KOSOVA’DA REÇAK KATLİAMI TANIĞI: “O GÜNÜ UNUTMAK MÜMKÜN DEĞİL”

Kosova’nın Ştimle Belediyesi’ne yaklaşık bir buçuk kilometre uzaklıktaki Reçak köyünde, ince bir kar tabakası evleri, avluları ve yolları örtse de, 15 Ocak 1999’da yaşanan katliamın acı hatıraları her yıl yeniden canlanıyor.

Reçak Katliamı’nın tanıklarından biri olan Albert Imeri, o dönemde sadece 16 yaşındaydı. Gözleriyle gördüğü cansız bedenler, daha sonra yabancı basın aracılığıyla tüm dünyaya yayıldı ve uluslararası kamuoyunun tepkisini tetikledi.

Imeri, Anadolu Ajansı’na verdiği demeçte, katliam günü önce kadınlar ve çocuklarla birlikte bir evde tutulduğunu, ancak fiziksel olarak daha büyük göründüğü için Sırp askerleri ve polisleri tarafından erkeklerin arasına katılmaya zorlandığını anlattı. Erkeklerin avluya çıkarılarak darbedildiğini gören Imeri, kısa bir anda kaçmayı başararak tekrar kadın ve çocukların bulunduğu yere döndü. Bu kaçış, onun hayatta kalmasını sağladı.

“Bizi kadınlardan ayırdılar. Erkekleri dışarı çıkarıp sopalarla ve dipçiklerle dövüyorlardı. Polis beni de dışarı çıkarmak istedi ama birkaç saniye içinde tekrar içeri kaçtım ve beni fark etmediler,” diyen Imeri, bu sayede daha sonra yaşanacaklara tanıklık edebildiğini söyledi.

16 Ocak sabahı, Imeri ve köylüler, Bebuş Tepesi olarak bilinen bölgede öldürülen köylülerin cansız bedenlerini gördü. O gün yaklaşık 45 sivil Arnavut’un katledildiğini belirten Imeri, kurbanların camiye taşınmasına da yardım ettiğini ifade etti.

“Cesetleri köy camisinde topladık. Başka koyacak yerimiz yoktu. Toplamda yaklaşık 45 masum insan katledilmişti,” dedi.

Katliamdan bir gün sonra, dönemin Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Kosova Misyonu Başkanı Büyükelçi William Walker, Reçak’ı ziyaret etti. Walker, gördüğü manzara karşısında dehşete kapılarak, “Gördüklerim açıkça bir katliam ve insanlığa karşı suçtur. Bu, hayatımda gördüğüm en acı olaydır,” açıklamasını yaptı.

Reçak Katliamı, uluslararası toplumun Kosova’daki gelişmelere bakışını kökten değiştirdi. Diplomatik girişimlerin başarısız olmasının ardından NATO, 24 Mart 1999’da Sırbistan’a yönelik 78 gün süren hava harekâtını başlattı.

Kosova Özel Savcılığı, 30 Aralık 2025’te Reçak Katliamı’yla bağlantılı olarak 21 şüpheli hakkında ilk kez gıyabında yargılama talebiyle iddianame hazırladı. Ancak tanık Albert Imeri, adaletin tam anlamıyla yerini bulacağına dair umutlarının sınırlı olduğunu dile getiriyor.

Reçak’ta yaşananlar, üzerinden geçen 27 yıla rağmen Kosova halkının hafızasında derin bir yara olarak varlığını sürdürüyor.

En son haberler

KOSOVA’DA DÖRT TÜR DRONUN ÜRETİMİ DUYURULDU: GÜNDE 20 ADEDE KADAR ÜRETİLEBİLİYOR

SIRBİSTAN, GÜVENLİK DURUMUNUN KÖTÜLEŞMESİ NEDENİYLE VATANDAŞLARINI İRAN’DAN AYRILMAYA ÇAĞIRDI

ABD, 75 ÜLKE İÇİN GÖÇMEN VİZESİ İŞLEMLERİNİ DONDURUYOR: LİSTEDE BATI BALKANLAR’DAN BEŞ ÜLKE VAR