Köşe Yazıları

RUSYA’NIN KOSOVA’YA YÖNELİK DEZENFORMASYON SAVAŞI

Bayram POMAK Rusya’nın Kosova’ya yönelik dezenformasyon faaliyetlerinin temel hedeflerinden biri, ülkedeki etnik milliyetçilikleri körükleyerek toplumsal kutuplaşmayı artırmak ve etnik gerilimleri çatışma boyutuna taşımaktır. Bu bağlamda yürütülen propaganda yalnızca yalan haber üretimi ve dezenformasyonla sınırlı olmayıp, daha geniş ölçekli ve sistematik bir stratejik yönlendirme sürecinin parçası olarak ele alınmalıdır. Konunun kapsamlı biçimde analiz edilmesi; kullanılan araçların, aktörlerin ve hedeflenen sosyo-politik sonuçların derinlemesine araştırılmasını gerektirmektedir. Rusya bu propaganda faaliyetlerini çoğunlukla merkezleri Sırbistan’da bulunan veya Sırbistan üzerinden etkili biçimde faaliyet gösteren Telegram kanalları, Russia Today (RT) ve Sputnik gibi medya ağları üzerinden yürütmektedir. Bu ağlar aracılığıyla üretilen içeriklerin ana amacı, Kosova’yı uluslararası kamuoyu nezdinde “başarısız devlet” olarak göstermek ve özellikle Sırp azınlığın haklarının korunmasında Kosova kurumlarının yetersiz kaldığı algısını güçlendirmektir. Bu “başarısızlık” anlatısı, […]

-

KOSOVA’NIN MUHALEFET SORUNU

BAYRAM POMAK 2025 yılı, Kosova açısından birçok yönüyle “kayıp yıl” olarak kayda geçti. 9 Şubat’ta yapılan genel seçimlerin ardından hükümet kurma sürecinin tıkanması, yalnızca siyasi kurumları değil, devletin işleyişini ve toplumun geleceğe dair beklentilerini de olumsuz etkiledi. Meclis, hükümet kurma girişimleri kapsamında tam 60 kez toplandı; ancak hiçbir oturum somut bir sonuca ulaşamadı. Bu durumun mali boyutu kadar zaman kaybı yönü de ağırdır: Kosova, neredeyse bir yıl boyunca siyasi belirsizlik içinde yönetimsel kapasitesini önemli ölçüde kaybetti. Bu süreçte iktidar ile muhalefet arasında yoğun bir siyasal psikoloji ve söylem savaşı yaşandı. İktidar blokunun ana stratejisi, sürecin tıkanmasından muhalefeti sorumlu tutmak oldu. Muhalefet ise aynı şekilde iktidarın başarısızlığını öne çıkararak seçmeni ikna etmeye çalıştı. Ancak zaman içinde ortaya çıkan tablo, muhalefetin değil […]

-

HÜKÜMET KURULAMIYOR, KRİZ DERİNLEŞİYOR: KOSOVA’NIN ZOR YILI

Bayram POMAK Kosova, bu yılın başında 9 Şubat tarihinde genel seçimlerini gerçekleştirdi. Seçimlerden iktidar partisi Vetëvendosje (VV), yüzde 42 oy oranıyla birinci çıktı. Ancak bu sonuç, Vetëvendosje’nin tek başına hükümeti kurması için yeterli olmadı. Kosova Meclisi’nde hükümeti kurmak için gerekli olan 61 milletvekili sayısına ulaşılamazken, VV 48 sandalyede kaldı. Öte yandan Kosova’daki seçim sistemi, bir partinin tek başına iktidara gelmesine yapısal olarak çok fazla imkân tanımamaktadır. Bunun nadir istisnası, Vetëvendosje’nin bir önceki seçimlerde yüzde 51 oy alarak tek başına iktidara gelmiş olmasıdır. Dolayısıyla mevcut sistem, siyasal yapıyı neredeyse koalisyon hükümetlerine zorlamaktadır. Aslında Vetëvendosje, azınlık topluluklarına ayrılan 10 milletvekilliği ile diğer küçük partilerden birkaç milletvekilinin desteğini alarak hükümeti görece kolay bir şekilde kurabilecek konumdaydı. Ancak buna rağmen, beklenmedik bir biçimde siyasi […]

-

MİTROVİÇA’DA KÖPRÜNÜN DİĞER TARAFINDA KALAN ŞEYH KADRİ MİTROVİÇE Vİ KADİRİ TEKKESİNİN BAHÇESİNDEKİ TÜRBELER AÇIĞA ÇIKARTILDI

1999 Kosova savaşında Kosova’nın kuzeyindeki Mitroviça şehrinde Sırplar tarafından yakılan Şeyh Kadri Mitroviçevi Kadiri tekkesinde kazı çalışmaları yapılarak türbe ve mezar taşları ortaya çıkartıldı. Savaşta yakıldığından beri köprünün diğer tarafında kaldığı için kimsenin uğrayamadığı tekke arazisi zaman içerisinde bir çöplüğe dönüşmüştü. 1999 yılında Kosova’da yaşanan savaşta Kuzeydeki Mitroviça şehri ağır darbe almıştı. Şehrin sivil dokusunun yanında kültürel mirasta büyük zarar görmüştü. Zarar gören bu kültürel miras içerisinde tekkeler de vardı. Özellikle Kosova, Makedonya ve Bosna Hersek Kadiriliği için önemli olan Şeyh Kadri Efendi Tekkesi de savaş esnasında yakıldı. Savaştan sonra uzun yıllar köprünün diğer tarafında kaldığı için kimsenin ilgilenmediği ve bakımsız kalan bu önemli inanç merkezi zaman içerisinde çöp ve moloz yığınları içerisinde kaldı. 2019 senesinin temmuz ayında Araştırmacı-Yazar Mikail […]

-

ZENGİNLERİN EĞLENCESİ, MASUMLARIN ÖLÜMÜ: SARAJEVO SAFARİ GERÇEĞİ

Bayram POMAK Bosna Hersek’te 1992 yılında başlayan savaşla birlikte Saraybosna, Sırp saldırgan güçleri tarafından 5 Nisan 1992 tarihinden itibaren 29 Şubat 1996’ya kadar, yani toplam 1425 gün boyunca kuşatma altında kaldı. Bu süre boyunca şehir, Sırp saldırgan güçlerinin mevzilerinden sürekli olarak ağır bombalamalara ve keskin nişancı ateşine maruz bırakıldı. Kuşatma sırasında 11.500’den fazla sivil öldürüldü; bunların 1.600’den fazlası ise çocuktu. Kuşatmanın başlangıcından itibaren saldırgan güçler, şehri tamamen kontrol altına alabilmek için birkaç kritik noktadan bölmeye çalıştı. Ancak Bosna Hersek Cumhuriyeti Ordusu, polis ve örgütlü sivil direniş sayesinde Saraybosna’nın stratejik bölgeleri korunarak şehrin düşmesi engellendi. Her ne kadar aradan 30 yıl geçmiş olsa da bu kuşatmanın yaraları hâlâ kapanmış değil. 2022 yılında Sloven yönetmen Mirko Zupaniç tarafından hazırlanan “Sarajevo Safari” adlı […]

-

SIRBİSTAN’IN GÖLGESİ VE TÜRKİYE’NİN BALKANLARDAKİ ETKİSİ: KARADAĞ KRİZİ

Karadağ’da Türklere yönelik saldırılar, münferit bir olayın ötesinde Sırbistan etkisinin ve “Yeni Osmanlı” söyleminin körüklediği bir jeopolitik gerilime işaret ediyor. Bayram Pomak, bu krizin Balkan dengelerinde Türkiye’nin artan nüfuzuna karşı yürütülen organize bir kampanyanın parçası olup olmadığını sorguluyor. Sırbistan’ın gölgesi ve Türkiye’nin Balkanlardaki etkisi: Karadağ Krizi USKAM Analiz, No. 29 Geçtiğimiz 25 Ekim’i 26’sına bağlayan gece Karadağ’da meydana gelen adi bir olay, hem Karadağ–Türkiye ilişkilerini hem de tüm Balkanları karıştırdı. Balkanların küçük ve sakin ülkesi olan Karadağ, bir anda hem bölge hem de dünya medyasının odağı haline geldi. 25 Ekim gecesi, Karadağ’ın başkenti Podgorica’da 25 yaşındaki bir gencin Türk ve Azerbaycan uyruklu kişiler tarafından hafif şekilde yaralanmasıyla olayların fitili ateşlendi. Ancak daha sonra Türk vatandaşının olaylarla bağlantısı olmadığı anlaşıldı ve […]

-

SANDIK VAR, DEĞİŞİM YOK: 2025 YEREL SEÇİMLERİ ÜZERİNE

Bayram POMAK 2025 yılı, Kosova halkı için adeta bir “seçim yılı” oldu. Yılın başından bu yana vatandaşlar üç kez sandığa gitti. İlk olarak 9 Şubat’ta genel seçimler, ardından 12 Ekim’de yerel seçimler ve son olarak 9 Kasım’da yerel seçimlerin ikinci turu gerçekleştirildi. Yerel seçimler, olağan koşullar altında değil, adeta “olağanüstü” bir siyasi atmosferde yapıldı. Çünkü 9 Şubat’ta gerçekleşen genel seçimlerin ardından hükümet kurulamamış ve yerel seçimler, görevde bulunan geçici hükümetle yürütülmek zorunda kalınmıştı. Bu durum geniş kesimler tarafından eleştirilse de herhangi bir değişiklik yaşanmadı; hükümet yine kurulamadı. Muhalefet, iktidarı süreci yerel seçimlere kadar bilinçli şekilde ertelemekle suçladı. Hatta hükümetin kurulamamasının temelinde yaklaşan yerel seçimlerin olduğu yönündeki görüşler kamuoyunda güç kazandı. Ne var ki yerel seçimlerin ikinci turu tamamlanmasına rağmen hâlâ […]

-

“DİNİ ÜNİFORMA MI, İNANÇ SEMBOLÜ MÜ?” – KOSOVA’DA BAŞÖRTÜSÜ TARTIŞMASI YENİDEN ALEVLENDİ

Bayram POMAK Kosova’da başörtüsü meselesi zaman zaman gündeme gelmekte ve kamuoyunda tartışmalara neden olmaktadır. Konunun en son gündeme gelmesi geçen hafta yaşandı. Kosova Yüksek Mahkemesinin aldığı bir karar tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle dış basında ‘‘Kosova’da başörtüsü yasaklandı’’ şeklinde haberleştirildi. Konuyu daha iyi anlamak açısında buraya nasıl gelindi bunu arka planını anlamakta fayda var. Başörtüsü meselesi ilk olarak 2010 yılının Mayıs ayında Eğitim Bakanlığının ‘‘Orta öğretim Öğrencileri için iyi hal kuralları ve disiplin önlemlerine ilişkin’’ İdari Yönetmeliği ile gündeme gelmeye başladı. Çünkü bu yönergenin üçüncü maddesi 1.3 fıkrası ‘‘Dini üniforma giymek yasaktır’’ diyordu. Bu kararın alınmasından sonra Kosova’da İslami hassasiyeti olan insanlar başkent Priştine’de bu yönetmeliği protesto etmeye başladı. Dönemin Eğitim Bakanı yaptığı açıklamada ‘‘Yönetmelik, başörtüsü veya herhangi bir dini sembol […]

-

“KARADAĞ, SAVAŞ KIŞKIRTICI DİZELERİN YAZARINI ONURLANDIRIYOR”

Albinot Maloku Karadağ devleti, yalnızca başkalarını aşağılayan ve nefret söylemini körükleyen değil, aynı zamanda Lazar Hrebeljanoviç’in beden anatomisini Sırp mitinin çıkarlarına göre çarpıtan bir kişiyi “devlet onuruyla” ödüllendiriyor. Peki bu sembolik ve siyasi açıdan yüklü jestle bugün komşulara ve Karadağ vatandaşlarının kendisine nasıl bir mesaj verilmiş oluyor? Sırp metropoliti Amfilohije’nin ölümünden beş yıl sonra, Karadağ Cumhurbaşkanı Jakov Millatoviç onu en yüksek devlet nişanı ile onurlandırma kararı aldı. Kâğıt üzerinde bu, “manevi ve toplumsal katkının” hatırlanması olarak sunuluyor; ancak gerçekte Podgorica’nın siyasi ve ahlaki yönelimi hakkında ciddi sorular doğuruyor. Karadağ devleti, yalnızca başkalarına hakaret eden ve nefret yayan değil, aynı zamanda Lazar Hrebeljanoviç’in bedenini Sırp mitinin çıkarlarına göre yeniden şekillendiren birini ödüllendiriyorsa, bu, komşulara ve kendi yurttaşlarına nasıl bir mesaj veriyor? […]

-

KARADAĞ’DA TÜRKLERE YÖNELİK SALDIRILAR VE VİZE KARARI: OLAYLARIN ARKASINDAKİ GERİLİM

Bayram POMAK Geçtiğimiz hafta sonu, Balkanların küçük ülkesi Karadağ’da Türklere yönelik yapılan saldırılar gündeme bomba gibi düştü. Yapılan bu saldırılara kimse anlam veremedi. Aynı şekilde, Karadağ hükümetinin Türk vatandaşlarına yönelik vize uygulama kararını da herkes şaşkınlıkla karşıladı. Ancak bu durumu daha iyi anlayabilmek için son zamanlarda Karadağ’da yapılan tartışmalara bir göz atmak gerekiyor. Bu tartışmaları anladığımız takdirde, olayların neden ve nasıl geliştiğini daha kolay kavrayabilme imkânına sahip olacağız. Karadağ, Adriyatik Denizi’ne kıyısı olan 620 bin nüfuslu küçük bir ülke. Her ne kadar küçük bir ülke olsa da, stratejik konumu nedeniyle NATO ile Rusya’nın çekişme alanlarından biri hâline gelmiştir. 2017’de NATO üyesi olmadan önce, NATO’ya katılma yanlısı olan hükümete karşı bir darbe girişimi olmuş ve bu girişimin ardında Rusya’nın bulunduğu anlaşılmıştır. […]

-

TÜRKİYE KARŞITLIĞI HİSTERİSİ VE KOSOVA ORDUSU

Kosovalı siyasi analist Albinot Maloku Kosova’nın dün aldığı SkyDagger dronları için Sırbistan’ın tepkisi ve bazı Arnavutça yayınlarda yazılanlar hakkında bir metin kaleme aldı.  Sırp çevrelerinde Türkiye’ye karşı tutarlı bir kolektif sinir krizi yaşanıyor. Sırbistan Cumhurbaşkanı Vuçiç’in Türkiye’ye ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik bu patlaması, görünüşe göre tamamen normal bir haberden —Kosova’ya SkyDagger adlı gelişmiş hava savunma sisteminin ulaşmasından— kaynaklanıyor. Bu sistem, Kosova Güvenlik Güçlerinin kapasitesini daha da güçlendiriyor ve NATO standartlarında tam teşekküllü bir orduya dönüşme yolundaki durdurulamaz ilerleyişini destekliyor. Artık bu tür tepkiler şaşırtıcı değil. Ancak uzun zamandır dikkat çeken bir gerçek var: Kosova’yı güçlendiren her şeye karşı bu ilkel tepki sadece Sırbistan’a özgü değil. Ne yazık ki, aynı Türkiye karşıtı söylem, tuhaf bir biçimde Arnavutça dilinde de pazarlanmaya çalışılıyor; […]

-

KOSOVA YEREL SEÇİMLER: HEYECANSIZ KAMPANYALAR, BELİRSİZ SONUÇLAR

Bayram POMAK 2025 yılı Kosova için seçimler yılı oldu. Önce 9 Şubat’ta genel seçimler yapıldı, ardından 12 Ekim’de yerel seçimler gerçekleştirilecek. 13 Eylül’de başlayan seçim kampanyası 10 Ekim’de sona erecek ve bu pazar günü seçimler yapılacak. Bu, ülke tarihindeki sekizinci belediye meclisi ve altıncı belediye başkanlığı seçimi olacak. Toplamda 38 belediye başkanı ve belediye meclis üyeleri belirlenecek. Seçimlere 93 siyasi oluşum katılıyor: bunların 32’si siyasi parti, 32’si vatandaş inisiyatifi, 2’si koalisyon ve 27’si bağımsız aday. Toplam 5.626 belediye meclisi adayı ve 206 belediye başkan adayı yarışacak. Vatandaşlar ülke genelinde 948 merkezde ve 2.625 sandıkta oy kullanacak. Toplam 2.025.105 seçmen sandık başına gidecek. Kosova’da yerel seçimler en son Ekim 2021 tarihinde yapılmıştı. Genel olarak bakıldığında, 2025 yerel seçim kampanyalarının oldukça sönük […]

-

KURTİ’NİN STRATEJİSİ NE? KOSOVA’DA KRİZLER ZİNCİRİ DERİNLEŞİYOR

Bayram POMAK Kosova’da 9 Şubat’ta seçimlerin yapılmasının üzerinden altı ay geçmesine rağmen hâlâ Meclis kurulabilmiş değil. Bir taraftan elliden fazla oturum yapılması, diğer taraftan alınan kararların Anayasa Mahkemesi’ne taşınması süreci büyük ölçüde sürüncemede bıraktı. Seçimlerden birinci parti çıkan Vetëvendosje’nin, muhalefet partilerinin kabul etmediği Adalet Bakanı Albulena Haxhiu’yu inatla aday göstermesi süreci tıkadı. Muhalefet, Haxhiu gibi “bölücü” bir adaya destek vermeyeceklerini açıkladı. Vetëvendosje ise Haxhiu’nun en çok oy alan aday olduğunu, bu nedenle Meclis Başkanı seçilmesi gerektiğini savundu. Vetëvendosje sıralarından olan ve Meclis’in en yaşlı üyesi sıfatıyla oturumları yöneten Avni Dehari, başkan seçiminin kapalı oyla yapılması için öneri sundu. Ancak muhalefet, bu önerinin Anayasa’ya aykırı olduğunu belirterek kararı Anayasa Mahkemesi’ne taşıdı. Mahkeme, gizli oylamanın Anayasa’ya aykırı olduğunu ve bir adayın en […]

-

30 YILDA DEĞİŞMEYEN GERÇEK: SREBRENİCA’DAN GAZZE’YE İNSANLIĞIN YOK SAYILAN ÇIĞLIĞI

Bayram POMAK 1995’te Srebrenica’da yaşanan soykırımın oluşturduğu adalet boşluğu hâlâ dolmadı. Bugün Gazze’de sahnelenen yok etme siyaseti, cezasız kalmış bir suç geleneğinin devamı olarak okunuyor. Bayram Pomak bu yazıda, “Srebrenica’da ne oldu?” sorusuna cevap veriyor ve soykırımların tekrarını mümkün kılan uluslararası düzeni sorguluyor. 30 yılda değişmeyen gerçek: Srebrenica’dan Gazze’ye insanlığın yok sayılan çığlığı Bu yıl Srebrenica Soykırımı’nın 30’uncu yılını anıyoruz; ne var ki yaralar hâlâ taze. Geçen 30 yılın ardından bile, katliamda hayatını kaybeden 8372 Boşnak’tan yalnızca 6765’inin kimlikleri tespit edilip naaşları defnedilebildi. 1000’in üzerinde kurban hâlâ bulunmayı bekliyor. Birçok aile, yakınlarının kalıcı bir mezarı olsun ve bir Fatiha okuyabilsin diye sabırla cenazelerin DNA sonuçlarını beklerken; umutla bekledikleri günleri göremeden, evlatlarının kalıntılarına kavuşamadan hakkın rahmetine kavuşan anne, baba ve kardeşler […]

-

BALKANLARDA DENGE SİYASETİ: ARNAVUTLUK, KOSOVA VE SIRBİSTAN’IN İRAN – İSRAİL ÇATIŞMASINDAKİ KONUMLARI

Bayram POMAK Son haftalarda Orta Doğu’da yaşanan gerginliklerin etkisi Balkanlara da yansıdı. Her ne kadar İsrail ve İran, Balkanlara coğrafi olarak uzak ülkeler olsa da, bu iki devletin Balkan ülkeleriyle olan ilişkileri oldukça farklı düzeylerdedir. Aynı zamanda bu ilişkiler, küresel dengelerin bir yansıması olarak da değerlendirilebilir. İsrail ile İran arasında meydana gelen sıcak çatışma ortamında, Balkan ülkeleri üzerindeki etkide hem ABD ve Rusya gibi küresel güçlerin bu çatışmaya yönelik tutumları hem de Balkan ülkelerinin İsrail ve İran’la olan ikili ilişkileri belirleyici olmuştur. Kendini tamamen ABD’ye dayandıran Arnavutluk ve Kosova gibi ülkeler, bu süreçte İran karşıtı ve İsrail yanlısı net bir pozisyon almıştır. Sırbistan ise dış politikasında genel olarak benimsediği denge siyasetini sürdürmüştür. Arnavutluk ve İran Arasındaki Gerilim Arnavutluk ile İran […]

-