Sırbistan, 3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü, gazeteci dernekleri ve uluslararası kuruluşların giderek sertleşen eleştirileriyle karşılıyor. Bu kuruluşlar, medya ve gazeteciler üzerindeki baskı, saldırı ve baskıcı uygulamalara dikkat çekerken, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) son raporunda ülkenin “zor durumdaki” ülkeler kategorisine düştüğünü belirtti.
RSF, 180 ülke ve bölgenin yer aldığı sıralamada son 25 yılın ortalama puanının hiç bu kadar düşük olmadığını vurgularken, bölge ülkeleri arasında Sırbistan’ın en kötü sırada yer aldığını ve 104. sıraya gerileyerek bir önceki rapora göre sekiz basamak düştüğünü açıkladı.
Gazeteciler hedefte
2023’ten bu yana devam eden hükümet karşıtı protestolarda, özellikle 2025 yılında gazeteciler sık sık iktidar çevreleri ve destekçileri tarafından hedef alındı. Ayrıca polis müdahaleleri sırasında ya doğrudan saldırıya uğradıkları ya da çoğu zaman yeterli koruma sağlanmadığı ifade edildi.
“Teröristler”, “çete”, “faşistler”…
Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vučić de söylemleriyle bu atmosferi sertleştirdi. Vučić, Nova S ve N1 televizyonlarının yayınlarını “düpedüz terörizm” olarak nitelendirdi. Sık sık “taykun medyası” ifadesini kullanan Vučić, bu kapsamda genellikle N1, Nova S, Danas gazetesi ve Radar haftalık dergisi gibi hükümet eleştirisi yapan medya kuruluşlarını hedef aldı.
Cumhurbaşkanına yakın medya organları, özellikle bazı tabloidler ve televizyon kanalları, bu söylemi benimseyerek eleştirel medya için “teröristler”, “çete”, “faşistler”, “ustaşalar” ve “blokajcı medya” gibi ifadeler kullandı. Bu söylem, öğrencilerin öncülük ettiği hükümet karşıtı protestoları takip eden yayınlara bir gönderme olarak değerlendiriliyor.
Tehditler ve saldırılar artıyor
Yetkililerin bu dili, sahada gazetecilere yönelik doğrudan saldırılara da yansıyor. Gazeteciler, kameramanlar ve yerel medya çalışanları sık sık şiddet ve tehditlere maruz kaldıklarını bildiriyor. Medya kuruluşları ve gazeteci dernekleri, bu durumu bağımsız medyaya yönelik sistematik bir baskı ve eleştirel sesleri susturma girişimi olarak değerlendiriyor.
ANEM tarafından yayımlanan ocak ayı izleme raporunda, gazetecilere yönelik onlarca saldırı kaydedildi. Bunlar arasında sosyal medyada tehdit mesajları, doğrudan ölüm tehditleri, fiziksel saldırılar ve sahada yaralanmalar yer aldı.
Raporda ayrıca, bazı medya kuruluşları ve gazetecilere karşı açılan çok sayıda SLAPP davasına dikkat çekilirken, gazetecilerin yaptığı suç duyurularının ya sonuçsuz kaldığı ya da uzun süre sürüncemede bırakıldığı belirtildi.
Bölgenin en kötü sıralaması
Sırbistan İçişleri Bakanlığı, Nisan ayı sonunda yaptığı açıklamada, 2025 yılı boyunca görev başındaki gazetecilere yönelik 63 saldırının kaydedildiğini, bunların 30’unun fiziksel, 33’ünün ise sözlü saldırı olduğunu bildirdi.
RSF raporuna göre Sırbistan, bölgedeki en kötü basın özgürlüğü performansına sahip ülke konumunda. 104. sıradaki Sırbistan’ın önünde; Slovenya (36), Karadağ (41), Kuzey Makedonya (45), Hırvatistan (53), Arnavutluk (83) ve Bosna-Hersek (90) yer alıyor.
RSF, ayrıca Arnavutluk, Bosna-Hersek ve Sırbistan’ın Avrupa Birliği’ne katılma hedefi olan ülkeler olmasına rağmen, gazeteciliğe karşı “düşmanca bir tutum” sergilediklerini ifade etti.
“Otoriterliğin yayılması kaçınılmaz değil”
Raporda, mevcut koruma mekanizmalarının yetersiz olduğu, uluslararası hukukun zayıflatıldığı ve cezasızlığın yaygın olduğu vurgulandı. RSF Editoryal Direktörü Anne Bocandé, “Daha güçlü güvencelere ve ciddi yaptırımlara ihtiyacımız var. Top artık demokrasilerin ve vatandaşların sahasında. Medyayı susturmak isteyenlere karşı durmak onların elinde. Otoriterliğin yayılması kaçınılmaz değil,” değerlendirmesinde bulundu./BALKAN POSTASI