BOSNA-HERSEK DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI AÇIKLAMA YAPTI: MADURO BİR DİKTATÖRDÜR, DÜNYA ONUN GİBİ YÖNETİCİLER OLMADAN DAHA İYİ BİR YER OLURDU

Bosna-Hersek Dışişleri Bakanlığı, Venezuela’daki gelişmeler ve ABD’nin Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu gözaltına almasına ilişkin bir açıklama yaptı. Bakanlık tarafından yayımlanan basın açıklamasında, Venezuela halkına destek verildiği ifade edildi. Açıklamada, “Venezuela halkına, ülkenin ve daha geniş bölgenin istikrarına destek veriyoruz. Tüm tarafları, daha fazla tırmanma ve acıların önlenmesi için akılcı, sorumlu ve itidalli davranmaya çağırıyoruz. Nicolas Maduro, korku, güç kullanımı, ordu ve polis baskısı, medyanın tam kontrolü ve diğer baskıcı araçlarla yönetmiş bir diktatördür. İktidarını özgür ve adil seçimlere değil; seçim sahtekârlıklarına, manipülasyonlara ve siyasi muhalifler ile öğrenci aktivistlerine yönelik sistematik baskılara, gözaltılara ve tehditlere dayandırmıştır” denildi. Maduro’nun yönetim tarzına değinilen açıklamada, diktatörlerin benzer yöntemler izlediği vurgulandı. “Dünya, Nicolas Maduro gibi yöneticiler olmadan daha iyi bir yer olurdu. Onun iktidarı […]

-

VUÇİÇ, MADURO’NUN TUTUKLANMASI HAKKINDA: “DÜNYADA GÜÇLÜNÜN HUKUKU GEÇERLİ; KİM DAHA GÜÇLÜYSE O EZER.”

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro’nun tutuklanmasına ilişkin açıklamalarda bulundu. Ulusal Güvenlik Konseyi toplantısının ardından konuşan Vučić, dünyada artık uluslararası hukukun değil, “güçlünün hukuku”nun geçerli olduğunu söyledi. ABD’nin Venezuela’ya yönelik operasyonu ve Maduro’nun tutuklanmasının ardından ilk kez konuşan Vučić, bu gelişmenin uluslararası düzenin fiilen işlemediğini bir kez daha gösterdiğini ifade etti. Birleşmiş Milletler sistemi ve BM Şartı’nın kâğıt üzerinde kaldığını savunan Vučić, küçük ülkelerin bu gerçeği görerek hareket etmek zorunda olduğunu belirtti. “Dünyada eski düzen yıkılıyor. Artık kurallar işlemiyor, uluslararası kamu hukuku fiilen yok. Birleşmiş Milletler düzeni sadece kâğıt üzerinde var,” diyen Vučić, Venezuela’daki son gelişmelerin bunu açıkça ortaya koyduğunu söyledi. Vučić açıklamasında, “Bugün dünyada tek bir ilke hâkim: Güçlünün hakkı. Kim daha güçlüyse, o baskı kuruyor. […]

-

İSVİÇRE’DEKİ YANGINDA HAYATINI KAYBEDEN SIRBİSTAN VATANDAŞI STEFAN İVANOVİÇ’İN CANSIZ BEDENİNE ULAŞILDI

İsviçre’deki yangında hayatını kaybeden Sırbistan vatandaşı Stefan Ivanović’in cansız bedenine ulaşıldı. İsviçre’nin Crans-Montana kentinde yılbaşı gecesi Constellation adlı barda çıkan yangında 40 kişi yaşamını yitirirken, 119 kişi de yaralandı. İsviçreli yetkililer kimlik tespit çalışmalarını sürdürürken, Sırbistan vatandaşı bir kişinin de hayatını kaybettiği doğrulandı. İsviçre polisi, bugün yaptığı açıklamada, faciayla ilgili şu ana kadar 16 kurbanın kimliğinin tespit edildiğini duyurdu. Kimliği belirlenenler arasında 14, 15 ve 18 yaşlarında dört İsviçreli kız ile 16 ila 31 yaşları arasında altı İsviçreli erkek bulunuyor. Yangında hayatını kaybedenler arasında, barda güvenlik görevlisi olarak çalışan ve İsviçre ile Sırbistan çifte vatandaşı olan 31 yaşındaki Stefan Ivanović’in de olduğu açıklandı. Ayrıca iki 16 yaşındaki İtalyan, İtalya ve Birleşik Arap Emirlikleri vatandaşı 16 yaşındaki bir genç, İtalyan golf […]

-

MADURO BALKANLARDA VUÇİÇ VE DODİK’İN YAKIN DOSTUYDU

Dünya, ABD’nin Venezuela’da düzenlediği ve Amerikan ordusunun sabaha karşı ülkenin Devlet Başkanı Nicolas Maduro ile eşini gözaltına aldığı son askerî operasyonu konuşurken, Maduro’nun “yakın dostları” Milorad Dodik ve Aleksandar Vuçiç’in dikkat çekici bir sessizliğe bürünmesi dikkat çekti. Çok da uzak olmayan bir geçmişte Vuçiç, Maduro’yu “Sırbistan’ın büyük bir dostu” olarak nitelendiriyor, hatta hükümeti Ana Brnabiç’i Karakas’taki yemin törenine gönderiyor; burada karşılıklı övgüler ve “iş birliği ile dayanışma köprüleri kurma” mesajları veriliyordu. Trump’a destek verdiğini sık sık dile getiren Dodik ise, yıllar boyunca küreselleşme karşıtı Maduro ile olan dostluğunu vurgulamış, aynı zamanda Vladimir Putin’in de müttefiki olan Maduro ile verdiği fotoğrafları siyasi propagandasında kullanmıştı. Bu buluşmalardan kalan görüntüler hâlâ SNSD’nin sayfalarında yer alarak geçmişteki siyasi manevraları hatırlatıyor. Ne var ki Trump’ın […]

-

BULGARİSTAN EUROYA GEÇTİ: İLK GÜNLER SAKİN, GEÇİŞ SORUNSUZ İLERLEDİ

Bulgaristan’da euroya geçişin ilk günleri sakin geçti; bankalar, mağazalar ve vatandaşlar sürece sorunsuz uyum sağlarken, hem euro hem de leva hâlâ birlikte kullanılıyor. Büyük perakendecilerin çoğu 2 Ocak itibarıyla yeniden açıldı; yılbaşı gününde alışveriş ise büyük ölçüde küçük, yerel mağazalarla sınırlı kaldı. Bulgaristan’ın Euro Bölgesi’ne katılmasının üzerinden henüz bir gün geçmişken, geçiş süreci genel olarak düzenli ilerliyor. Bankalar çevrimiçi ve mobil hizmetlerin çoğunu yeniden devreye aldı, birçok ATM ise çoktan euro banknotları vermeye başladı. Geçiş döneminde hem euro hem de leva dolaşımda bulunuyor. Mağazalarda para üstünün euro olarak verilmesi bekleniyor ancak gerektiğinde leva da kullanılabiliyor. Bu durum, ellerinde kalan bozuk paraların “hatıra parası”na dönüşeceği yönünde esprilere konu oldu. Alışveriş yapanların çoğu ödemelerini hâlâ leva ile yapmayı tercih ediyor. Kasa sistemleri […]

-

KUZEY MAKEDONYA’DA 200 HASTA ORGAN NAKLİ BEKLİYOR

Kuzey Makedonya’da yaklaşık 200 hasta organ nakli bekliyor. Bekleme listesindeki hastaların 165’i böbrek, yaklaşık 30’u kalp, diğerleri ise karaciğer veya kemik nakli için sırada. Ülkede yaklaşık 1.600 diyaliz hastası bulunuyor ve büyük çoğunluğu, yaşamını yitirmiş donörlerden yapılacak nakli yıllardır bekliyor. 2025 yılında yalnızca üç donör ailesi organ bağışına onay verdi. Bu bağışlarla 2 karaciğer, 6 böbrek, 10 kemik ve 3 kas-iskelet dokusu nakli gerçekleştirildi. Aynı yıl 5 canlı donörden böbrek nakli yapıldı ve ilk kez kornea nakli programı başlatıldı. Uzmanlar, ülkede “varsayılan rıza” sistemi bulunmasına rağmen, beyin ölümü sonrası son kararın ailelere ait olması nedeniyle çok sayıda bağışın gerçekleşmediğine dikkat çekiyor. Bu durumun hem hastaları hem de sağlık çalışanlarını zorladığı belirtiliyor. Nakil bekleyen hastalar, diyalizin fiziksel ve psikolojik olarak yıpratıcı […]

-

KARADAĞ’DA CASUSLARIN HEDEFİ OLAN RUS: “MOSKOVA’NIN ÇOK UZUN KOLLARI VAR”

Rus vatandaşı Kiril Kaçur, Karadağ’da hedef alındığı casusluk operasyonunu “Moskova’nın çok uzun kolları var” sözleriyle özetledi. Eski bir Rus soruşturma görevlisi ve hukukçu olan Kaçur, 2021’de Rusya’dan ayrılarak Karadağ’a yerleşti. İngiltere’de görülen davada, altı Bulgar vatandaşı, Rusya adına Avrupa genelinde casusluk yaptıkları gerekçesiyle 50 yılı aşkın hapis cezasına çarptırıldı. İngiliz savcılığına göre bu kişiler, 2020–2023 arasında Rus makamlarının ilgilendiği kişi ve mekânlar hakkında bilgi topladı. Operasyonların Karadağ ayağında Kaçur da hedef alındı. Mahkeme kayıtlarına göre, Rus istihbaratıyla bağlantılı Jan Marsalek aracılığıyla Kaçur’un kaçırılması dahi planlandı. Grup üyelerine Kaçur’un yakalanması için yarım milyon avrodan fazla ödül vaat edildi. Karadağ’da villa kiralama, dronlarla izleme ve sahadaki Rus ajanlarla doğrudan temas gibi yöntemler kullanıldı. Casusluk ağının diğer hedefleri arasında, Rusya’yı eleştiren çalışmalarıyla bilinen […]

-

SIRBİSTAN’DA 2025 YILI BOYUNCA 10 BİNDEN AZ GÖÇMEN KAYDA ALINDI

Sırbistan’da 2025 yılı boyunca 10 binden az göçmen kayda alındı. Sırbistan Mülteciler ve Göçmenler Komiserliği, 2 Ocak’ta yaptığı açıklamada, 2025 yılında ülkede 9.567 göçmenin kayıt altına alındığını duyurdu. Açıklamada, “Komiserlik, 2026 yılına da olası tüm zorluklara hazır bir şekilde giriyor” denildi. Sırbistan üzerinden geçen göçmenlerin büyük bölümü Afganistan, Mısır, Fas, Türkiye ve Suriye kökenli. Ülkede şu anda altı kabul ve iltica merkezi aktif durumda ve bu merkezlerde 235 kişi barınıyor. Son verilere göre, 2025 yılında Sırbistan’da kaydedilen göçmen sayısı, bir önceki yıla kıyasla yaklaşık yüzde 50 azaldı. Komiserlik, “Sırbistan’daki göç durumu istikrarlı. Tüm yetkili kurumlar, göç hareketlerini sorumlu bir şekilde izlemek ve etkin biçimde yönetmek için sürekli iş birliği içinde çalışıyor” açıklamasında bulundu. Resmî bilgilere göre, 2015’te başlayan küresel göç […]

-

İSVİÇRE’NİN CRAN MONTANA KENTİNDE ÇIKAN YANGINDA SIRBİSTAN VATANDAŞI DÖRT KİŞİ YARALANDI

İsviçre’nin Kran-Montana kentinde çıkan yangında Sırbistan vatandaşı dört kişi yaralandı. Bu bilgi, 2 Ocak’ta Valais (Vale) Kantonu bölgesel yetkilileri tarafından açıklandı ve Sırbistan Radyo Televizyonu (RTS) tarafından aktarıldı. Yerel polis komutanı Frédéric Gisler, yaralanan 119 kişi arasında 71 İsviçre, 14 Fransa, 11 İtalya vatandaşı ile Bosna-Hersek, Belçika, Lüksemburg, Portekiz ve Polonya’dan birer kişi bulunduğunu söyledi. Bölgesel yetkililer, 113 yaralının kimliğinin tespit edildiğini, kalan altı kişi için ise resmi kimlik tespit çalışmalarının sürdüğünü bildirdi. Gisler, 14 yaralının vatandaşlığının hâlâ bilinmediğini ve hayatını kaybedenlerin kimliklerinin belirlenmesinin öncelik olduğunu belirtti. Sırbistan’ın İsviçre Büyükelçisi Ivan Trifunović, cuma günü Beta haber ajansına yaptığı açıklamada, Sırbistan Büyükelçiliği’nin Kran-Montana’daki yangında Sırbistan vatandaşlarının öldüğü ya da yaralandığına dair henüz resmî bir teyit almadığını, ancak bir Sırp vatandaşının ailesinin […]

-

ULUSLARARASI TOPLUMUN 2026’DA BOSNA HERSEK ÖNCELİKLERİ NE OLACAK?

Analistlere göre 2026 yılında Bosna-Hersek’e yönelik uluslararası yaklaşımda köklü bir değişim beklenmiyor. Avrupa Birliği, ülkeyi Avrupa entegrasyonu sürecinde tutmaya devam edecek; ABD ise Avrupa genelinde olduğu gibi Bosna-Hersek’te de görece bir siyasi mesafe koyacak. AB, 2025 boyunca Saraybosna’ya üst düzey ziyaretlerini artırdı. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas ve Genişlemeden Sorumlu Komiser Marta Kos, Bosna-Hersek’ten özellikle başmüzakerecinin atanmasını ve yargı alanındaki temel reform yasalarının kabul edilmesini talep etti. Bu adımlar, üyelik müzakerelerinin resmen açılması için şart görülüyor. Uzmanlara göre sorun, uluslararası toplumdan çok Bosna-Hersekli siyasi aktörlerin isteksizliği. İngiliz analist Marika Djolai, AB desteğinin süreceğini ancak yerel siyasi irade olmadan sonuç alınamayacağını vurguluyor. ABD cephesinde ise öncelikler değişiyor. Aralık ayında açıklanan ABD Ulusal […]

-