KOSOVA’DAKİ TARTIŞMALI İSRAİL YANLISI BELGESEL TEPKİLERE NEDEN OLDU

Priştine’de son dönemde yayımlanan ve 7 Ekim 2023’te İsrail’de yaşanan gelişmeleri İsrail perspektifinden anlatan “Unutulmayan Acı” adlı belgesel, kamuoyundan yoğun eleştiri aldı. Sosyal medyada birçok vatandaş, dini ve kamu kişilikleri belgeseli seçici ve gerçekleri yansıtmayan bir yapım olarak nitelendirdi; özellikle Gazze’de İsrail ordusunun gerçekleştirdiği katliam ve soykırımı görmezden kaldığı vurgulandı. Hoca Hysamedin Abazi, Facebook paylaşımında belgeseli şu sözlerle eleştirdi: “Baştan sona izledim, duygusuz ve herhangi bir animasyon olmadan söylüyorum ki, bu ‘belgesel’ ve bu akşamki organizasyonunuz tarafsızlıkla hiçbir ilgisi yok! Eminim bu gece izleyen herkes fark etmiştir; siz bu akşam İsrail hükümetinin SESİ oldunuz, başka bir şey değil.” Belgesel öncesinde de aktör Dardan Gashi tepki göstermişti: “Bu gazetecilik değil, haber değil ve profesyonel bir çalışma da değil. Bu, belgesel kılıfına […]

-

ARNAVUTLUK’TA ANA MUHALEFET HÜKÜMET KARŞITI PROTESTOLARINI SÜRDÜRÜYOR

Arnavutluk’ta ana muhalefet partisi Demokrat Parti (PD), hükümet karşıtı protestolarına devam ederken, bugün başkent Tiran’da yeni bir gösteri düzenlendi. PD tarafından organize edilen ve diğer muhalefet partilerinin de destek verdiği “Foltore” protestosu, Arnavutluk Başbakanlığı binası önünde, “Dëshmorët e Kombit” Bulvarı’nda gerçekleştirildi. Protestoda konuşan Demokrat Parti milletvekili Belind Këlliçi, eylemlerinin bir onur meselesi olduğunu ve çocukların geleceğine karşı bir sorumluluk taşıdığını vurguladı. Këlliçi, “Bizi Arnavutların partisi olarak yok etmeyi amaçlayan stratejiye direndik. Bugün artık bizi hiçbir şey durduramaz; aksine tüm Arnavutlar için bir alternatif olarak daha da güçlendik,” dedi. Gösteri nedeniyle bölgede ek polis güçleri görevlendirilirken, bazı ana yollar trafiğe kapatıldı. Protesto boyunca herhangi bir olay ya da gerginlik yaşanmadı. Son aylarda Demokrat Parti ve diğer muhalefet partileri, Başbakan Edi Rama […]

-

BALKANLAR’DA KAMYON BLOKAJI İKİNCİ GÜNÜNDE SÜRÜYOR

Ülkedeki sınır kapılarında yük taşımacılığına yönelik kamyon blokajı bugün de devam ediyor. Eylem, Makedonya’daki taşımacılar ile Batı Balkan ülkelerinden meslektaşlarının, Şengen Bölgesi’nde 90/180 gün kuralına uygun elektronik giriş-çıkış kayıt sistemi (EES) nedeniyle yaşanan sorunlara çözüm talebiyle başlattığı ortak protestonun bir parçası olarak sürdürülüyor. Şengen’e açılan sınır kapılarında yük taşımacılığı durma noktasına gelirken, en az yedi gün sürmesi beklenen protestoya rağmen yolcu trafiği kesintisiz şekilde işlemeye devam ediyor. Kuzey Makedonya’daki kamyon taşımacıları ile Sırbistan, Karadağ ve Bosna-Hersek’ten meslektaşları, EES sisteminin kendilerini AB üyesi ülkelerin taşımacılarına kıyasla ayrımcı bir konuma düşürdüğünü savunuyor. Taşımacılar, kendilerine özel bir statü tanınmasını ve turist olarak değil profesyonel sürücüler olarak değerlendirilmesini talep ediyor. ‘Makam-trans’ Taşımacılar Derneği temsilcisi Biljana Muratovska, protestonun ilk gününde yaptığı açıklamada, “Mesele kendi ekonomik […]

-

EDİ RAMA İSRAİL’DE: ”BEN KATOLİĞİM, EŞİM MÜSLÜMAN, İKİ BÜYÜK ÇOCUĞUM ORTODOKS, EN KÜÇÜĞÜM İSE BİR GÜN YAHUDİ OLABİLİR”

Yunan medyasının Kudüs’e gerçekleştirdiği resmi ziyarete geniş yer vermesinin ardından, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama’nın sözleri dikkat çekti. Arnavutlar arasında dini uyumun yaygın olduğu bilinirken, Rama bu uyumu kendi ailesi üzerinden örneklendirdi. Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, İsrail Parlamentosu Knesset’te yaptığı konuşmada, İsrailli mevkidaşı Benjamin Netanyahu’nun yanında şu ifadeleri kullandı: “Avrupa’da tarihsel olarak bu kadar temiz bir sicile sahip olduğunu iddia edebilecek başka hiçbir ülke yoktur — Nazilere teslim edilen tek bir Yahudi bile olmamıştır.” Başbakan Rama, Pazartesi günü (26.01.2026) Kudüs’te Knesset’te bir konuşma yaptı ve Benjamin Netanyahu’yu övgüyle andı: “Yanında dururken dizlerimin titrediğini söyleyebilirim.” Rama, Netanyahu’yu dünyadaki en iyi beş konuşmacıdan biri olarak nitelendirdi. Konuşmasında iki ülke arasındaki tarihi ilişkilere vurgu yapan Rama, Nazi döneminde Arnavutluk’un binlerce Yahudi için bir “sığınak” […]

-

BOSNA HERSEK’TE TARTIŞMAYA SEBEBİYET VEREN OLAY: TREBİNJE’DE ÜÇ TÜRK KADIN ORTODOKS OLDU

Trebinje’de Vaftiz Olayı: İnanç Özgürlüğü mü, Sessiz Bir Misyonerlik Operasyonu mu? Türkçe haber analiz: M.Tevfik Yücesoy Bosna-Hersek kamuoyunda yankı uyandıran dikkat çekici bir olay, 25 Ocak 2026 tarihinde Trebinje’de yaşandı. İstanbul’dan gelen bir anne ve iki kızı, Trebinje’deki Hrupjela semtinde bulunan ‘Başmelekler’ Ortodoks Kilisesi’nde vaftiz olarak Ortodoks Hristiyanlığı kabul etti. ATV’nin aktardığı bilgilere göre, Türkiye kökenli üç kadın, vaftiz töreniyle birlikte isimlerine İncil kökenli Ortodoks isimler ekledi. Buna göre yeni isimleri şu şekilde oldu: • Ana Merve Derya • Mariya Ayşe Nulia • Jelisaveta Reyhan Kadınların daha önce Hristiyan literatürü okudukları ve bu süreçte Ortodoks inancına ilgi duydukları belirtildi. Aile, Trebinje’ye ilk olarak geçen yıl babanın iş bağlantıları nedeniyle gelmiş, bu yıl ise şehri sevdikleri için turistik amaçla tekrar ziyaret […]

-

KOSOVA’DA SEÇİM SKANDALI: “BİLİNEN SIR” ORTAYA ÇIKTIĞINDA

Bayram POMAK 28 Aralık’ta gerçekleştirilen genel seçimlerin ardından Merkez Seçim Komisyonu’nun (MSK) aldığı oyların yeniden sayılması kararı, Kosova’da seçim süreçlerine dair uzun süredir konuşulan ancak somut biçimde ispatlanamayan bir gerçeği gün yüzüne çıkarmıştır: seçimlerde oy hırsızlığı iddiası. Bu kez mesele yalnızca bir iddia düzeyinde kalmamış; ortaya çıkan bulgular, adeta suçüstü yakalanmış bir organizasyonu işaret eder nitelikte olmuştur. Dahası, hiç kimse bu hırsızlığın bu denli kapsamlı ve sistematik bir boyuta ulaşabileceğini öngörememiştir. Bir aday lehine binlerce oyun kaydırıldığına dair farkların ortaya çıkması, olayın bireysel değil, organize biçimde planlanmış bir yapı tarafından yürütüldüğünü göstermektedir. Aslında bu skandalın kamuoyunu şaşırtmaması gerekir. Zira seçimlerde usulsüzlük yapıldığına dair şüpheler, yıllardır toplumun farklı kesimleri tarafından dile getirilen, adeta “bilinen ama üstü örtülen bir sır” haline gelmiştir. […]

-

SIRBİSTAN’DA DERS SÜRELERİNİN 45 DAKİKADAN 30 DAKİKAYA DÜŞÜRÜLMESİ GÜNDEMDE

Sırbistan Eğitim Bakanı Dejan Vuk Stanković, bakanlığının okul ders saatlerinin 45 dakikadan 30 dakikaya indirilmesini değerlendirdiğini açıkladı. Bunun gerekçesi olarak çocukların 45 dakika boyunca odaklanamamasını gösteren Stanković, Sırbistan Radyo Televizyonu’na yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bunu açık ve net şekilde düşünüyoruz. Bunun psikolojik bir gerekçesi var — yeni teknolojilerin etkisiyle ‘dağınık dikkat’ diye bir olgu ortaya çıktı. İnsanlar tek bir konuya odaklanmak yerine kolayca başka içeriklere geçiyor. Bu durum çocuklarda, olgun bireylerin maksimum dikkat süresi olan 45 dakika boyunca odaklanamama sonucunu doğuruyor.” Ders sürelerinin kısaltılmasının kolay bir süreç olmadığını vurgulayan Stanković, bu konuda bir tartışma başlatıldığını belirtti. “Artı ve eksi yönleri dinliyoruz. Ardından ders programlarının yeniden düzenlenmesi, öğretmen kadrosunun planlanması ve belki de yeni personel alımı gibi kurumsal adımlar gelecek. Hayata […]

-

İSVEÇ’TE SKANDAL OLAY: OTİZMLİ 4 YAŞINDAKİ RAİF, MALMÖ’DE DOĞMUŞ OLMASINA RAĞMEN BOSNA HERSEK’E SINIR DIŞI EDİLİYOR

İsveç medyası, Malmö’de doğup tüm hayatını burada geçiren dört yaşındaki Raif’in Bosna-Hersek’e sınır dışı edilmesine ilişkin neredeyse inanılmaz bir hikâyeyi gündeme taşıdı. Otizmli küçük Raif, giriş izni alana kadar annesinden ve kardeşlerinden ayrılmak zorunda kalacak. Raif dört yaşında, Malmö’de yaşıyor. Otizmi ve konuşma bozukluğu var. Henüz konuşamıyor ve hâlâ bez kullanıyor. Şimdi ise İsveç’teki annesini ve kardeşlerini aylarca geride bırakıp geri dönüş izni başvurusunda bulunmak zorunda. Kasım ayında Raif ve babası Haris Terzić Göçmenlik Dairesi’ne çağrıldıklarında, Haris aldığı habere hazırlıklı değildi: Raif’in son başvurusu reddedilmiş ve ülkeden çıkarılmasına karar verilmişti. “Anlamadım. Dört yaşındaki bir çocuğu ailesinden ayırarak nasıl sınır dışı edebilirsiniz? Onu nereye bırakacaksınız?” diyor Haris Terzić. Raif 2021 yılında İsveç’te doğmasına rağmen vatandaşlık alamadı. Aile Malmö’de yaşıyor, anne ve […]

-

DODİK, KUDÜS’TEN SARAYBOSNA HAGGADASI’NIN ”İSRAİL’E İADE EDİLMESİNİ” İSTEDİ

SNSD Başkanı Milorad Dodik, İsrail’e gerçekleştirdiği ziyaret kapsamında Kudüs’te bulunuyor. Dodik, Sırp Cumhuriyeti entitesinin geçici başkanı Ana Trišić-Babić ile birlikte İsrailli yetkililerle bir dizi resmi görüşme planladı. Dodik, X hesabından yaptığı paylaşımda, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile gerçekleştireceği görüşmede, Yahudi kültürel mirasının siyasi amaçlarla istismar edildiğini öne sürdüğü Saraybosna Haggadası’nın İsrail’e “geri verilmesini” önereceğini yazdı. “Haggada siyasi hesaplaşmaların aracı olmamalı. O, zulümden sağ çıkmış bir halkın tarihinin ve kültürünün tanığıdır,” diyen Dodik, Haggada’nın İsrail’e karşı sembolik bir araç olarak kullanılmasının Yahudiler için taşıdığı anlamı bilenleri derinden incittiğini savundu. Dodik ayrıca, bu halk için büyük değere sahip bir eserin replikasının Gazze’ye finans sağlamak amacıyla kullanılmasının “Yahudi halkına yönelik hoşgörüsüzlüğün zirvesi” olduğunu iddia etti. Saraybosna Haggadası hiç İsrail’de olmadı Ancak bu konuda […]

-

HIRVAT GAZETECİ, VUÇİÇ’İ ”SARAJEVO SAFARİ” DAVASINDA SUÇLADIĞINI ÖNE SÜRDÜĞÜ BELGELERİ YAYIMLADI

Ünlü Hırvat araştırmacı gazeteci Domagoj Margetić, 1990’lı yıllarda savaş altındaki Saraybosna’da Aleksandar Vučić’in rolünü ortaya koyduğunu iddia ettiği belgelere sahip olduğunu açıkladı. Margetić’e göre, Kasım 1993’te Novi Saraybosna Çetnik Birliği Komutanı Slavko Aleksić tarafından yazılıp imzalanan bir belge, Vučić’in savaş dönemindeki Saraybosna’da “insan safarileri” olarak adlandırılan faaliyetlere katılımını gözler önüne seriyor. Belgede Aleksić, R.R. adlı İtalyan bir misafirin birliğe o dönemki 20 bin Alman markı bağışladığını, bu bağışın Aleksić’e birlik gönüllüsü Aleksandar Vučić tarafından teslim edildiğini bildiriyor. Margetić şu ifadeleri kullandı: “Bir İtalyan’ın savaş sırasında Saraybosna’daki Yahudi Mezarlığı’na gelmesinin ve birlik gönüllülerine bu kadar büyük bir para ‘bağışlamasının’ sebebi ne olabilir? Bunun açıkça hizmet bedeli olduğu ortada. Aleksić de belgede bunu doğruluyor; yabancı misafirlere lojistik destek sağlayan birlik gönüllülerinin bu […]

-