklaşımını değerlendirirken kullandığı, Kurti’nin “seçimlerde en fazla oyu aldığı için iktidara hâkim olmak istediği” yönündeki ifadelerine de yer verildi.
Jutarnji değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Aralık ayında yeni seçimler yapıldı, Kurti çoğunluğu kazandı ancak şimdi 80 oy gerektiren yeni cumhurbaşkanını seçemediler. On altı ay içerisinde üçüncü seçim 7 Haziran’da yapıldı. Yine hiçbir şey çözülemedi. Meclis yine yönetimini seçemiyor ve iki yıldan kısa süre içerisinde dördüncü seçim ihtimali ortaya çıkıyor. Kurti’nin inatçılığı nedeniyle Kosova’nın dünyaya sunduğu bu sirk kötü bir görüntü oluşturuyor.”
Bununla birlikte analize göre Kosova’da olası yeni seçimlerin bölgesel istikrar üzerinde büyük bir etki yaratması beklenmiyor. Gazete bunun gerekçesini “KFOR barışı garanti ediyor” sözleriyle açıklıyor.
Vučić seçimlere hazırlanıyor: “Tehlikeli senaryo” uyarısı
Analizde, Sırbistan’da 18 veya 25 Ekim’de yapılması öngörülen parlamento seçimlerine özel önem veriliyor.
Jutarnji’ye göre Vučić, Sırp İlerleme Partisi’nin (SNS) zaferini güvence altına almak amacıyla kurumsal ve medya mekanizmasını şimdiden harekete geçirmiş durumda. Vučić’in de SNS’nin seçim listesinde yer alması bekleniyor.
Analizde, seçimlerin ardından hem iktidarın hem de muhalefetin zafer ilan etmesi ve muhalefetin sonuçların manipüle edildiğini öne sürmesi halinde potansiyel olarak tehlikeli bir durumun ortaya çıkabileceği uyarısında bulunuluyor.
Yazara göre böyle bir senaryoda Vučić’in muhaliflerini demokratik standartlara uymamakla suçlaması ve protestoları engellemek amacıyla güç kullanılması ihtimali göz ardı edilmemeli.
Jutarnji bu nedenle, özellikle AB’den gelecek uluslararası seçim gözlemcilerinin varlığının son derece önemli olduğunu vurguluyor.
Bosna-Hersek de önemli bir sınavın eşiğinde
Bosna-Hersek’teki seçimler de analizin önemli başlıklarından biri.
Jutarnji, ülkenin üç kurucu halkı içerisinde yoğun siyasi mücadeleler yaşanacağını öngörüyor.
Sırp muhalefeti Milorad Dodik’in SNSD’sini iktidardan uzaklaştırmayı hedeflerken, SDA merkezi yönetime geri dönmek istiyor. Hırvat partileri ise bu kez Bosna-Hersek Cumhurbaşkanlığına kendilerinin meşru Hırvat temsilcisi olarak gördüğü adayı seçtirebilmeyi umuyor.
Rusya, Belgrad ve Banja Luka’daki etkisini korumak istiyor
Analizde büyük güçlerin Balkanlar’daki çıkar mücadelesi de ele alınıyor.
Jutarnji’ye göre Rusya, Belgrad ve Banja Luka üzerindeki etkisini korumayı hedeflerken Çin, Sırbistan’ı bölgedeki varlığını güçlendirecek bir platform olarak görüyor.
ABD ise Batı Balkanlar’ın istikrarını ve Bosna-Hersek sınırlarının dokunulmazlığını bölgesel öncelikleri arasına yerleştirmiş durumda.
Bu kapsamda Rusya’ya enerji bağımlılığına da dikkat çekiliyor. Jutarnji’nin aktardığı bir ABD Dışişleri Bakanlığı belgesine göre bu bağımlılık, bölge açısından stratejik bir zayıflık olmaya devam ediyor.
Hırvat gazetesi, Kosova, Sırbistan ve Bosna-Hersek’ten farklı olarak Karadağ’daki durumun önemli ölçüde istikrara kavuştuğunu değerlendiriyor. Gazete bunu kısmen Karadağ’ın NATO üyeliğine ve AB’ye entegrasyon perspektifine bağlıyor.
2026 sonbaharı Balkanlar için kritik
Jutarnji list analizinin sonucunda 2026 sonbaharını Batı Balkanlar açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriyor.
Kosova kurumsal çıkmazla, Sırbistan potansiyel olarak gergin seçimlerle, Bosna-Hersek sert siyasi mücadelelerle karşı karşıya bulunurken; NATO, AB, ABD ve Rusya bölgenin istikrarı ve jeopolitik yönelimi üzerinde doğrudan çıkar sahibi olmaya devam ediyor./BALKAN POSTASI